Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sahîh-i Müslim · 5. Bölüm
395 hadis, 14 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
30 hadis13 dk okuma
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet etti. Bunlar hep birden A'meş'den rivayet etmişlerdir. H. Bana Süveyd b. Said rivayet etti. Dediki: Bize Ali b. Müshir rivayet etti. Bunlar hep birden A'meş'ten rivayet etmişlerdir. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, Ebu Süfyân'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Demiş ki: Bize Ebu Saîd-i Hudrî rivayet etti, ki: Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girmiş de, onu bir hasır üzerinde namaz kılar; secde ederken bulmuş
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنِي سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، جَمِيعًا عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِيُّ، أَنَّهُ دَخَلَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَوَجَدَهُ يُصَلِّي عَلَى حَصِيرٍ يَسْجُدُ عَلَيْهِ .
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şey be ile Ebu Kureyb, ikisi birden Ebu Muâviye'den rivayet ettiler. Ebu Kureyb Dediki: Bize Ebu Muâviye; A'meş'den, o da Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Demişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kişinin cemaatla kıldığı namaz, evinde ve pazarında kıldığı namazından yirmi kusur derece ziyâde olur. Bu da, şundandır: Cemâatdan biri abdest alır da onu tertemiz yapar; sonra mescide gider, kendisini namazdan başka hiç bir şey harekete geçirmez, namazdan başka hiç bir niyeti de olmazsa mescide girinceye kadar attığı her adıma mukabil ona bir derece yükseltilir. Ve yine attığı her adıma mukabil bir günâhı bağışlanır. Mescide girdiği zaman dahî kendisini orada namaz hapsettiği müddetçe namazda sayılır. Böylesi namaz kıldığı meclîsde bulunduğu müddetçe melekler kendisine salât eyler ve: (Yâ Rab! Buna rahmet buyur. Yâ. Rab! Bunu mağfiret eyle! Yâ Rab! Burada eziyet vermedikçe, abdestini bozmadıkça bunun tevbesini kabul et! derler.» buyurdular)
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ جَمِيعًا عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، - قَالَ أَبُو كُرَيْبٍ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، - عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَزِيدُ عَلَى صَلاَتِهِ فِي بَيْتِهِ وَصَلاَتِهِ فِي سُوقِهِ بِضْعًا وَعِشْرِينَ دَرَجَةً وَذَلِكَ أَنَّ أَحَدَهُمْ إِذَا تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ ثُمَّ أَتَى الْمَسْجِدَ لاَ يَنْهَزُهُ إِلاَّ الصَّلاَةُ لاَ يُرِيدُ إِلاَّ الصَّلاَةَ فَلَمْ يَخْطُ خَطْوَةً إِلاَّ رُفِعَ لَهُ بِهَا دَرَجَةٌ وَحُطَّ عَنْهُ بِهَا خَطِيئَةٌ حَتَّى يَدْخُلَ الْمَسْجِدَ فَإِذَا دَخَلَ الْمَسْجِدَ كَانَ فِي الصَّلاَةِ مَا كَانَتِ الصَّلاَةُ هِيَ تَحْبِسُهُ وَالْمَلاَئِكَةُ يُصَلُّونَ عَلَى أَحَدِكُمْ مَا دَامَ فِي مَجْلِسِهِ الَّذِي صَلَّى فِيهِ يَقُولُونَ اللَّهُمَّ ارْحَمْهُ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ اللَّهُمَّ تُبْ عَلَيْهِ مَا لَمْ يُؤْذِ فِيهِ مَا لَمْ يُحْدِثْ فِيهِ " .
