Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sünen-i İbn Mâce · 7. Bölüm
145 hadis, 5 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
25 hadis10 dk okuma
Sahih
İbn-İ Abbas (r.a.)'dan: Şöyle demiştir: Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resulallah! Kız kardeşim boynunda aralıksız iki ay (kefaret) oruç (borcu) bulunduğu halde Öldü. dedi. Efendimiz: — «Söyle bakayım. Eğer senin kızkardeşinin boynunda bir borç bulunmuş olsaydı sen o borcu ödiyecek miydin?» diye sordu. Kadın » — Evet ödiyecektim, dedi. Efendimiz: — «O halde Allah'ın hakkı, öncelikle ödenmesi gereken bir haktır.» buyurdu. Diğer tahric: bu hadisi Buhari, Müslim ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir AÇIKLAMA 1759’da
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُسْلِمٍ الْبَطِينِ، وَالْحَكَمِ، وَسَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، وَعَطَاءٍ، وَمُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أُخْتِي مَاتَتْ وَعَلَيْهَا صِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ قَالَ " أَرَأَيْتِ لَوْ كَانَ عَلَى أُخْتِكِ دَيْنٌ أَكُنْتِ تَقْضِينَهُ " . قَالَتْ بَلَى . قَالَ " فَحَقُّ اللَّهِ أَحَقُّ " .
Sahih
Büreyde bin Husayb (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Bir kadın Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Ya Resulallah! Annem üzerinde oruç borcu olduğu halde öldü. Ben ona bedel olarak oruç tutayım mı? diye sordu. Efendimiz; — »Evet» buyurdu. Diğer tahric: Ahmed, Müslim ve Ebu Davud
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أُمِّي مَاتَتْ وَعَلَيْهَا صَوْمٌ أَفَأَصُومُ عَنْهَا قَالَ " نَعَمْ " .
Daif
Atiyye b. Süfyan (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Sakif kabilesinin müslümanlığı kabul etmesi konusu için Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına giden heyetimizin bize anlattığına göre; heyet Ramazan ayı içinde Onun yanına varmışlar. O, hey'et için Mescid-i Nebevi'de bir çadır kurmuş; heyet müslüman olunca Ramazan ayının kalan kısmı oruç tutmuşlardır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki Muhammed bin İshak tedlisçidir ve bunu İsa bin Abdillah'tan an'ane ile rivayet etmiştir. İbnü'l-Medini: Ve İsa'dan yalnız kendisi rivayet etmiş. İsa bin Abdillah da meçhuldür, demiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ خَالِدٍ الْوَهْبِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ عِيسَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ عَطِيَّةَ بْنِ سُفْيَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ رَبِيعَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا وَفْدُنَا الَّذِينَ، قَدِمُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِإِسْلاَمِ ثَقِيفٍ . قَالَ وَقَدِمُوا عَلَيْهِ فِي رَمَضَانَ وَضَرَبَ عَلَيْهِمْ قُبَّةً فِي الْمَسْجِدِ فَلَمَّا أَسْلَمُوا صَامُوا مَا بَقِيَ عَلَيْهِمْ مِنَ الشَّهْرِ .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellrm) şöyle buyurdu, demiştir: «Eşi hazırken izni olmadan kadın. Ramazan ayı orucundan başka gün oruç tutamaz.» Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Müslim, Ebu Davud, Beyhaki ve Darimi de rivayet etmişlerdir AÇIKLAMA 1762’de
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لاَ تَصُومُ الْمَرْأَةُ وَزَوْجُهَا شَاهِدٌ يَوْمًا مِنْ غَيْرِ شَهْرِ رَمَضَانَ إِلاَّ بِإِذْنِهِ " .
