Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sünen-i İbn Mâce · 7. Bölüm
145 hadis, 5 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
30 hadis9 dk okuma
Very Daif
Enes bin Malik (r.a.)'den: şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nefsine zarar gelmesinden korkan hamile kadın ve çocuğuna zarar gelmesinden korkan emzikli kadın için Ramazan orucunu tutmama ruhsatını vermiştir
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ بْنُ بَدْرٍ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ رَخَّصَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِلْحُبْلَى الَّتِي تَخَافُ عَلَى نَفْسِهَا أَنْ تُفْطِرَ وَلِلْمُرْضِعِ الَّتِي تَخَافُ عَلَى وَلَدِهَا .
Sahih
Ebu Seleme r.a. dediki Aişe (r.anha)'dan işittim dediki: Şüphesiz üzerimde Ramazan ayına ait oruç (borç) um olurdu ve Şa'ban ayı gelinceye kadar Onu kaza etmezdim. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، وَعَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ: سَمِعْتُ عَائِشَةَ تَقُولُ: إِنْ كَانَ لَيَكُونُ عَلَىَّ الصِّيَامُ مِنْ شَهْرِ رَمَضَانَ فَمَا أَقْضِيهِ حَتَّى يَجِيءَ شَعْبَانُ .
Hasan
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Biz, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanındayken (Ramazan ayında) aybaşı adetini görürdük. (Temizlendikten) sonra bize (tutmadığımız günler sayısınca) orucu kaza etmemizi emrederdi. Diğer tahric: Tirmizi de bu hadisi rivayet ederek hasen olduğunu söylemiştir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ عُبَيْدَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: كُنَّا نَحِيضُ عِنْدَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَيَأْمُرُنَا بِقَضَاءِ الصَّوْمِ .
Sahih
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den: Şöyle demiştir: Bir adam. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek; Helak oldum, dedi. Efendimiz: (Seni helak eden nedir?) diye sordu. Adam : Ramazanda (gündüz) eşimle cinsi münâsebette bulundum, dedi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : (Bir köle azâd et) buyurdu. Adam: Bulamam, dedi. Efendimiz; (Üstüste iki ay oruç tut) buyurdu. Adam : Gücüm yetmez, dedi. Efendimiz: (Altmış yoksula yemek yedir. ) buyurdu. Adam : Bulamam, dedi. Efendimiz: (Otur) buyurdu. Adam da oturdu. Adam oturup beklerken arak denilen bir sepet hurma getirildi. Efendimiz ona: (Git bu hurmayı sadaka olarak dağıt) buyurdu. Adam: Yâ Resûlallah! Seni hak (din) ile gönderen Allah'a yemin ederim ki Medine'nin kara taşlı iki dağı arasında ailemizden daha muhtaç bir ev halkı yoktur, dedi. Efendimiz (Ona) : (Peki git bunu aile fertlerine yedir) buyurdu. ... Müellif bu hadisi Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den merfu olarak ikinci bir senedle de rivâyet etmiştir. Bunda şu ilâve vardır: Ve Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) adama: (Ve o gün yerine bir gün oruç tut. ) buyurdu
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: أَتَى النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَجُلٌ فَقَالَ هَلَكْتُ . قَالَ: " وَمَا أَهْلَكَكَ؟ " . قَالَ: وَقَعْتُ عَلَى امْرَأَتِي فِي رَمَضَانَ . فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَعْتِقْ رَقَبَةً " . قَالَ: لاَ أَجِدُهَا . قَالَ: " صُمْ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ " . قَالَ: لاَ أُطِيقُ . قَالَ: " أَطْعِمْ سِتِّينَ مِسْكِينًا " . قَالَ: لاَ أَجِدُ . قَالَ: " اجْلِسْ " . فَجَلَسَ فَبَيْنَمَا هُوَ كَذَلِكَ إِذْ أُتِيَ بِمِكْتَلٍ يُدْعَى الْعَرَقَ فَقَالَ: " اذْهَبْ فَتَصَدَّقْ بِهِ " قَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ مَا بَيْنَ لاَبَتَيْهَا أَهْلُ بَيْتٍ أَحْوَجُ إِلَيْهِ مِنَّا . قَالَ: " فَانْطَلِقْ فَأَطْعِمْهُ عِيَالَكَ " . حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِذَلِكَ فَقَالَ: " وَصُمْ يَوْمًا مَكَانَهُ " .