{….} Bize Saîd b. Amr El-Eş'asî rivayet etti. (Dediki): Bize Abser haber verdi. H. Bana Muhammed b. Bekkâr b. Reyyân da rivayet etti. Dediki: Bize İsmail b. Zekeriyyâ rivayet etti. H. Bize İbnü'l - Müsennâ da rivayet etti. Dediki: Bize İbni Ebî Adiyy, Şu'be'den rivayet etti. Bunların hepsi A'meş'den bu isnâdla bu hadîsin mânâsı gibi rîvâyetde bulunmuşlardır
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَمْرٍو الأَشْعَثِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْثَرٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَكَّارِ بْنِ الرَّيَّانِ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ شُعْبَةَ، كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ، فِي هَذَا الإِسْنَادِ بِمِثْلِ مَعْنَاهُ .
Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki) : Bize Süfyan, Eyyûb-u Sahtiyânî'den, o da İbni Sîrîn'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki sizden biriniz namaz kıldığı yerinde bulunduğu müddetçe, melekler ona salât eyler ve abdestini bozmadığı müddetçe: Yâ Rabbî! Buna mağfiret eylel Yâ Rabbî! Buna rahmet eyle!., derler. Sizden biriniz kendisini namaz hapsettiği müddetçe; namazda sayılır.» buyurdular
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ السَّخْتِيَانِيِّ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ الْمَلاَئِكَةَ تُصَلِّي عَلَى أَحَدِكُمْ مَا دَامَ فِي مَجْلِسِهِ تَقُولُ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ اللَّهُمَّ ارْحَمْهُ مَا لَمْ يُحْدِثْ وَأَحَدُكُمْ فِي صَلاَةٍ مَا كَانَتِ الصَّلاَةُ تَحْبِسُهُ " .
Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki) : Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'den, o da Ebu Râfi'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kul, namazgahında namazı beklediği müddetçe namazda olmakda devam eder; melekler de ta oradan gidinceye yahut abdest bozuncaya kadar: Yâ Rabbî! Onu mağfiret eyle! Yâ Rabbî! Ona rahmet eyle!., derler.» buyurmuşlar. Râvî diyor ki: Abdestini bozmak ne oluyor? dedim: «Fıslatır yahut zartlatır.» dedi
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَزَالُ الْعَبْدُ فِي صَلاَةٍ مَا كَانَ فِي مُصَلاَّهُ يَنْتَظِرُ الصَّلاَةَ وَتَقُولُ الْمَلاَئِكَةُ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ اللَّهُمَّ ارْحَمْهُ . حَتَّى يَنْصَرِفَ أَوْ يُحْدِثَ " . قُلْتُ مَا يُحْدِثُ قَالَ يَفْسُو أَوْ يَضْرِطُ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebu'z-Zinâd'dan duyduğum, onun da A'rac'dan, onun da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sizden biriniz kendisini namaz hapsettiği ve ailesi nezdine dönmekden kendisini ancak namaz men ettiği müddetçe namazda olmakda devam eder.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَزَالُ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَةٍ مَا دَامَتِ الصَّلاَةُ تَحْبِسُهُ لاَ يَمْنَعُهُ أَنْ يَنْقَلِبَ إِلَى أَهْلِهِ إِلاَّ الصَّلاَةُ " .
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki) : Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bana Muhammed b. Selemete'l Muradi de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb, Yûnus'dan, o da İbni Şihâb'dan, o da ibni Hürmüz'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sizden biriniz namazı bekleyerek oturduğu müddetçe abdestini bozmamak şartı ile namazdadır. Ona melekler duâ eder; Yâ Rabbi! Bunu mağfiret buyur! Yâ Rabbî! Buna rahmet eylel derler.» buyurmuşlar
حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ الْمُرَادِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ ابْنِ هُرْمُزَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَحَدُكُمْ مَا قَعَدَ يَنْتَظِرُ الصَّلاَةَ فِي صَلاَةٍ مَا لَمْ يُحْدِثْ تَدْعُو لَهُ الْمَلاَئِكَةُ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ اللَّهُمَّ ارْحَمْهُ " .
{….} Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrazzâk rivayet etti. (Dediki) : Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîs gibi rivâyetde bulundu
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِنَحْوِ هَذَا .