Sahih
Ebu Said(-i Hudıi) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eşlerinin izni olmaksızın kadınları (nafile) oruç tutmaktan nehiy buyurmuştur. Not: Bunun isnadının Buhari'nin şartı üzerine sahih olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA (1761, 1762): ilk hadisi Buhari, Müslim, Ebu Davud, Beyhaki ve Darimi de rivayet etmişlerdir EI-Menhel yazarı şöyle der: Yani eşi, kadının bulundugu şehir veya köyde hazırken kadın nafile oruç tutamaz. Ancak kocası açıkca veya zımnen izin verirse, mesela, onun razı olduğunu bilirse oruç tutabilir. Hadis, kadının kocasının izni olmaksızın nafile oruç tutmasının haram olduğuna delalet ediyor. Çünkü kocanın ailevi ve insani hakkı kadına vacibtir. Nafile oruç, bu hakkı gölgeler. Cumhurun görüşü budur, Nevevi, el-Mühelleb şerhhinde : Arkadaşlarımızdan bir cemaat, Kadının kccasından izin almadan nafile oruç tutmasının mekruh oldugunu söylemişse de sahih olan kavil bunun haramlığıdır. Eger eşinin izni olmadan kadın nafile oruç tutarsa, tuttuğu oruç sahih ise de haram işlemiş olur. Bu oruç, gasb edilmiş evde namaz kılmak gibidir, demiştir. Hadisten anlaşılıyor ki, eşi hazır olmayan kadın nafile oruç tutabilir. Bu hususta ihtilaf yoktur Ramazan orucuna gelince, eşinin iznini almadan kadın oruç tutar. Çünkü vaktinde tutulması farz olan bir oruçtur. Diğer taraftan Ramazan'da kocası da oruçlu olduğu için beşeri hak ve ihtiyacının gölgelenmesi sö'z konusu değildir. Belirli günlerde tutulması adanan adak oruç da Ramazan orucu hükmündedir. Çünkü o oruç günüdür, vaktinde tutulması gerekir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ النِّسَاءَ أَنْ يَصُمْنَ إِلاَّ بِإِذْنِ أَزْوَاجِهِنَّ .
Very Daif
Atşe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Adam bir kavme misafirliğe gittiği zaman, ancak onların izniyle oruç tutabilir.» Not: Bu hadisi Tirmizi de rivayet etmiştir Tirmizi'nin senedi notta gösterilmiştir. Tirmizi: Bu hadis münkerdir. Bunu Hişam'dan herhangi bir sika'nın rivayet ettiğini bilemiyoruz. Musa bin Davud. Ebu Bekir el-Medini'den, o da Hişam'dan rivayet etmiştir. Bu Ebu Bekir, hadis ehli yanında zayıftır, demiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى الأَزْدِيُّ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ دَاوُدَ، وَخَالِدُ بْنُ أَبِي يَزِيدَ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ الْمَدَنِيُّ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِذَا نَزَلَ الرَّجُلُ بِقَوْمٍ فَلاَ يَصُومُ إِلاَّ بِإِذْنِهِمْ " .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Şükür eden oruçsuz, sabreden nafile oruçlu mevkiindedir.» AÇIKLAMA 1765’de
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْنٍ، عَنْ أَبِيهِ، وَعَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الأُمَوِيِّ، عَنْ مَعْنِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ حَنْظَلَةَ بْنِ عَلِيٍّ الأَسْلَمِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ قَالَ " الطَّاعِمُ الشَّاكِرُ بِمَنْزِلَةِ الصَّائِمِ الصَّابِرِ " .
Sahih
Nebi (Şallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından Sinan bin Senne el-Eslemi (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Şükreden oruçsuz'a, Sabreden nafile oruçlunun sevabının misli vardır.» Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun isnadı sahih olup ricali mevsuk zatlardır. İbn-i Mace yanında Sinan bin Senne (r.a.)'ın bundan başka hadisi yoktur. Müellifin süneni müstesna. Kütüb-i Sitte de Sinan (r.a.)'ın hiç bir hadisi yoktur
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّقِّيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي حُرَّةَ، عَنْ عَمِّهِ، حَكِيمِ بْنِ أَبِي حُرَّةَ عَنْ سِنَانِ بْنِ سَنَّةَ الأَسْلَمِيِّ، صَاحِبِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الطَّاعِمُ الشَّاكِرُ لَهُ مِثْلُ أَجْرِ الصَّائِمِ الصَّابِرِ " .
Sahih
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Bir yıl (Kadir gecesini aramak için) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Ramazan'ın ortasındaki on gece (gündüzleri ile beraber) itikaf ettik. Resulullah (Yirminci günün sabahı itikaf yerinden çıkarak bize): «(Uykuda) bana Kadir gecesi (nin tüm alametleri) gösterildi. Sonra unutturuldu. Sizler Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününün tek gecelerinde arayınız.» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Malik, Ebu Davud ve Nesai de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ اعْتَكَفْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الْعَشْرَ الأَوْسَطَ مِنْ رَمَضَانَ فَقَالَ " إِنِّي أُرِيتُ لَيْلَةَ الْقَدْرِ فَأُنْسِيتُهَا فَالْتَمِسُوهَا فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ فِي الْوَتْرِ " .