Daif
Not: وصم يوماً مكانه ilavesi hakkında Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu ilaveyi Kütüb-i Sitte sahiplerinden yalnız İbn-i Mace rivayet etmiştir. Bu ilavenin bulunduğu seneddeki Abdül-Cebbar bin Ömer zayıftır. İbn-i Main, Ebu Davüd ve Tirmizi Onu zayıf saymışlardır. Buhari de: Onun yanında münker hadisler bulunur, demiştir. Nesai de: O, sika değildir, demiştir. Darekutni de Onun terkediIdiğini söylemiş ve İbn-i Yunus: Onun• hadisinri münkerdir. demiştir. İbn-i Sa'd da: O sikaydı, demiştir. Ebu Hureyre (r.a.)'den merfu' olarak rivayet edilen (1672 nolu) hadiste: «Ruhsatsız olarak Ramazan'dan bir gün oruç bozan bir kimseye yıl boyunca tuttuğu oruç kafi değildir.» buyurulmuştur. Yukarıdaki ilave bu hadise aykırıdır. Diğer tahric: Kütüb-i Sitte sahipIeri, Ahmed, Malik ve Beyhaki de bu hadisi rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنِ ابْنِ الْمُطَوِّسِ، عَنْ أَبِيهِ الْمُطَوِّسِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ أَفْطَرَ يَوْمًا مِنْ رَمَضَانَ مِنْ غَيْرِ رُخْصَةٍ لَمْ يُجْزِهِ صِيَامُ الدَّهْرِ " .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim oruçluyken unutarak (bir şey) yerse, orucunu tamamlasın (devam etsin). Çünkü Ona Allah yedirmiş, içirmiştir.» Diğer tahric: Kütüb-i Sitte sahipleri, Hakim, İbn-i Huzeyme, Darimi Darekutni, ve Beyhaki, müteaddit senedIerle ve birbirine yakın lafızlarla bunu rivayet etmişler; Tirmizi hadisin Hasen - Sahih olduğunu söylemiştir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عَوْفٍ، عَنْ خِلاَسٍ، وَمُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ أَكَلَ نَاسِيًا وَهُوَ صَائِمٌ فَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ فَإِنَّمَا أَطْعَمَهُ اللَّهُ وَسَقَاهُ " .
Sahih
Esma' bint-i Ebi Bekir (r.anha)'dan: Şöyle demiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayattayken bir bulutlu günde biz iftarımızı açtık. Sonra da güneş doğdu. (Ravi Ebu Usame demiştir ki:) Ben, Hişam'a: İftarını açanlar, o günkü orucunu kaza etmekle emredildiler (mi?), dedim. Hişam: Kaza etmekten kaçış yoktur, dedi. Diğer tahric: Buhari, Ebu Davud, .Beyhaki ve Darekutni de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ الْمُنْذِرِ، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ، قَالَتْ: أَفْطَرْنَا عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي يَوْمِ غَيْمٍ ثُمَّ طَلَعَتِ الشَّمْسُ . قُلْتُ لِهِشَامٍ: أُمِرُوا بِالْقَضَاءِ؟ قَالَ: لاَ بُدَّ مِنْ ذَلِكَ .
Daif
Fadale bin Ubeyd el-Ensari (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nafile oruç tutmayı itiyad haline getirdiği bir günde onların yanına çıkmış da bir kap (su) istemiş ve içmiştir. Ravi Fadale (r.a.) : Biz: Ya Resulallah! Bu günü oruçla geçirdin, dedik. Buyurdu ki: «Evet, Velakin ben kustum.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Muhammed bin İshak tedlisçidir ve an'ane ile rivayet etmiştir. Ravi Ebu Merzuk'unda ismi bilinmez ve Fedale (r.a.)'den hadis işitmemiştir. Bu sebeple hadiste zayıflık ve inkıta' vardır
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَعْلَى، وَمُحَمَّدُ، ابْنَا عُبَيْدٍ الطَّنَافِسِيِّ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ أَبِي مَرْزُوقٍ، قَالَ: سَمِعْتُ فَضَالَةَ بْنَ عُبَيْدٍ الأَنْصَارِيَّ، يُحَدِّثُ أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خَرَجَ عَلَيْهِمْ فِي يَوْمٍ كَانَ يَصُومُهُ فَدَعَا بِإِنَاءٍ فَشَرِبَ فَقُلْنَا: يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا يَوْمٌ كُنْتَ تَصُومُهُ . قَالَ: " أَجَلْ. وَلَكِنِّي قِئْتُ " .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir; «İradesi dışında kusan oruçluya kaza gerekmez. Kendini kusturana kaza gerekir.»