Bize Abdullah b. Berrâd El-Eş'ari ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Usame, Büreyd'den, o da Ebu Bürdeden, o da Ebu Musa'dan naklen rivayet etti. Ebu Mûsâ şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Şüphesiz ki namaz hususunda insanların en büyük ecre nail olanı, mescide derece derece en uzak olanlarıdır. Namaz vaktini bekleyip de onu imamla kılanın ecri de onu kılarak uyuyan kimsenin ecrinden daha büyüktür.» buyurdular. Ebu Kureyb'in rivayetinde: «O namazı imamla birlikde cemâat hâlinde kılarsa.» ibaresi vardır
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَرَّادٍ الأَشْعَرِيُّ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ بُرَيْدٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ أَعْظَمَ النَّاسِ أَجْرًا فِي الصَّلاَةِ أَبْعَدُهُمْ إِلَيْهَا مَمْشًى فَأَبْعَدُهُمْ وَالَّذِي يَنْتَظِرُ الصَّلاَةَ حَتَّى يُصَلِّيَهَا مَعَ الإِمَامِ أَعْظَمُ أَجْرًا مِنَ الَّذِي يُصَلِّيهَا ثُمَّ يَنَامُ " . وَفِي رِوَايَةِ أَبِي كُرَيْبٍ " حَتَّى يُصَلِّيَهَا مَعَ الإِمَامِ فِي جَمَاعَةٍ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abser, Süleyman Et-Teymî'den, o da Ebu Osman En-Nehdî'den, o da Ubey b. Kâ'b'dan naklen haber verdi. Übey şöyle demiş: Bir adam vardı ki, mescid'e ondan daha uzakda bulunan hiç bir kimse bilmem. Bu zât hiç bir (cemâat) namazını kaçırmıyordu. Kendisine şöyle dediler (Yahut ben ona şöyle dedim): Bir eşek satın alsan da karanlıkda ve sıcakta ona binsene!.. O zât şu cevâbı verdi: Evimin mescidin yanıbaşında olması beni memnun etmez. Çünkü ben, mescide gidişimin ve evime döndüğüm vakit dönüşümün lehime yazılmasını isterim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Allah senin için bunların hepsini bir araya topladı.» buyurdular
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْثَرٌ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ كَانَ رَجُلٌ لاَ أَعْلَمُ رَجُلاً أَبْعَدَ مِنَ الْمَسْجِدِ مِنْهُ وَكَانَ لاَ تُخْطِئُهُ صَلاَةٌ - قَالَ - فَقِيلَ لَهُ أَوْ قُلْتُ لَهُ لَوِ اشْتَرَيْتَ حِمَارًا تَرْكَبُهُ فِي الظَّلْمَاءِ وَفِي الرَّمْضَاءِ . قَالَ مَا يَسُرُّنِي أَنَّ مَنْزِلِي إِلَى جَنْبِ الْمَسْجِدِ إِنِّي أُرِيدُ أَنْ يُكْتَبَ لِي مَمْشَاىَ إِلَى الْمَسْجِدِ وَرُجُوعِي إِذَا رَجَعْتُ إِلَى أَهْلِي . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " قَدْ جَمَعَ اللَّهُ لَكَ ذَلِكَ كُلَّهُ " .
{….} Bize Muhammed b. Abdilâ'lâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. Dediki : Bize Cerîr rivayet etti. Bunların ikisi de Teymî'den bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، كِلاَهُمَا عَنِ التَّيْمِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . بِنَحْوِهِ .