Sahih
Aişe (r.a.)'dan: Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazan'ın son on gününde ibadetler hususunda başka zaman göstermediği ciddi bir çalışma (ve üstün gayreti) gösterirdi. Diğer tahric: Bu hadisi Müslim, Tirmizi ve Ahmed de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، وَأَبُو إِسْحَاقَ الْهَرَوِيُّ إِبْرَاهِيمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَاتِمٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ النَّخَعِيِّ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَجْتَهِدُ فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ مَا لاَ يَجْتَهِدُ فِي غَيْرِهِ .
Sahih
Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Ramazan'ın son on günü girince Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gecesini ihya eder, (ibadet hususunda) ciddi bir çalışmaya girer ve aile fertlerini (ibadet için) uyandırırdı. Diğer tahric: Bu hadisi Tirmizi hariç Kütüb-i Sitte sahipleri ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ الزُّهْرِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ عُبَيْدِ بْنِ نِسْطَاسٍ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا دَخَلَتِ الْعَشْرُ أَحْيَا اللَّيْلَ وَشَدَّ الْمِئْزَرَ وَأَيْقَظَ أَهْلَهُ .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her yıl (Ramazan ayında) on gün itikaf ederdi. Vefat edeceği yıl olunca (Ramazan ayında) yirmi gün itikaf etti ve her yıl (Ramazan ayınca Cebrail aleyhissslam tarafından) O'na Kur'an bir defa arzedilirdi. Vefat edeceği yıl olunca O'na iki defa arzedildi. Diğer tahric: Bu hadisi Tirmizi hariç Kütüb-i Sitte sahipleri, Darimi ve Beyhaki rivayet etti. AÇIKLAMA 1770’de
حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ أَبِي حُصَيْنٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَعْتَكِفُ كُلَّ عَامٍ عَشْرَةَ أَيَّامٍ فَلَمَّا كَانَ الْعَامُ الَّذِي قُبِضَ فِيهِ اعْتَكَفَ عِشْرِينَ يَوْمًا وَكَانَ يُعْرَضُ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ فِي كُلِّ عَامٍ مَرَّةً فَلَمَّا كَانَ الْعَامُ الَّذِي قُبِضَ فِيهِ عُرِضَ عَلَيْهِ مَرَّتَيْنِ .
Sahih
Ubeyy bin Ka'b (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (her yıl) Ramazan'ın son on günü itikaf ederdi. Bir yıl (Ramazan'da) sefere çıktı. Gelecek yıl olunca (Ramazan'da) yirmi gün itikaf etti. Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. Tirmizi de bunun benzerini rivayet etti
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَعْتَكِفُ الْعَشْرَ الأَوَاخِرَ مِنْ رَمَضَانَ فَسَافَرَ عَامًا فَلَمَّا كَانَ مِنَ الْعَامِ الْمُقْبِلِ اعْتَكَفَ عِشْرِينَ يَوْمًا .
Sahih
Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) itikaf etmek İstediği zaman sabah namazını kılar, sonra itikaf etmek istediği (Mesciddeki yere) giderdi. (Bir yıl) Ramazanın son on günü İtikaf etmek istedi. Emir buyurdu. Kendisi için (Mescid içinde) bir çadır kuruldu. Sonra Aişe (r.anha) bir çadır getirilmesini emretti. Ona da bir çadır kuruldu. Hafsa (r.anha) da bir çadırın getirilmesini emretti. Onun için de bir çadır kuruldu. Zeyneb (r.anha), Aişe İle Hafsa (r.anhuma)'nın çadırlarını görünce O da bir çadırın kurulmasını emretti. Onun için de kuruldu. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu durumu görünce (muhterem üç hanımına hitaben): «Siz hayır ve takva mı istiyorsunuz?» buyurdu. Ve (O yıl) Ramazan da itikaf etmedi. Şevval'de on gün itikaf etti. Diğer tahric. Bu hadisi, Tirmizi hariç Kütüb-i Sitte sahipleri ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَعْلَى بْنُ عُبَيْدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا أَرَادَ أَنْ يَعْتَكِفَ صَلَّى الصُّبْحَ ثُمَّ دَخَلَ الْمَكَانَ الَّذِي يُرِيدُ أَنْ يَعْتَكِفَ فِيهِ فَأَرَادَ أَنْ يَعْتَكِفَ الْعَشْرَ الأَوَاخِرَ مِنْ رَمَضَانَ فَأَمَرَ فَضُرِبَ لَهُ خِبَاءٌ فَأَمَرَتْ عَائِشَةُ بِخِبَاءٍ فَضُرِبَ لَهَا وَأَمَرَتْ حَفْصَةُ بِخِبَاءٍ فَضُرِبَ لَهَا فَلَمَّا رَأَتْ زَيْنَبُ خِبَاءَهُمَا أَمَرَتْ بِخِبَاءٍ فَضُرِبَ لَهَا فَلَمَّا رَأَى ذَلِكَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " آلْبِرَّ تُرِدْنَ " . فَلَمْ يَعْتَكِفْ فِي رَمَضَانَ وَاعْتَكَفَ عَشْرًا مِنْ شَوَّالٍ .