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْكَرِيمِ، حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحَسَنِ بْنِ سُلَيْمَانَ أَبُو الشَّعْثَاءِ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، جَمِيعًا عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ: " مَنْ ذَرَعَهُ الْقَىْءُ فَلاَ قَضَاءَ عَلَيْهِ وَمَنِ اسْتَقَاءَ فَعَلَيْهِ الْقَضَاءُ " .
Daif
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Oruçlunun hayırlı hasletlerinden birisi, misvak (kullanması) dır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi Mücalid zayıftır. Lakin Buhari, Ebu Davud ve Tirmizi'nin rivayet ettikleri Amir bin Rabia'nın hadIsi bu hadis için şahid durumundadır
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْمَاعِيلَ الْمُؤَدِّبُ، عَنْ مُجَالِدٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مِنْ خَيْرِ خِصَالِ الصَّائِمِ السِّوَاكُ " .
Sahih
Aişe (radiyallahu anha)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçluyken gözüne sürme sürmüştür. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin isnadı zayıftır. Çünkü ravi Zübeydi zayıftır. Onun adının Said bin Abdü'l-Cebbar olduğunu Ebu Bekir bin Ebi Davud beyan etmiştir
حَدَّثَنَا أَبُو التَّقِيِّ، هِشَامُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ الْحِمْصِيُّ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، حَدَّثَنَا الزُّبَيْدِيُّ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتِ: اكْتَحَلَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ صَائِمٌ .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Hacamat edenin ve hacamet olanın orucu bozulur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ebu Hureyre (r.a.)'ın hadisinin senedi münkati' dır. Ebu Hatim: Abdullah bin Bişr'in el•A'meş'ten hadis işitmesi sabit olmamıştır, Abdullah, el-A'meş'ten hadis rivayet ettiğinde ancak şöyle söylüyor: Ebu Bekir bin Ayyaş, el-A'meş'ten bana yazmıştır ki;"" demiştir, AÇIKLAMA 1682’de
حَدَّثَنَا أَيُّوبُ بْنُ مُحَمَّدٍ الرَّقِّيُّ، وَدَاوُدُ بْنُ رُشَيْدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُعَمَّرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بِشْرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَفْطَرَ الْحَاجِمُ وَالْمَحْجُومُ " .
Sahih
Sevban (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Hacamat edenin ve hacamet olanın orucu bozulur.» Diğer tahric: Ebu Davud, Ahmed, Nesai, İbn-i Hibban, Tahavi ve Darimi de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1682’de
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ السُّلَمِيُّ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، أَنْبَأَنَا شَيْبَانُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي أَبُو قِلاَبَةَ، أَنَّ أَبَا أَسْمَاءَ، حَدَّثَهُ عَنْ ثَوْبَانَ، قَالَ: سَمِعْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ: " أَفْطَرَ الْحَاجِمُ وَالْمَحْجُومُ " .
Sahih
Şeddad bin Evs (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Ramazan ayından onsekiz gece geçtikten sonra bir gün kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Baki'da yürürken Efendimiz hacamet olan bir adam'a rastlamış ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hacamat edenin ve hacamat olanın orucu bozulur.» buyurmuştur. Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai, İbn-i Hibban ve Hakim de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1682’de
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ السُّلَمِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، قَالَ أَنْبَأَنَا شَيْبَانُ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ شَدَّادَ بْنَ أَوْسٍ بَيْنَمَا هُوَ يَمْشِي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِالْبَقِيعِ. فَمَرَّ عَلَى رَجُلٍ يَحْتَجِمُ بَعْدَ مَا مَضَى مِنَ الشَّهْرِ ثَمَانِي عَشْرَةَ لَيْلَةً. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَفْطَرَ الْحَاجِمُ وَالْمَحْجُومُ " .
Daif
Abdullah bin Abbas (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçlu ve ihramdayken hacamat oldu. Diğer tahric: Ebu Davud, Tirmizi, Tahavi ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ مِقْسَمٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: احْتَجَمَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ صَائِمٌ مُحْرِمٌ .