{….} Bize Muhammed b. Ebî Bekir El-Mukaddemi rivayet etti. (Dediki) : Bize Abbâd b. Abbâd rivayet etti. (Dediki): Bize Âsim, Ebu Osman'dan, o da Ubey b. Kâ'b'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: — Ensâr'dan bir zât vardı ki evi Medînede (mescide) en uzak evdi. Bu zât, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde kılınan hiç bîr namazı kaçırmazdı. Biz, kendisine acıdık. Ben dedim ki: Yâ Fülân! Sen bir eşek satın alsan da seni sıcakdan ve yerin zehirli haşerâtından korusa ya!., dedim. O zât, şu cevabı verdi: — «Beri bak! Vallahi evimin Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in evine çadır ipi ile bağlanmış olmasını istemem!» Onun bu sözü bana çok ağır geldi. Nihayet Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek bunu, ona haber verdim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu çağırdı. O zât Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e de aynı şey'i söyledi ve kendisinin izlerinden ecir umduğunu söyledi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Senin için hakîkaten hesab ettiğin şey var.» buyurdular
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ كَانَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ بَيْتُهُ أَقْصَى بَيْتٍ فِي الْمَدِينَةِ فَكَانَ لاَ تُخْطِئُهُ الصَّلاَةُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - قَالَ - فَتَوَجَّعْنَا لَهُ فَقُلْتُ لَهُ يَا فُلاَنُ لَوْ أَنَّكَ اشْتَرَيْتَ حِمَارًا يَقِيكَ مِنَ الرَّمْضَاءِ وَيَقِيكَ مِنْ هَوَامِّ الأَرْضِ . قَالَ أَمَا وَاللَّهِ مَا أُحِبُّ أَنَّ بَيْتِي مُطَنَّبٌ بِبَيْتِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَحَمَلْتُ بِهِ حِمْلاً حَتَّى أَتَيْتُ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ - قَالَ - فَدَعَاهُ فَقَالَ لَهُ مِثْلَ ذَلِكَ وَذَكَرَ لَهُ أَنَّهُ يَرْجُو فِي أَثَرِهِ الأَجْرَ . فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ لَكَ مَا احْتَسَبْتَ " .
{….} Bize Saîd b. Amr El-Eş'asî ile Muhammed b. Ebî Ömer; ikisi birden îbni Uyeyne'den rivayet ettiler. H. Bize Saîd b. Ezher El-Vâsıtî de rivayet etti. Dediki: Bize Veki rivayet etti. (Dediki) : Bize babam rivayet etti. Bunların hepsi Âsım'dan bu isnâdla, bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir
وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَمْرٍو الأَشْعَثِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ، كِلاَهُمَا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، ح وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَزْهَرَ الْوَاسِطِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا أَبِي كُلُّهُمْ، عَنْ عَاصِمٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ .
Bize Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyyâ b. İshâk rivayet etti. (Dediki); Bize Ebuz-Zebeyr rivayet etti... Dediki: Ben, Câbir b. Abdillâh'dan dinledim. Şöyle dedi: Mahallemiz, mescidden uzakdı. Bu sebeple evlerimizi satarak, mescide yaklaşmak istedik. Fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi bundan nehy ederek: «Sizin için hakikaten her adımda bir derece vardır.» buyurdular. İzah 665 te
وَحَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَتْ دِيَارُنَا نَائِيَةً عَنِ الْمَسْجِدِ، فَأَرَدْنَا أَنْ نَبِيعَ، بُيُوتَنَا فَنَقْتَرِبَ مِنَ الْمَسْجِدِ فَنَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " إِنَّ لَكُمْ بِكُلِّ خُطْوَةٍ دَرَجَةً " .
Bize Muhammed b. El-Müsenna rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed b. Abdi'l Varis rivayet etti. Dediki: Babamı rivayet ederken dinledim. Dediki: Bana Cüreyrî, Ebu Nadra'dan, o da Cabir b. Abdillah'dan naklen rivayet etti. Cabir şöyle demiş: (Bir ara) mescidin etrafındaki arsalar hali kaldı. Bunun üzerine Beni Seleme kabilesi, mescidin yanına taşınmağa niyet ettiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu duydu ve onlara: «Duydum ki mescidin yakınına taşınmak istiyormuşsunuz.» dedi. Onlar: — Evet, Ya Resûlallah! Buna niyet ettik... dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ey Benî Seleme! Yurdunuzda kalın ki adımlarınız yazılsın; Yurdunuzda kalın ki adımlarınız yazılsın!» buyurdular
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، قَالَ حَدَّثَنِي الْجُرَيْرِيُّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ خَلَتِ الْبِقَاعُ حَوْلَ الْمَسْجِدِ فَأَرَادَ بَنُو سَلِمَةَ أَنْ يَنْتَقِلُوا إِلَى قُرْبِ الْمَسْجِدِ فَبَلَغَ ذَلِكَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لَهُمْ " إِنَّهُ بَلَغَنِي أَنَّكُمْ تُرِيدُونَ أَنْ تَنْتَقِلُوا قُرْبَ الْمَسْجِدِ " . قَالُوا نَعَمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَدْ أَرَدْنَا ذَلِكَ . فَقَالَ " يَا بَنِي سَلِمَةَ دِيَارَكُمْ تُكْتَبْ آثَارُكُمْ دِيَارَكُمْ تُكْتَبْ آثَارُكُمْ " .
