Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sünen-i İbn Mâce · 5. Bölüm
626 hadis, 21 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
30 hadis11 dk okuma
Sahih
Nubayt (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi hacca gitmiş ve : Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i devesi üzerinde hutbe okurken gördüm demiştir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ نُبَيْطٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ حَجَّ فَقَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَخْطُبُ عَلَى بَعِيرِهِ .
Daif
“... Müezzin Sa'd (radıyallahü anh)'den; Şöyle demiştir : (sallallahü aleyhi ve sellem), hutbede yer yer tekbir getirirdi. İki bayram hutbesinde çok tekbir getirirdi
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَعْدِ بْنِ عَمَّارِ بْنِ سَعْدٍ الْمُؤَذِّنِ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُكَبِّرُ بَيْنَ أَضْعَافِ الْخُطْبَةِ يُكْثِرُ التَّكْبِيرَ فِي خُطْبَةِ الْعِيدَيْنِ .
Sahih
Ebu Said-i el-Hudri (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram günü (musallaya) çıkardı cemaata iki rek'at bayram namazı kıldırıp selam verdikten sonra ayakta durup cemaata yüzünü döndürürdü. Cemaat da oturmuş vaziyette olurdu Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sadaka veriniz sadaka veriniz» buyururdu. En çok sadaka verenler kadınlardı. Bunlar küpelerini, yüzüklerini ve neleri varsa (verirlerdi.) Sonra Efendimiz savaş için asker göndermek istese veya başka bir iş varsa cemaata anlatırdı bir emri yoksa dönüp giderdi
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ قَيْسٍ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي أَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِيُّ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَخْرُجُ يَوْمَ الْعِيدِ فَيُصَلِّي بِالنَّاسِ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ يُسَلِّمُ فَيَقِفُ عَلَى رِجْلَيْهِ فَيَسْتَقْبِلُ النَّاسَ وَهُمْ جُلُوسٌ فَيَقُولُ " تَصَدَّقُوا تَصَدَّقُوا " . فَأَكْثَرُ مَنْ يَتَصَدَّقُ النِّسَاءُ بِالْقُرْطِ وَالْخَاتَمِ وَالشَّىْءِ فَإِنْ كَانَتْ حَاجَةٌ يُرِيدُ أَنْ يَبْعَثَ بَعْثًا ذَكَرَهُ لَهُمْ وَإِلاَّ انْصَرَفَ .
Munkar
Cabir (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fıtır veya Kurban bayramı günü (musallaya) çıkarak ayakta hutbe okudu. Sonra biraz oturduktan sonra (tekrar) ayağa kalktı (İkinci hutbeyi okudu.) Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Nesai. Cabir (r.a.)'in bu hadisini küçük süneninde –Fıtr veya Kurban bayramı- ifadesi olmaksızın rivayet etmiştir. İbn-i Mace’nin rivayet ettiği isnadda ise Said bin Müslim varki zaafında icma’ vardır ve Ebu Behr de zayıftır
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَحْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمَ فِطْرٍ أَوْ أَضْحًى فَخَطَبَ قَائِمًا ثُمَّ قَعَدَ قَعْدَةً ثُمَّ قَامَ .
Sahih
Abdullah bin es-Saib (r.a.)'den: şöyle demiştir : Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber bayram namazında hazır bulundum. O: bize bayram namazını kıldırdıktan sonra: «Namazı bitirdik. Artık hutbe (yi dinlemek) için oturmak isteyen otursun. Gitmek isteyen gitsin.» buyurdu. Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai, Darekutni, Hakim ve Beyhaki
حَدَّثَنَا هَدِيَّةُ بْنُ عَبْدِ الْوَهَّابِ، وَعَمْرُو بْنُ رَافِعٍ الْبَجَلِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ السَّائِبِ، قَالَ حَضَرْتُ الْعِيدَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَصَلَّى بِنَا الْعِيدَ ثُمَّ قَالَ " قَدْ قَضَيْنَا الصَّلاَةَ. فَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَجْلِسَ لِلْخُطْبَةِ فَلْيَجْلِسْ. وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَذْهَبَ فَلْيَذْهَبْ " .