Sahih
Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruç ayında (eşini gündüz) öperdi. Diğer tahric: Tirmizi ve Ebu Davud da rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1685’te
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْجَرَّاحِ، قَالاَ: حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ زِيَادِ بْنِ عِلاَقَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُقَبِّلُ فِي شَهْرِ الصَّوْمِ .
Sahih
Aişe (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçluyken (eşini) öperdi. Ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nefsine hakim olduğu gibi hanginiz nefsinize hakim olabilir? Diğer tahric: (benzerini) Nesai hariç diğer Kütüb-i Sitte sahipleri rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1685’te
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُقَبِّلُ وَهُوَ صَائِمٌ. وَأَيُّكُمْ يَمْلِكُ إِرْبَهُ كَمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَمْلِكُ إِرْبَهُ؟
Sahih
Hafsa (r.a.a)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçluyken (eşini) öperdi
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ شُتَيْرِ بْنِ شَكَلٍ، عَنْ حَفْصَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُقَبِّلُ وَهُوَ صَائِمٌ .
Very Daif
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in mevlası Meymune (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Oruçluyken oruçlu eşini öpen adamın durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e soruldu. Buyurdu ki : «İkisinin orucu bozulmuş olur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Hadisin isnadı zayıftır. Çünkü Zeyd bin Cübeyr'in ve Şeyhi Ebu Yezid ed-Dinni'nin zayıflığı üzerinde alimlerin ittifakı vardır. Et-Takrib'de de Ebu Yezid ed-Dinni'nin meçhul olduğu nakledilmiştir. Ez-Zübeyri de : Bu hadis münke•rdir ve Ebu Yezid meçhuldür, demiştir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ دُكَيْنٍ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ أَبِي يَزِيدَ الضِّنِّيِّ، عَنْ مَيْمُونَةَ، مَوْلاَةِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَتْ: سُئِلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ رَجُلٍ قَبَّلَ امْرَأَتَهُ وَهُمَا صَائِمَانِ قَالَ: " قَدْ أَفْطَرَا " .
Sahih
İbrahim (en-Nehai)'den rivayet edildiğine göre el-Esved (bin Yezid) ve Mesruk, Aişe (r.anha)'nın yanına vararak: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçluyken mübaşeret eder miydi? diye sormuşlar; Aişe (r.anha): Yapardı ve nefsine en hakim olanınızdı, demiştir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ دَخَلَ الأَسْوَدُ وَمَسْرُوقٌ عَلَى عَائِشَةَ فَقَالاَ أَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُبَاشِرُ وَهُوَ صَائِمٌ قَالَتْ كَانَ يَفْعَلُ وَكَانَ أَمْلَكَكُمْ لإِرْبِهِ .
Sahih
Abdullah bin AbbAs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Mübaşeret hakkında yaşlı oruçluya ruhsat verilmiş, genç oruçluya da mekruh sayılmıştır. Zevaid de: Bu hadis’in isnadı Muhammed bin Halid nedeni ile zayıftır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَالِدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: رُخِّصَ لِلْكَبِيرِ الصَّائِمِ فِي الْمُبَاشَرَةِ وَكُرِهَ لِلشَّابِّ .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir; Yalan söylemeyi, cahilce davranmayı ve bununla amel etmeyi bırakmayan (oruçlu) kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah'ın İhtiyacı yoktur. (Buna kıymet vermez.) Buhari, Tirmizi, Ebu Davud Nesai, Ahmed ve Beyhaki bu Hadisi rivayet etmişlerdir. Diğer tahric: Müslim'den başka Kütüb-i Sitte sahipleri, Ahmed ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ، وَالْجَهْلَ، وَالْعَمَلَ بِهِ، فَلاَ حَاجَةَ لِلَّهِ فِي أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ " .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine güre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Nice oruçlu vardır ki; orucundan kendisine aç kalmaktan başka bir şey yoktur. Ve gece namazına nice kalkan vardır ki kalkışın'dan kendisine uykusuzluktan başka hiç bir şey hasıl olmaz.» Not: Bunun senedinin zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " رُبَّ صَائِمٍ لَيْسَ لَهُ مِنْ صِيَامِهِ إِلاَّ الْجُوعُ. وَرُبَّ قَائِمٍ لَيْسَ لَهُ مِنْ قِيَامِهِ إِلاَّ السَّهَرُ " .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Birinizin oruç günü olduğu zaman sakın çirkin söz söylemesin. Ve cehaletin gereklerinden bir şey işlemesin. Eğer bir kimse ona karşı cahilce davransa: Ben oruçlu bir adamım, desin.» Tahric: Kütüb-i Sitte sahipleri, Malik ve Beyhaki bu hadisi benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir. Bazı rivayetler biraz daha uzundur
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا كَانَ يَوْمُ صَوْمِ أَحَدِكُمْ فَلاَ يَرْفُثْ وَلاَ يَجْهَلْ. فَإِنْ جَهِلَ عَلَيْهِ أَحَدٌ، فَلْيَقُلْ: إِنِّي امْرُؤٌ صَائِمٌ " .