Bize Asim b. Nadr Et-Teymî rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir rivayet etti. Dediki: Kehmes'i, Ebu Nadra'dan, o da Cabir b. Abdillah'dan naklen rivayet ederken dinledim. Cabir şöyle demiş: «Benû Selime (kabilesi) mescidin yakınına göçmek istediler. Oralardaki arsalar da boştu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu haber alarak: «Ey Benî Seleme! Yurdunuzda oturun ki izleriniz yazılsın!» buyurdu. . Bunun üzerine onlar : «Artık yerlerimizden göçmüş olsak sevinmezdik...» dediler
حَدَّثَنَا عَاصِمُ بْنُ النَّضْرِ التَّيْمِيُّ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، قَالَ سَمِعْتُ كَهْمَسًا، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ أَرَادَ بَنُو سَلِمَةَ أَنْ يَتَحَوَّلُوا، إِلَى قُرْبِ الْمَسْجِدِ . - قَالَ - وَالْبِقَاعُ خَالِيَةٌ فَبَلَغَ ذَلِكَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " يَا بَنِي سَلِمَةَ دِيَارَكُمْ تُكْتَبْ آثَارُكُمْ " . فَقَالُوا مَا كَانَ يَسُرُّنَا أَنَّا كُنَّا تَحَوَّلْنَا .
Bana İshâk b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyyâ b. Adiy haber verdi. Dediki: Bize Ubeydullah (yâni îbni Amr) Zeyd b. Ebî Üneyse'den, o da Adiy b. Sâbit'den, o da Ebu Hâzim-i Eşcaî'den, o da Ebu Hureyre'den naklen haber verdi. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim evinde temizlenir de sonra Allâh'ın evlerinden birine; Allah'ın farzlarından birini edâ ermek için giderse adımlarının birisi bir günâh yokeder; öteki de bir derece yükseltir.» buyurdular
حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ عَدِيٍّ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، - يَعْنِي ابْنَ عَمْرٍو - عَنْ زَيْدِ بْنِ أَبِي أُنَيْسَةَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ الأَشْجَعِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ تَطَهَّرَ فِي بَيْتِهِ ثُمَّ مَشَى إِلَى بَيْتٍ مِنْ بُيُوتِ اللَّهِ لِيَقْضِيَ فَرِيضَةً مِنْ فَرَائِضِ اللَّهِ كَانَتْ خَطْوَتَاهُ إِحْدَاهُمَا تَحُطُّ خَطِيئَةً وَالأُخْرَى تَرْفَعُ دَرَجَةً " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Kuteybe Dediki: Bize Bekr (yâni İbni Mudar) rivayet etti. Bunların ikisi de îbni'l-Hâd'dan, o da Muhammed b. İbrahim'den, o da Ebu Selemete'bnî Abdirrahmân'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu... demiş. Bekr'in hadisinde ise Ebu Hureyre, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}'i şöyle buyururken işitmiş (denilmişdir.) Efendimiz : «Söyleyin bakalım birinizin kapısının önünden bir nehir aksa, günde beş defa o nehirde yıkansa (vücûdunun) kirinden brr şey kalır mı?» buyurmuşlar. Ashâb): — Hayır, Onun kirinden hiç birşey kalmaz! demişler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «işte beş vakit namazın misâli budur. Onlarla Allah günahları yok eder.» buyurmuşlar. İzah 668 de
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَقَالَ قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا بَكْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُضَرَ - كِلاَهُمَا عَنِ ابْنِ الْهَادِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَفِي حَدِيثِ بَكْرٍ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " أَرَأَيْتُمْ لَوْ أَنَّ نَهْرًا بِبَابِ أَحَدِكُمْ يَغْتَسِلُ مِنْهُ كُلَّ يَوْمٍ خَمْسَ مَرَّاتٍ هَلْ يَبْقَى مِنْ دَرَنِهِ شَىْءٌ " . قَالُوا لاَ يَبْقَى مِنْ دَرَنِهِ شَىْءٌ . قَالَ " فَذَلِكَ مَثَلُ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ يَمْحُو اللَّهُ بِه��نَّ الْخَطَايَا " .