Sahih
(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (musallaya) çıkarak cemaata bayram namazını kıldırdı. Bayram namazından önce ve sonra namaz kılmadı. Bu hadis’i: Kütüb-i Sitte yazarları, Ahmed, Hakim, Darekutni ve Beyhaki tahric ettiler. AÇIKLAMA 1293’de
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنِي عَدِيُّ بْنُ ثَابِتٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خَرَجَ فَصَلَّى بِهِمُ الْعِيدَ لَمْ يُصَلِّ قَبْلَهَا وَلاَ بَعْدَهَا .
Sahih
Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As) (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hiç bir bayram günü bayram namazından önce ve sonra namaz kılmamıştır. Not: Bunun senedinin sahih ve ricalinin sika olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Bu hadis zevaid türündendir. AÇIKLAMA 1293’de
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الطَّائِفِيُّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَمْ يُصَلِّ قَبْلَهَا وَلاَ بَعْدَهَا فِي عِيدٍ .
Hasan
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Se.llallahu Aleyhi ve Sellem) bayram namazından önce hiç namaz kılmazdı. Bayram namazından sonra evine dönünce iki rekat namaz kılardı. Not: İsnadınm sahih ve ricaIinin sika olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA (1291, 1292, 1293): İbn-i Abbas (r.a.)'ın hadisini Kütüb-i Sitte yazarları, Ahmed, Hakim, Darekutni ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. AbduIIah bin Amr (r.a.) ve Ebu Said (r.a.)'ın hadisleri Zevaid türündendir. Bu hadisler, bayram namazına bağlı sünnetlerin bulunmadığına delalet ederler. Bu hususta alimler müttefiktirler. Bayram namazından önce veya sonra nafile namaz kılmanın hükmü hususunda alimler arasında ihtilaf vardır. Ashab-ı kiram ve tabiilerden bir cemaat, bayram namazından önce ve sonra nafile kılmayı mekruh saymışlardır. İbn-i Abbas (r.a.) ve İbn-i Ömer (r.a.) böyle hükmedenlerdendirler. Ashab ve tabiilerden diğer bir cemaat, bayram namazından önce ve sonra nafile kılmanın caizliğine hükmetmişlerdir. Enes, Büreyde bin el-Husayb ve Rafi' bin Hadic bu cemaattandır. Bir cemaat da bayram namazından sonra nafile kılmayı caiz görmüştür. Ebu Mes'ud el-Bedri, Alkame, Nehai, Sevri ve Re'y ehli böyle diyenlerdendirler. EI-Menhel yazarı bu arada her gruba dahil bir çok sahabi ve tabiin'in ismini zikrettikten sonra mezhebIere mensup alimlerin görüşlerini anlatır. Görüşlerin özetleri şöyledir : 1. Hanefiler'e göre musallada bayram namazından önce ve sonra namaz kılmak mekruhtur. Bayram namazından önce evde kılmak da böyledir. Fakat bayram namazından sonra eve dönülünce kılmak mekruh değildir. Delil de İbn-i Mace'nin rivayet ettiği Ebu Said (r.a.)'in 1293 nolu hadisidir. El-Hakim de bu hadisi rivayet etmiş ve sahih saymıştır. El-Hafız, el-Fetih'te bu hadisin hasen olduğunu söylemiştir. 2. Şafiiler'e göre bayram namazından önce ve sonra nafile kılmak bu hadisler gereğince imam için mekruhtur. Fakat cemaat için mekruh değildir. 3. Malikiler'e göre musallada nafile kılmak mekruhtur. Delil de bu hadislerdir. Fakat yağmur gibi bir mazeret dclayısıyla bayram namazı camide kılındığı zaman bayram namazından önce ve sonra nafile kılmak caizdir. Cemaat için hüküm budur. Fakat imam için camide de olsa nafile kılmak mekruhtur. 4. Hanbeliler'e göre de nafile kılmak mekruhtur. Nafile kılmanın mekruhluğuna hükmedenler bu babta rivayet edilen hadisleri ve benzerlerini delil göstermişlerdir. Caizdir diyenler ise bu hadislerde bir yasaklama yoktur. Nebi (s.a.v.)'in kılmamış olması bunun mekruhluğunu gerektirmez, demişlerdir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا الْهَيْثَمُ بْنُ جَمِيلٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو الرَّقِّيِّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاَ يُصَلِّي قَبْلَ الْعِيدِ شَيْئًا فَإِذَا رَجَعَ إِلَى مَنْزِلِهِ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ .
Hasan
Sa'd (el-Karaz) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram namazına (musallaya) yürüyerek çıkar ve yürüyerek dönerdi. Not: R:lvi Abdurrahman'ın zayıflığı ve babasının halinin meçhul olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَعْدِ بْنِ عَمَّارِ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَخْرُجُ إِلَى الْعِيدِ مَاشِيًا وَيَرْجِعُ مَاشِيًا .
Hasan
Ömer (r.a.)'dan: şöyle demiştir : ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram namazına (musallaya) yürüyerek çıkar ve yürüyerek dönerdi. Not: Bunun senedindeki Abdurrahman bin Abdillah el-Ömeri'nin zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْعُمَرِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، وَعُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَخْرُجُ إِلَى الْعِيدِ مَاشِيًا وَيَرْجِعُ مَاشِيًا .
Hasan
Ali (bin Ebi Talib radiyallahu anh'den; şöyle demiştir ; Bayram namazına yürüyerek gitmek sünnettendir)
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ إِنَّ مِنَ السُّنَّةِ أَنْ يَمْشِيَ إِلَى الْعِيدِ .
Daif
Sa'd (el-Karaz) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her iki bayram (da namaz için musallay)a çıktığı zaman (gidişte) Said bin Ebi'l-As (r.a.)'ın evinin yanından sonra çadırlarda ikamet edenlerin bulunduğu yoldan giderdi. Bayram namazından sonra başka bir yoldan, Beni Zurayk yolundan dönerek Ammar bin Yasir (r.a.)'in ve Ebu Hureyre (r.a.)'in evlerinin yanından el-Belata çıkardı. Not: Zevaid'de belirtildiği gibi ravi Abdurrahman ve babasının zayıflığı nedeniyle bu isnad zayıftır
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَعْدِ بْنِ عَمَّارِ بْنِ سَعْدٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا خَرَجَ إِلَى الْعِيدَيْنِ سَلَكَ عَلَى دَارَىْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي الْعَاصِ ثُمَّ عَلَى أَصْحَابِ الْفَسَاطِيطِ ثُمَّ انْصَرَفَ فِي الطَّرِيقِ الأُخْرَى طَرِيقِ بَنِي زُرَيْقٍ ثُمَّ يَخْرُجُ عَلَى دَارِ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ وَدَارِ أَبِي هُرَيْرَةَ إِلَى الْبَلاَطِ .
Sahih
Abdullah bin Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre : Kendisi bayram namazına bir yoldan giderdi ve başka bir yoldan dönerdi ve «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle yaparlardı, » derdi. Diğer tahric: Ebu Davud, Hakim ve Beyhaki
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو قُتَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَخْرُجُ إِلَى الْعِيدِ فِي طَرِيقٍ وَيَرْجِعُ فِي أُخْرَى وَيَزْعُمُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَفْعَلُ ذَلِكَ .