Sahih
Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Üzerinde, cahiliyyet (zamanın) da nezretmiş olduğu bir gecelik itikaf borcu vardı. (Bu durumu) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sormuş ve Nebi, itikaf (borcunun) ifasını O'na emretmiştir. Diğer tahric. Buhari, Müslim ve Ebu Davud da bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مُوسَى الْخَطْمِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ عَلَيْهِ نَذْرُ لَيْلَةٍ فِي الْجَاهِلِيَّةِ يَعْتَكِفُهَا فَسَأَلَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَأَمَرَهُ أَنْ يَعْتَكِفَ .
Sahih
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan: Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazan'ın son on gecesi itikaf ederdi. (Ravi) Nafi' demiştir ki: Abdullah bin Ömer (r.a.) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in itikaf ettiği (Mesciddeki yeri bana gösterdi. Diğer tahric. Müslim, Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1774’te)
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَنْبَأَنَا يُونُسُ، أَنَّ نَافِعًا، حَدَّثَهُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَعْتَكِفُ الْعَشْرَ الأَوَاخِرَ مِنْ رَمَضَانَ . قَالَ نَافِعٌ وَقَدْ أَرَانِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْمَكَانَ الَّذِي كَانَ يَعْتَكِفُ فِيهِ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Daif
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) itikaf edeceği zaman Onun yaygısı (Mescid'deki) tevbe sütununun arkasına atılırdı veya yatağı oraya koyulurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih ve ricali sika zatlardır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا نُعَيْمُ بْنُ حَمَّادٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ عِيسَى بْنِ عُمَرَ بْنِ مُوسَى، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ كَانَ إِذَا اعْتَكَفَ طُرِحَ لَهُ فِرَاشُهُ - أَوْ يُوضَعُ لَهُ سَرِيرُهُ وَرَاءَ أُصْطُوَانَةِ التَّوْبَةِ .
Sahih
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (Mescid'de keçeden yapılmış) bir Türk çadırında itikaf etti. Çadırın kapı yerinde bir hasır parçası vardı. Ebu Said demiştir ki: Resulullah bu hasırı eliyle aldı ve çadırın bir tarafına koydu. Sonra başını çadırdan dışarı çıkardı ve (Mescidde bulunan) cemaata hitap etti. Diğer tahric: Müslim bu hadisi uzun bir metin halinde rivayet etmiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الصَّنْعَانِيُّ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنِي عُمَارَةُ بْنُ غَزِيَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ اعْتَكَفَ فِي قُبَّةٍ تُرْكِيَّةٍ عَلَى سُدَّتِهَا قِطْعَةُ حَصِيرٍ . قَالَ فَأَخَذَ الْحَصِيرَ بِيَدِهِ فَنَحَّاهَا فِي نَاحِيَةِ الْقُبَّةِ ثُمَّ أَطْلَعَ رَأْسَهُ فَكَلَّمَ النَّاسَ .