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe île Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Ebu Süfyân'dan, o da Câbir (yâni İbni Abdillâh)'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Beş vakit namazın misâli, birinizin kapısı önünden gürülgürül akan ve içinde her gün beş defa yıkandığı bir nehir gibidir.» buyurdular. Ravî demiş ki: Hasen: Bu kir nâmına ne bırakır? dedi
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، - وَهُوَ ابْنُ عَبْدِ اللَّهِ - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَثَلُ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ كَمَثَلِ نَهَرٍ جَارٍ غَمْرٍ عَلَى بَابِ أَحَدِكُمْ يَغْتَسِلُ مِنْهُ كُلَّ يَوْمٍ خَمْسَ مَرَّاتٍ " . قَالَ قَالَ الْحَسَنُ وَمَا يُبْقِي ذَلِكَ مِنَ الدَّرَنِ
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. (Dediki): Biae Muhammed b. Mutarrif, Zeyd b. Eslem'den, o da Atâ' b. Yesâr'dan, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ye Sellem): «Her kim sabahleyin yahut akşamleyin mescide giderse; her akşam, sabah gittikçe Allah, ona cennette bir misafir ikramı hazırlar.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُطَرِّفٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " مَنْ غَدَا إِلَى الْمَسْجِدِ أَوْ رَاحَ أَعَدَّ اللَّهُ لَهُ فِي الْجَنَّةِ نُزُلاً كُلَّمَا غَدَا أَوْ رَاحَ " .
Bize Ahmed b. Abdiliâh b. Yûnus rivayet etti. (Dediki) Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Simâk rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya dahî rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize Ebu Hayseme, Simâk b. Harb'dan naklen haber verdi. Simâk şöyle demiş: Câbir b. Semura'ya: — Sen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber otururmuydun? dîye sordum. Câbir: — Evet (Hem de) çok!.. ResululIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah yahut gadât namazını kıldığı namazgahından, güneş doğuncaya kadar kalkmazdı. Güneş doğduğu zaman kalkardı (Bu müddet zarfında) ashabı ile konuşurlardı. Bazen câhiliyet devri işlerine dalarlar da ashâb güler; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'de tebessüm buyururdu.» dedi
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا سِمَاكٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، قَالَ قُلْتُ لِجَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ أَكُنْتَ تُجَالِسُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ نَعَمْ كَثِيرًا كَانَ لاَ يَقُومُ مِنْ مُصَلاَّهُ الَّذِي يُصَلِّي فِيهِ الصُّبْحَ أَوِ الْغَدَاةَ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ فَإِذَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ قَامَ وَكَانُوا يَتَحَدَّثُونَ فَيَأْخُذُونَ فِي أَمْرِ الْجَاهِلِيَّةِ فَيَضْحَكُونَ وَيَتَبَسَّمُ .