Sahih
Ebu Rafi' (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram namazına yürüyerek gelirdi." Not: Bunun ravilerinden Mendel ve Muhammed bin Ubeydullah'ın zayıflığı nedeniyle senedinin zayıflığı ve bu senedin gelecek babta (1300 nolu hadiste) geleceği Zevaid'de belirtilmiştir
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْخَطَّابِ، حَدَّثَنَا مِنْدَلٌ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَأْتِي الْعِيدَ مَاشِيًا وَيَرْجِعُ مَاشِيًا فِي غَيْرِ الطَّرِيقِ الَّذِي ابْتَدَأَ فِيهِ .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bayram namazına çıktığı zaman geldiği yoldan başka bir yoldan dönerdi. Diğer tahric: Tirmizi, Ahmed, Darimi ve İbn-i Hibban rivayet etti bu hadisi. Buhari de bunun benzerini Cabir (r.a.)'den rivayet etmiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو تُمَيْلَةَ، عَنْ فُلَيْحِ بْنِ سُلَيْمَانَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْحَارِثِ الزُّرَقِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا خَرَجَ إِلَى الْعِيدِ رَجَعَ فِي غَيْرِ الطَّرِيقِ الَّذِي أَخَذَ فِيهِ .
Daif
Amir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Iyad el-Eş'ari (r.a.) el-Enbar « » Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanında taklis yapıldığı gibi niçin sizlerin taklis yaptığınızı görmüyorum? demiştir. Taklis: Def çalarak nağmeli sözler söylemektir. Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun senedindeki rical sikadır. İyaz el-Eş'ari'nin İbn-i Mace yanında bundan başka hadisi yoktur. Kütüb-i Sitte sahiplerinden İbn-i Mace müstesna hiç birisi İyaz'ın rivayetini tahric etmemiştir
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ مُغِيرَةَ، عَنْ عَامِرٍ، قَالَ شَهِدَ عِيَاضٌ الأَشْعَرِيُّ عِيدًا بِالأَنْبَارِ فَقَالَ مَالِي لاَ أَرَاكُمْ تُقَلِّسُونَ كَمَا كَانَ يُقَلَّسُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Daif
Kays bin Sa'd (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken ne oldu ise ben muhakkak hepsini gördüm. Yalnız bir şey görmedim. (O da şudur:) Fıtır (bayramı) günü O'na taklis yapılırdı. Taklis: Def çalarak nağmeli sözler söylemektir. Not; Kays'ın bu hadisinin senedinin sahih ve ricaIinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ مَا كَانَ شَىْءٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلاَّ وَقَدْ رَأَيْتُهُ إِلاَّ شَىْءٌ وَاحِدٌ فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُقَلَّسُ لَهُ يَوْمَ الْفِطْرِ . قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ الْقَطَّانُ حَدَّثَنَا ابْنُ دِيزِيلَ، حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ عَامِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ نَصْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ عَامِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ نَصْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَامِرٍ، نَحْوَهُ .
Sahih
(Abdullah) lıin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram günü sabahleyin musallaya giderdi anaza (kısa mızrak) da Onun önünde götürülürdü. O, musallaya vardığı zaman (götürülen) anaza (kısa mızrak) Onun önüne dikilirdi. Anaza (kısa mızrak)'ye doğru bayram namazına dururdu. Böyle yapmanın sebebi şudur: Musalla boş bir meydan idi. Onda sütre yapılacak hiç bir şey yoktu. AÇIKLAMA 1306’da
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَغْدُو إِلَى الْمُصَلَّى فِي يَوْمِ الْعِيدِ وَالْعَنَزَةُ تُحْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَإِذَا بَلَغَ الْمُصَلَّى نُصِبَتْ بَيْنَ يَدَيْهِ فَيُصَلِّي إِلَيْهَا وَذَلِكَ أَنَّ الْمُصَلَّى كَانَ فَضَاءً لَيْسَ فِيهِ شَىْءٌ يُسْتَتَرُ بِهِ .