Sahih
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine «öre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Seher vaktinde yiyiniz ve içiniz. Çünkü onda bereket vardır.» buyurdu." Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Tirmizi de bu hadisi rivayet etmişler; Tirmizi httdisin Hasen - Sahih olduğunu söylemiştir
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " تَسَحَّرُوا فَإِنَّ فِي السَّحُورِ بَرَكَةً " .
Daif
İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine «öre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Gündüz orucu için seher yemeğinden ve gece ibadetine kalkmak için öğle istirahatından yardım dileyiniz,» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadsin senedindeki ravi Zem'a bin Salih zayıftır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا زَمْعَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ سَلَمَةَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ: " اسْتَعِينُوا بِطَعَامِ السَّحَرِ عَلَى صِيَامِ النَّهَارِ وَبِالْقَيْلُولَةِ عَلَى قِيَامِ اللَّيْلِ " .
Hasan
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Zeyd bin Sabit (r.a.): Biz, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber sehur yemeğini yedik, sonra sabah namazına kalktık, dedi. (Enes (r.a.) demiştir ki:) Ben: Sehur yemeği ile sabah namazına kalkışınız arasında ne kadar zaman vardı? diye sordum. Zeyd (r.a.) dedi ki: Elli ayet okuyacak kadar. Diğer tahric: Bu hadisi Buhari ve Tirmizi de rivayet etmişler
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، قَالَ: تَسَحَّرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثُمَّ قُمْنَا إِلَى الصَّلاَةِ . قُلْتُ كَمْ بَيْنَهُمَا؟ قَالَ: قَدْرُ قِرَاءَةِ خَمْسِينَ آيَةً .
Sahih
Huzeyfe (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber sehur yemeğini yedim. Sehur vakti (şafak vaktine o kadar yakındır ki hemen hemen) şafaktır (denilebilir.) Şu farkla ki; henüz güneş (yani şafak) sökmemiştir. Diğer tahric: Nesai, Ahmed ve Tahavi de bu hadisi rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ زِرٍّ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ: تَسَحَّرْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ هُوَ النَّهَارُ إِلاَّ أَنَّ الشَّمْسَ لَمْ تَطْلُعْ .[ قالَ ابُو إسحاق: حديث حُذَيْفَةَ مَنْسوخٌ لَيْسَ بشَيْء.]
Sahih
Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bilal'ın ezanı, herhangi birinizi sahur yemeğini yemekten alıkoymasın. Çünkü O, uyuyanınız uyansın ve gece ibadetine kalkmış olanınız (istirahatına veya ihtiyaçlarına) dönsün diye ezan okur. Fecir, aydınlığın şöyle çıkması değil, semanın ufkunda yaygın olarak şöyle çıkmasıdır.» Diğer tahric: Tirmizi hariç Kütüb-i Sitte sahipleri ve Ahmed bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ: " لاَ يَمْنَعَنَّ أَحَدَكُمْ أَذَانُ بِلاَلٍ مِنْ سُحُورِهِ. فَإِنَّهُ يُؤَذِّنُ لِيَنْتَبِهَ نَائِمُكُمْ، وَلِيَرْجِعَ قَائِمُكُمْ. وَلَيْسَ الْفَجْرُ أَنْ يَقُولَ هَكَذَا. وَلَكِنْ هَكَذَا، يَعْتَرِضُ فِي أُفُقِ السَّمَاءِ " .
Sahih
Sehl bin Sa'd (r.a.)'dn rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İnsanlar iftar etmekte acele ettikleri müddetçe daima hayır ile yaşarlar,» Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1698’de
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ: " لاَ يَزَالُ النَّاسُ بِخَيْرٍ مَا عَجَّلُوا الْإِفْطارَ " .