6 sahne2 dk okuma
Hz. Mûsâ, Firavun'un İsrâiloğullarına ağır zulümler yaptığı, onların erkek çocuklarını öldürttüğü bir dönemde Mısır'da dünyaya gelmiştir. Allah, annesine onu bir sandığa koyup Nil nehrine bırakmasını ilham etmiş; sandık Firavun'un sarayına ulaşmış ve Firavun'un eşi onu evlat edinmek istemiştir. Allah'ın takdiriyle Hz. Mûsâ başka hiçbir sütanneyi kabul etmemiş, böylece kendi annesine geri verilmiş ve sarayda büyümüştür.
Hz. Mûsâ genç yaşında, bir İsrâiloğlunu korumak isterken bir Mısırlıya vurmuş ve adam istemeden ölmüştür. Hz. Mûsâ bunun üzerine hemen Allah'tan bağışlanma dilemiş, ardından kendisini öldürmek isteyenlerden kaçarak Medyen'e gitmiştir. Orada su başında iki kıza yardım etmiş, onların babası olan ihtiyarın yanında yıllarca çalışmış ve kızlarından biriyle evlenmiştir. Bu olay peygamberlikten önce ve kasıtsız olarak meydana geldiği için peygamberlerin ismet sıfatına aykırı değildir.
Ailesiyle Mısır'a dönerken Tûr dağı yakınındaki Tuvâ vadisinde bir ateş görmüş, yanına vardığında Allah kendisiyle konuşmuş ve onu peygamber olarak seçmiştir. Allah ona yere atınca yılana dönüşen asâ ile koltuğundan çıkarınca bembeyaz parlayan el (yed-i beyzâ) mucizelerini vermiş; kardeşi Hz. Hârûn'u da ona yardımcı kılmıştır. İkisine Firavun'a gidip onunla yumuşak bir dille konuşmaları emredilmiştir.
Firavun, tanrılık iddiasından vazgeçmemiş ve mucizeleri sihir diye nitelendirmiştir. Mısır'ın en usta sihirbazlarını toplamış; fakat Hz. Mûsâ'nın asâsı onların sihirlerini yutunca sihirbazlar hakikati anlayıp secdeye kapanarak iman etmişlerdir. Firavun ve kavmi, tufan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan gibi apaçık ayetlerle uyarılmış, ama yine de inkârda direnmiştir.
Allah'ın emriyle Hz. Mûsâ, İsrâiloğullarını gece Mısır'dan çıkarmıştır. Firavun ordusuyla peşlerine düşünce Hz. Mûsâ asâsını denize vurmuş, deniz yarılmış ve İsrâiloğulları karşıya geçmiştir. Peşlerinden gelen Firavun ve ordusu ise boğulmuştur. Boğulmak üzere olan Firavun'un son anda yaptığı iman beyanı kabul edilmemiştir.
Hz. Mûsâ daha sonra Tûr dağında kırk gece kalmış ve kendisine Tevrat indirilmiştir. Bu sırada İsrâiloğullarından bir kısmı Sâmirî'nin yaptığı altın buzağıya tapmaya başlamış, Hz. Mûsâ dönünce onları tövbeye çağırmıştır. İsrâiloğulları çölde kayadan fışkıran on iki pınar, menn ve selvâ gibi nimetlere nail olmalarına rağmen, Arz-ı Mev'ûd'a girme emrine karşı gelince kırk yıl boyunca Tîh çölünde dolaşmakla cezalandırılmışlardır. Kur'an ayrıca Hz. Mûsâ'nın, kendisine Allah katından ilim verilmiş bir kul (tefsirlerde Hızır diye anılır) ile yaptığı öğretici yolculuğu anlatır. Hz. Mûsâ, rivayete göre Arz-ı Mev'ûd'a girmeden vefat etmiştir.
Mucizeleri
Yere atıldığında yılana dönüşen asâ
Koltuğunun altından çıkarınca bembeyaz parlayan el (yed-i beyzâ)
Asâsını vurmasıyla denizin yarılması
Asâsını taşa vurmasıyla on iki pınarın fışkırması
Firavun ve kavmine gönderilen tufan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan gibi ayetler
Allah'ın kendisiyle doğrudan konuşması
Hayatından dersler
Zalim ne kadar güçlü olursa olsun, Allah'ın yardımı mazlumların yanındadır.
Hakkı anlatırken en azgın kişiye bile önce yumuşak sözle hitap etmek gerekir.
Hakikati gören sihirbazların imanı, samimi bir imanın her şeyi göze aldırdığını gösterir.
Nimetlere nankörlük ve emre itaatsizlik, toplumları sıkıntıya sokar.
İlim sonsuzdur; peygamber bile öğrenmek için yolculuğa çıkabilir.
İzleyerek öğren
Videolarla Hz. Mûsâ
- Uzunluk
- 3 video · 1 saat 55 dakika
0/ 3 video izlendi
1. video · Hz. Mûsâ'nın Hayatı
Hz. Mûsâ'nın Hayatı
Videolar 0 / 3
Videolar YouTube’dan, kanalın kendi yayınından oynatılır; oynat’a basana kadar YouTube’a bağlanılmaz. İzleme ilerlemen yalnız bu cihazda saklanır.
Kur’an’dan
Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim! Gönlüme genişlik ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.”
“Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o öğüt alır ya da korkar.”
İki topluluk birbirini görünce Mûsâ'nın arkadaşları, “Eyvah yakalandık!” dediler. Mûsâ, “Hayır! Asla yakalanamayız. Çünkü Rabbim benimle beraberdir. O bana yol gösterecektir” dedi.