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti, (Dediki): Bize Vekî', Süfyân'dan rivayet etti. Ebu Bekir Dediki: Bize Muhammed b. Bişr de, Zekerıyyâ'dan rivayet etti. Bunların ikisi de Simâk'dan, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etmişlerdir ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazını kıldığı vakit güneş iyice doğuncaya kadar namazgahında otururmuş
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ زَكَرِيَّاءَ، كِلاَهُمَا عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا صَلَّى الْفَجْرَ جَلَسَ فِي مُصَلاَّهُ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ حَسَنًا .
{….} Bize Kuteybe ile Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ebü'l Ahvas rivayet etti. H. Bize İbnüi-Müsennâ ile îbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Buaların ikisi de Simâk'dan bu isnâdla rivayet etmişler; fakat «iyice» kelimesini söylememişlerdir. İzah 671 de
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ سِمَاكٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . وَلَمْ يَقُولاَ حَسَنًا .
Bize Harun b. Mâ'rûf ile İshâk b. Mûsâ el-Ensârî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Enes b. lyâz (Harun'un rivayetinde: bana îbni Ebî Zübâb rivayet etti; Ensârî'nin rivayetinde ise: Bana El-Haris rivayet etti; denilmişdir.) Ebu Hureyre'nin âzâdlisı Abdurrahmân b. Mihrân'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ye Sellem) : «Âllâh'a en makbul beldeler, o beldelerin mescidleridir. En sevimsiz beldeler de, o beldelerin çarşılarıdır!.» buyurmuşlar
وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مُوسَى الأَنْصَارِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ عِيَاضٍ، - حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي ذُبَابٍ، فِي رِوَايَةِ هَارُونَ - وَفِي حَدِيثِ الأَنْصَارِيِّ حَدَّثَنِي الْحَارِثُ - عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مِهْرَانَ مَوْلَى أَبِي هُرَيْرَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَحَبُّ الْبِلاَدِ إِلَى اللَّهِ مَسَاجِدُهَا وَأَبْغَضُ الْبِلاَدِ إِلَى اللَّهِ أَسْوَاقُهَا " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Avane, Katâde'den, o da Ebu Nadra'daa, o da Ebu Saîd-i Hudri'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Namaz. kılacak kimseler, üç kişi olursa, biri kendilerine imam olsun! Onların İmamlığa en layık olanı, en iyi okuyanıdır.» buyurdular
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا كَانُوا ثَلاَثَةً فَلْيَؤُمَّهُمْ أَحَدُهُمْ وَأَحَقُّهُمْ بِالإِمَامَةِ أَقْرَؤُهُمْ " .
{….} Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hâlid-i Ahmer, Saîd b. Ebî Arûbe'den rivayet etti. H. Bana Ebu Gassân El-Mismaî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz — ki İbni Hişâm'dır.— rivayet etti. (Dediki): Bana, babam rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Katâde'den bu isnâdla, bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، - وَهُوَ ابْنُ هِشَامٍ - حَدَّثَنِي أَبِي كُلُّهُمْ، عَنْ قَتَادَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ .
{….} Bize Muhammed b. El-Müsenna rivayet etti. (Dediki): Bize Salim b, Nûh rivayet etti. H. Bize Hasen b. îsâ da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Mübarek rivayet etti. Bunlar hep birden, Cüreyrî'den, o da Ebu Nadra'dan, o da Ebu Saîd'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. İzah 673 te
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا سَالِمُ بْنُ نُوحٍ، ح وَحَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، جَمِيعًا عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Saîd-i Eşecc, ikisi birden Ebû Hâlid'den rivâyet ettiler. Ebû Bekir dedi ki: Bize Ebû Hâlid-i Ahmer, A'meş'den, o da İsmail b. Recâ'dan, o da Evs. b. Dam'ac'dan, o da Ebû Mes'ûd-u Ensârî'den naklen rivâyet etti, Ebû Mes'ûd Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ; Allah'ın kitabını en iyi okuyanları İmâm olur. Eğer okuma hususunda müsâvî iseler, sünneti en iyi bilenleri; sünnet hususunda da müsâvî iseler hicret itibârı ile en kıdemlileri; hicret hususunda da müsâvî iseler, islâmiyet'i kabulde en kıdemlileri İmâm olur. Sakın birinin hâkim olduğu yerde, başka biri ona İmâm olmasın! Ve hiç bir kimse başkasının evinde onun izni olmaksızın yaygısının üzerine oturmasın!» buyurdular. Saîd-i Eşecc, kendi rivâyetinde «silmen» (İslama giriş) yerine «sinnen» (yaşça) demişdir
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي خَالِدٍ، - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، - عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ رَجَاءٍ، عَنْ أَوْسِ بْنِ ضَمْعَجٍ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ الأَنْصَارِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَؤُمُّ الْقَوْمَ أَقْرَؤُهُمْ لِكِتَابِ اللَّهِ فَإِنْ كَانُوا فِي الْقِرَاءَةِ سَوَاءً فَأَعْلَمُهُمْ بِالسُّنَّةِ فَإِنْ كَانُوا فِي السُّنَّةِ سَوَاءً فَأَقْدَمُهُمْ هِجْرَةً فَإِنْ كَانُوا فِي الْهِجْرَةِ سَوَاءً فَأَقْدَمُهُمْ سِلْمًا وَلاَ يَؤُمَّنَّ الرَّجُلُ الرَّجُلَ فِي سُلْطَانِهِ وَلاَ يَقْعُدْ فِي بَيْتِهِ عَلَى تَكْرِمَتِهِ إِلاَّ بِإِذْنِهِ " . قَالَ الأَشَجُّ فِي رِوَايَتِهِ مَكَانَ سِلْمًا سِنًّا .
{….} Bize Ebu Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muâviye rivayet etti. H. Bize İshâk da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr ile Ebu Muâviye haber verdiler, H. Bize Eşecc dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Fudayl rivayet etti. H. Biae İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki) : Bize Süfyân rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi A'meş'den, bu isnâdla; bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ ح وَحَدَّثَنَا الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ .
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbntil- Müsennâ Dediki: Bize Muhammed b. Ca'fer, Şu'be'den, o da İsmail b. Recâ'dan naklen rivayet etti. Demiş ki: Ben, Evs b. Dam'aci şöyle derken işitdim: Ben Ebu Mes'ûd'u şunu söylerken dinledim: Bize Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Cemaata, Allah'ın kitabını en iyi okuyanları ve okuma hususunda en kıdemlileri imam olur. Eğer okumaları müsavi ise, onlara hicret hususunda en kıdemlileri, imam olsun! Hicret hususunda da müsavi iseler yaş'ça en büyükleri imom olsun! Sakın bir kimseye evinde ve idaresi altında bulunen yerde İmamlık yapma! Onun evinde yaygısı üzerine de oturma! Ancak sana izin verirse yahut onun izni ile oturursan, o başka!» buyurdular. İzah için buraya tıklayın
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ رَجَاءٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَوْسَ بْنَ ضَمْعَجٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا مَسْعُودٍ، يَقُولُ قَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَؤُمُّ الْقَوْمَ أَقْرَؤُهُمْ لِكِتَابِ اللَّهِ وَأَقْدَمُهُمْ قِرَاءَةً فَإِنْ كَانَتْ قِرَاءَتُهُمْ سَوَاءً فَلْيَؤُمَّهُمْ أَقْدَمُهُمْ هِجْرَةً فَإِنْ كَانُوا فِي الْهِجْرَةِ سَوَاءً فَلْيَؤُمَّهُمْ أَكْبَرُهُمْ سِنًّا وَلاَ تَؤُمَّنَّ الرَّجُلَ فِي أَهْلِهِ وَلاَ فِي سُلْطَانِهِ وَلاَ تَجْلِسْ عَلَى تَكْرِمَتِهِ فِي بَيْتِهِ إِلاَّ أَنْ يَأْذَنَ لَكَ أَوْ بِإِذْنِهِ " .