Sahih
Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Ben (Mescid'de itikafta iken) odamda hasta bulunduğu halde (kaza-ı) hacet için girerdim de hastanın halini sadece yanından geçerek sorardım. Aişe (r.anha) demiştir ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (ev halkı ile beraber) itikafta oldukları zaman odasına yalnız (kaza-ı hacet) için girerdi. Diğer tahric: Bu hadisi Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Malik de rivayet etmişlerdir.Ancak oralardaki rivayetlerde Aişe (r.anha)'nın kendi durumunu belirten hadisin baş kısmına rastlamadım. AÇIKLAMA 1777’de
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، وَعَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ عَائِشَةَ، قَالَتْ إِنْ كُنْتُ لأَدْخُلُ الْبَيْتَ لِلْحَاجَةِ وَالْمَرِيضُ فِيهِ فَمَا أَسْأَلُ عَنْهُ إِلاَّ وَأَنَا مَارَّةٌ . قَالَتْ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاَ يَدْخُلُ الْبَيْتَ إِلاَّ لِحَاجَةٍ إِذَا كَانُوا مُعْتَكِفِينَ .
Mawdu
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İtikaftaki kimse, cenazeyi takip eder ve hastayı ziyaret eder.» Not: Zevaid'de şöyle söylenmiştir: Bunun senedi zayıftır. Çünkü ravilerden Abdülhalık, Anbese ve el-Heyyac zayıftırlar. Ayrıca bu hadis, kendisinden daha kuvvetli olan: «Nebi (s.a.v.) itikafta iken odasına ancak (kaza-i) hiicet için girerdi.» mealindeki (1776 nolu) hadise ters düşmüş durumdadır
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنْصُورٍ أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا الْهَيَّاجُ الْخُرَاسَانِيُّ، حَدَّثَنَا عَنْبَسَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَبْدِ الْخَالِقِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الْمُعْتَكِفُ يَتْبَعُ الْجِنَازَةَ وَيَعُودُ الْمَرِيضَ " .
Sahih
Aişe (r.anha)'dan: Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) itikafta iken (hücremin kapısından) başını bana yaklaştırırdı. Ben de hücrem içinde ve hayızlı iken O da mescid içinde olduğu halde (bana yaklaştırdığı) başını yıkardım, saçını da tarardım. Diğer tahric. Kütüb-i Sitte sahipleri, Ahmed ve Beyhaki bunu bir birine yakın sözlerle rivayet etmişlerdir. HADİSTEN ÇIKARILAN HÜKÜMLER: 1- Mu'tekif mescidden ayrılmamalıdır. 2- Mu'tekif'in vücüdunun bir kısmı mescidin dışına çıksa zarar vermez. Çünkü Peygamber (s.a.v.) Mescid-i Nebevi'yeye açılan Aişe (r.anha)'nın hücresinin kapısının yanında durup mübarek başını kapıdan hücreye dogru uzatmıştır. 3- Mu'tekif başını yıkar, saçlarını tarar ve bu işleri başkasına yaptırabilir. EI-Menhel yazarı: Tıraş olmak, koltuk altı kıllarını yolmak, tırnak kesmek ve bedeni temizlemek hükmü de budur, demiştir. Hattabi: Hayız halindeki kadının bedeninin temiz olduğu ve bir eve girmemek için yemin eden bir kimsenin, vücüdu dışarıda oldugu halde yalnız başını o eve sokmakla yeminini bozmuş olmadığı bu hadisten anlaşılır, demiştir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُدْنِي إِلَىَّ رَأْسَهُ وَهُوَ مُجَاوِرٌ فَأَغْسِلُهُ وَأُرَجِّلُهُ وَأَنَا فِي حُجْرَتِي وَأَنَا حَائِضٌ وَهُوَ فِي الْمَسْجِدِ .