Sahih
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (açık yerde) bayram günü (namazı) veya başka bir namaz kıldığı zaman Onun önüne harbe (kısa mızrak) dikilirdi. Harbeye doğru namaza dururdu. Cemaat da O'nun arkasında bulunurdu. (Ravi) Nafi' demiştir ki : Bunun içindir ki emirler de harbeyi ittihaz etmişlerdir. AÇIKLAMA 1306’da
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا صَلَّى يَوْمَ عِيدٍ أَوْ غَيْرَهُ نُصِبَتِ الْحَرْبَةُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَيُصَلِّي إِلَيْهَا وَالنَّاسُ مِنْ خَلْفِهِ . قَالَ نَافِعٌ فَمِنْ ثَمَّ اتَّخَذَهَا الأُمَرَاءُ .
Sahih
Emes İtin Malik (r.a.)'in; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bir harbe'yi sütre edinerek musallada bayram namazını kıldırdı." Not: Zevaid'de denildiğine göre el-Mizzi, el-Etraf'ta bu hadisin Nesai tarafından rivayet edildiğini söylemiştir. Fakat bizim rivayetimizde bu yoktur. İbn-i Mace'nin senedi sahih olup ravileri sika zatlardır. AÇIKLAMA (1304, 1305, 1306): İbn-i Ömer (r.a.)'in hadisini Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Nesai de benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir. İbn-i Ömer (r.a.)'in ilk hadisinin; وذلك أن المصلى كان فضاء، ليس فيه شيء يستتر به kısmı hariç diğeri Buhari'de mevcuttur. Bu kısım İbn-i Huzeyme ve el-İsmaili'nin rivayetlerinde de vardır. Harbe ve Anaza: Ucuna yassı demir takılı kısa mızraktır. MusaIla açık bir meydan olduğu ve orada sütre yapılacak bir duvar ve benzeri bir şey bulunmadığı için Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bayram namazını kıldırmak üzere musallaya çıktığı zaman beraberinde bir harbe götürüıürdü. Namaza duracağı zaman harbe O'nun önünde yere dikilirdi. Efendimiz için sütre olurdu. İmam'ın sütresi cemaat için de yeterlidir. Bu sebeple cemaat da sütresiz olarak efendimizin arkasında namaza dururlardı. Hadisin sonundaki: 'Bunun içindir ki emirler de harbeyi ittihaz etmişlerdir' sözü hadisten değil, raıvi Nafi'in sözüdür. Peygamber (s.a.v.)'in ittihaz ettiği harbe, bir rivayete göre Neaşi tarafından hediye edilen harbedir. Diğer bir rivayete göre Uhud savaşında Zübeyr (r.a.) tarafından öldürülen bir müşrike ait olan harbedir. HADİS'TEN ÇIKARILAN FIKIH HÜKÜMLERİ : 1- Namaz için sütre ittihazı meşrudur. Bu konuda geniş malumat 940 - 943 nolu hadisler bahsinde verilmiştir. 2- Zararları defetmek için gerekli silahı bulundurmak, bilhassa yolculukta taşımak meşrudur. 3- Hizmetçi edinmek meşrudur
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى الْعِيدَ بِالْمُصَلَّى مُسْتَتِرًا بِحَرْبَةٍ .
Sahih
Ümmü Atiyye (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) , kadınları Fıtır (Ramazan bayramı) ve Kurban (bayramı) günlerinde (bayram namazına) çıkarmamızı emretti. Ravi dedi ki: Ümmü Atiyye (r.anha) şöyle demiştir: Biz: Kadınlardan cilbabı (örtüsü) olmayan ne edecek? diye sorduk. Buyurdu ki: «Onun kadın (din) kardeşi kendi cilbabından ona giydirsin.»
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ حَسَّانٍ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ نُخْرِجَهُنَّ فِي يَوْمِ الْفِطْرِ وَالنَّحْرِ . قَالَ قَالَتْ أُمُّ عَطِيَّةَ فَقُلْنَا أَرَأَيْتَ إِحْدَاهُنَّ لاَ يَكُونُ لَهَا جِلْبَابٌ قَالَ " فَلْتُلْبِسْهَا أُخْتُهَا مِنْ جِلْبَابِهَا " .