Sahih
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Safiye bint-i Huyey (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazan ayının son on gecesinde Mescidi Nebevide itikafta iken kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ziyaret etmek üzere yanına gelmiş ve yanında yatsıdan sonra bir saat kadar konuştuktan sonra evine dönmek üzere ayağa kalkmış. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de Onu evine geçirmek için Onunla beraber kalkmış. Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme (r.anha)'nın odasının yanındaki Mescid kapısının yanına ulaştığı zaman Ensar'dan iki adam onların yanından geçmişler ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e selam verdikten sonra hızlı geçmişler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: «Hızlı gitmeyiniz. Demin yürüdüğünüz gibi yürüyün. Yanımdaki kadın (zevcem) Safiyye bint-i Huyey'dir.» buyurmuş. Adamlar: Ya Resulallah! Biz Allah'ı (Resulünün uygunsuz bir harekette bulunmasından) tenzih ederiz, dediler. Ve Nebi'in yanındaki kadının kimliğini açıklamak ihtiyacını duyması onlara ağır geldi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şeytan, adem oğlun (un vücudun) dan kanın dolaştığı her yerde dolaşır. Ben (temiz kalplerinize) şeytan'ın (kötü) bir şüphe atmasından korktum.» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai, Ahmed ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ عُمَرَ بْنِ مُوسَى بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْمَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ حُيَىٍّ، زَوْجِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهَا جَاءَتْ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَزُورُهُ وَهُوَ مُعْتَكِفٌ فِي الْمَسْجِدِ فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ مِنْ شَهْرِ رَمَضَانَ فَتَحَدَّثَتْ عِنْدَهُ سَاعَةً مِنَ الْعِشَاءِ ثُمَّ قَامَتْ تَنْقَلِبُ فَقَامَ مَعَهَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقْلِبُهَا حَتَّى إِذَا بَلَغَتْ بَابَ الْمَسْجِدِ الَّذِي كَانَ عِنْدَ مَسْكَنِ أُمِّ سَلَمَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِهِمَا رَجُلاَنِ مِنَ الأَنْصَارِ فَسَلَّمَا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثُمَّ نَفَذَا فَقَالَ لَهُمَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " عَلَى رِسْلِكُمَا إِنَّهَا صَفِيَّةُ بِنْتُ حُيَىٍّ " . قَالاَ سُبْحَانَ اللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَكَبُرَ عَلَيْهِمَا ذَلِكَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ الشَّيْطَانَ يَجْرِي مِنِ ابْنِ آدَمَ مَجْرَى الدَّمِ وَإِنِّي خَشِيتُ أَنْ يَقْذِفَ فِي قُلُوبِكُمَا شَيْئًا " .
Sahih
Aişe (r.a.anha)'dan; Şöyle demiştir: Bir defa Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcelerinden birisi Onunla beraber itikaf etti ve (hayız günlerinden başka günlerdeki bu itikafı esnasında akan kanında) kırmızılık ve sarılık görürdü. Bazen (kanının akmasından dolayı) altına leğen koyardı. Diğer tahric: Buhari, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ عِكْرِمَةَ، قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ اعْتَكَفَتْ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ امْرَأَةٌ مِنْ نِسَائِهِ فَكَانَتْ تَرَى الْحُمْرَةَ وَالصُّفْرَةَ فَرُبَّمَا وَضَعَتْ تَحْتَهَا الطَّسْتَ .
Daif
İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mu'tekif hakkında şöyle buyurdu, demiştir: «İtikaf günahları hapseder (= engeller) ve tüm iyilikleri işleyen gibi Ona iyilikler yazılır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir. 'Bunun senedi zayıftır. Çünkü ravi Ferkad bin Yakup es-Sabahi el-Basri el-Haik zayıftır.' Sindi de, Yahya bin Said'in Farkad es-Sabahi hakkında konuştuğunun ve halk'ın ondan rivayette bulunduğunun Tirmizi'nin sünenindeki Hac kitabının sonunda bildirildiğini söylemiştir
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْكَرِيمِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أُمَيَّةَ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ مُوسَى الْبُخَارِيُّ، عَنْ عَبِيدَةَ الْعَمِّيِّ، عَنْ فَرْقَدٍ السَّبَخِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ فِي الْمُعْتَكِفِ " هُوَ يَعْكِفُ الذُّنُوبَ وَيُجْرَى لَهُ مِنَ الْحَسَنَاتِ كَعَامِلِ الْحَسَنَاتِ كُلِّهَا " .
Mawdu
Ebu Ümame (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Kim sevabını Allah'tan umarak (ve sırf O'nun rızası için) Ramazan ve Kurban bayramının iki gecesini ibadetle ihya ederse kalblerin öldüğü gün Onun kalbi ölmiyecektir.» Not: Ravi Bakiyye tediis ettiği için bu hadisin senedinin zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ الْمَرَّارُ بْنُ حَمُّويَهْ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ بْنُ الْوَلِيدِ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَنْ قَامَ لَيْلَتَىِ الْعِيدَيْنِ لِلَّهِ مُحْتَسِبًا لَمْ يَمُتْ قَلْبُهُ يَوْمَ تَمُوتُ الْقُلُوبُ " .