Sahih
Ümmü Atiyye (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Atik (yetişkin) kadınları ve örtülü kadınları (evden) çıkarınız. Bayram (namazın) da ve müslümanların davetinde bulunsunlar. Hayız (ay başı adeti) halindeki kadınlar cemaatin (bayram namazı kıldıkları) musallasından uzak dursunlar.»
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَخْرِجُوا الْعَوَاتِقَ وَذَوَاتِ الْخُدُورِ لِيَشْهَدْنَ الْعِيدَ وَدَعْوَةَ الْمُسْلِمِينَ . وَلِيَجْتَنِبَنَّ الْحُيَّضُ مُصَلَّى النَّاسِ " .
Daif
(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her iki bayramda kızlarını ve hanımlarını (bayram namazına) çıkarırdı. Not: 'Seneddeki ravilerden Haccac bin Ertat'ın tedlisçiliği nedeniyle bu hadisin zayıflığı Zevaid'de belirtilmiştir. Taberani de bu hadisi rivayet etmiştir
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ أَرْطَاةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُخْرِجُ بَنَاتِهِ وَنِسَاءَهُ فِي الْعِيدَيْنِ .
Sahih
İyas bin Ebi Ramla eş-Şami (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Bir adam (benim bulunduğum bir mecliste) Zeyd bin Erkam (r.a.)'e : Bir günde (toplanan iki bayramı (bayram ve Cuma'yı) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in beraberinde geçirdin mi? diye sordu. Zeyd (r.a.): Evet, diye cevap verdi. Adam : Peki efendimiz (o gün) ne yapardı? diye sordu. Zeyd (r.a.) dedi ki : Efendimiz, bayram namazını kıldırdı. Sonra Cum'a namazı hakkında ruhsat vererek buyurdu ki: «Cum'a namazını kılmak isteyen kılsın.» Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Nesai, Hakim, İbn-i Huzeyme, Zehebi, Beyhaki ve İbnü'l-Medini de bunu rivayet etmişlerdir. Bazı rivayetlerde manayı etkilemeyen az lafız farkı vardır
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ الْمُغِيرَةِ، عَنْ إِيَاسِ بْنِ أَبِي رَمْلَةَ الشَّامِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ رَجُلاً، سَأَلَ زَيْدَ بْنَ أَرْقَمَ هَلْ شَهِدْتَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عِيدَيْنِ فِي يَوْمٍ قَالَ نَعَمْ . قَالَ فَكَيْفَ كَانَ يَصْنَعُ قَالَ صَلَّى الْعِيدَ ثُمَّ رَخَّصَ فِي الْجُمُعَةِ ثُمَّ قَالَ " مَنْ شَاءَ أَنْ يُصَلِّيَ فَلْيُصَلِّ " .
Sahih
(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Sizin bu gününüzde iki bayram toplanmıştır. Artık kim dilerse onun bayram namazı Cuma namazı yerinde de kafidir. Biz inşaallah Cuma namazını da kılıcılarız.» "... Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : ........ ve bunun mislini zikretmiştir." Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları Zevaid'de belirtilmiştir. Ebu Davud kendi süneninde bu hadisi Muhammed bin el-Musaffa'dan bu senedIe rivayet etmiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنِي مُغِيرَةُ الضَّبِّيُّ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ رُفَيْعٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ قَالَ " اجْتَمَعَ عِيدَانِ فِي يَوْمِكُمْ هَذَا فَمَنْ شَاءَ أَجْزَأَهُ مِنَ الْجُمُعَةِ وَإِنَّا مُجَمِّعُونَ إِنْ شَاءَ اللَّهُ " . حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ عَبْدِ رَبِّهِ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُغِيرَةَ الضَّبِّيِّ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ رُفَيْعٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَحْوَهُ .
Sahih
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken iki bayram (bir günde) toplandı. (= bayram, Cuma gününe rastladı). Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), cemaata bayram namazıno kıldırdıktan sonra buyurdu ki: «(Bu günkü) Cum'a namazına gelmek isteyen gelsin. Gelmemeyi isleyen gelmesin.» Not: Ravilerden Cübare ve Mendel zayıf oldukları için senedin zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا جُبَارَةُ بْنُ الْمُغَلِّسِ، حَدَّثَنَا مِنْدَلُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ اجْتَمَعَ عِيدَانِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَصَلَّى بِالنَّاسِ ثُمَّ قَالَ " مَنْ شَاءَ أَنْ يَأْتِيَ الْجُمُعَةَ فَلْيَأْتِهَا وَمَنْ شَاءَ أَنْ يَتَخَلَّفَ فَلْيَتَخَلَّفْ " .
Daif
Ebu Hureyre (r.a.)'den. şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hayatta iken bir bayram günü halk yağmurdan ıslandı. Bu sebeple efendimiz onlara bayram namazını Mescid'de kıldırdı, Diğer tahric: Ebu Davud, Beyhaki ve Hakim
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عُثْمَانَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى بْنِ أَبِي فَرْوَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا يَحْيَى، عُبَيْدَ اللَّهِ التَّيْمِيَّ يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أَصَابَ النَّاسَ مَطَرٌ فِي يَوْمِ عِيدٍ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَصَلَّى بِهِمْ فِي الْمَسْجِدِ .
Very Daif
(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (mu'minlere) düşman karşısında olmadıkları müddetçe İslam memleketlerinde bayramlarda silah taşımayı yasaklamıştır. Not: Bunun isnadındaki ravi Nail bin Necih ve İsmail bin Ziyad'ın zayıf oldukları Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْقُدُّوسِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا نَائِلُ بْنُ نَجِيحٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ زِيَادٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى أَنْ يُلْبَسَ السِّلاَحُ فِي بِلاَدِ الإِسْلاَمِ فِي الْعِيدَيْنِ إِلاَّ أَنْ يَكُونُوا بِحَضْرَةِ الْعَدُوِّ .
Very Daif
(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan: şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fıtır bayramı günü ve kurban bayramı günü boy abdesti alırdı. Not: Bunun senedindeki ravilerden Cübare ve Haccac bin Temim'in zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا جُبَارَةُ بْنُ الْمُغَلِّسِ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ تَمِيمٍ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ مِهْرَانَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَغْتَسِلُ يَوْمَ الْفِطْرِ وَيَوْمَ الأَضْحَى .
Mawdu
EI-Fakih bin Sa'd — ki sahabilik şerefine mazhar olmuştu — (r.a.) şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fıtır bayramı günü, kurban bayramı günü ve arefe günü boy abdesti alırdı. (Ravi demiştir ki) el-Fakih de bugünlerde boy abdesti almayı ev halkına emrederdi." Not : Bunun senedindeki ravi Yusuf bin Halid hakkında, İbn-i Muin'in: 'O, kezzab'tir, habistir, zındıktır' dediği Zevaid'de bildirilmiştir. Sindi de : 'Ben derim ki, Yusuf'u tekzib edenler çoktur. Ibn-i Hibban'ın dediğine göre hadis uydururdu,' demiştir
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو جَعْفَرٍ الْخَطْمِيُّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عُقْبَةَ بْنِ الْفَاكِهِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ جَدِّهِ الْفَاكِهِ بْنِ سَعْدٍ، - وَكَانَتْ لَهُ صُحْبَةٌ - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَغْتَسِلُ يَوْمَ الْفِطْرِ وَيَوْمَ النَّحْرِ وَيَوْمَ عَرَفَةَ وَكَانَ الْفَاكِهُ يَأْمُرُ أَهْلَهُ بِالْغُسْلِ فِي هَذِهِ الأَيَّامِ .