Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sahîh-i Buhârî · 70. Bölüm
95 hadis, 4 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
5 hadis3 dk okuma
Cafer b. Amr b. Umeyye'den rivayete göre "Babası Amr b. Umeyye kendisine şunu haber vermiştir: O Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i elinde bulunan bir koyunun kürek kemiğinden et keserken görmüştür. Namaz kılmaya çağrılınca eti ve onunla kestiği bıçağı bıraktı, sonra abdest almaksızın kalkıp namaza durdu
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ،. وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي جَعْفَرُ بْنُ عَمْرِو بْنِ أُمَيَّةَ، أَنَّ أَبَاهُ، عَمْرَو بْنَ أُمَيَّةَ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَحْتَزُّ مِنْ كَتِفِ شَاةٍ فِي يَدِهِ، فَدُعِيَ إِلَى الصَّلاَةِ فَأَلْقَاهَا وَالسِّكِّينَ الَّتِي كَانَ يَحْتَزُّ بِهَا، ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى، وَلَمْ يَتَوَضَّأْ.
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Akşam yemeği konulup namaz için kamet getirilirse akşam yemeğini yemekle başlayınız
حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا وُضِعَ الْعَشَاءُ وَأُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَابْدَءُوا بِالْعَشَاءِ ".
Nafi'den rivayete göre "İbn Ömer bir seferinde imamın namazdaki kıraatini işittiği halde, akşam yemeğini yemişti
وَعَنْ أَيُّوبَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ. وَعَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ تَعَشَّى مَرَّةً وَهْوَ يَسْمَعُ قِرَاءَةَ الإِمَامِ.
Aişe r.anha'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Namaz için kamet getirilip akşam yemeği de hazır ise önce akşam yemeğini yemekle başlayın." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Akşam yemeği hazır olduğu takdirde, acele edip akşam yemeğini bırakmasın." el-Kermani dedi ki: Başlıkta yer alan "el-aşa (akşam yemeği)" ile sabah (kuşluk) vakti yenen yemeğin zıttının kastedilme ihtimali vardır. Bu lafız (ayn harfi) fethalı söylenir. Yatsı namazının kastedilme ihtimali de vardır. Bunun ayn lafzı ise kesrelidir. "An aşaihl, akşam yemeğinden" ibaresin ise, ayn harfi sadece fethalı söylenir, başka türlü rivayeti yoktur. Derim ki: Kesreli olma ihtimali de uzaktır. Çünkü hadis akşam namazı hakkında varid olmuştur. Ayrıca bu namaza "işa" adının verilmesine dair nehy de vardır. Bu başlık lafz1 anlamı itibariyle musannıfın cemaatle namaz bahislerinin başlarında Namaz bölümünde zikrettiği bir hadiste de geçmiş bulunmaktadır. Söz konusu bu hadis İbn Şihab yoluyla Enes'ten şu lafızia gelmiştir: "Akşam yemeği getirildiği takdirde siz akşam namazını kılmadan önce onu yemekle işe başlayın ve akşam yemeğinizi acele edip bırakmayın
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ وَحَضَرَ الْعَشَاءُ فَابْدَءُوا بِالْعَشَاءِ ". قَالَ وُهَيْبٌ وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ عَنْ هِشَامٍ " إِذَا وُضِعَ الْعَشَاءُ ".
Enes'ten, dedi ki: "Hicab meselesini insanlar arasında en iyi bilen benim. Ubey b. Ka'b bana bu hususta soru soruyordu. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Zeyneb bint Cahş ile yeni evlenmiş bir damat olarak sabahı etti. -Medine'de iken onunla evlenmişti.- Gün yükseldikten sonra insanları yemeğe davet etti. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oturdu. Yemeğe gelen davetlilerin bir kısmı kalktıktan sonra bazı kimsele.r de onunla birlikte oturmaya devam etti. Nihayet Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayağa kalktı ve Aişe'nin adasının kapısına varıncaya kadar yürüdü, ben de onunla beraber yürüdüm. Sonra onların dışarı çıktıklarını zannettiği için geri döndü. Ben de onunla beraber döndüm. Onların, oldukları yerde oturduklarını gördü. Bu sefer tekrar Aişe'nin adasının kapısına ulaşıncaya kadar geri döndü, ikinci defa ben de onunla döndüm. Geri dönünce ben de onunla döndüm. Onların kalktıklarını gördük. Benimle kendisi arasına bir perde gerdi ve hicabı emreden buyruk nazil oldu." Fethu'l-Bari Açıklaması: ''Yüce Allah'ın: ''Yemek yediniz mi dağllın."(Ahzab, 53) buyruğu." Buhari bu başlıkta Enes'in, Cahş kızı Zeyneb ile Nebi efendimizin evlenmesi olayına dair ve hicab ayetinin inişini söz konusu eden hadisi zikretmektedir. Hadiste "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Zeyneb ile zifafa girmiş, damat olarak sabahı etti" buyruğunda "el-arus" bir sıfat olup kullanılışı bakımından erkek ve dişi arasında fark yoktur. (Yani hem damat, hem gelinanlamındadır.) Urs (düğün) ise erkeğin yeni hanımı ile birlikte kaldığı süreye denilir. Asıl anlamı ise beraberlik ve birlikte olup ayrılmamak demektir. Alışveriş bölümünün baş taraflarında yüce Allah'ın: "Artık o namaz kılındı mı, yeryüzüne dağılın." (Cumua, 10) buyruğu açıklanırken Cuma namazından sonra dağılma emri ile ilgili görüş ayrılığına dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır. Buradaki yemekten sonra dağılmaktan maksat ise, yemek yenilen yerden ev sahibinin yükünü hafifletmek için başka bir yere gitmek demektir. Nitekim ayetin muktezası da budur. Ahzab suresinin tefsirinde (4792.hadisin şerhinde) buna dair yeterli açıklamalar geçmiş bulunmaktadır
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ أَنَسًا، قَالَ أَنَا أَعْلَمُ النَّاسِ، بِالْحِجَابِ كَانَ أُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ يَسْأَلُنِي عَنْهُ، أَصْبَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَرُوسًا بِزَيْنَبَ ابْنَةِ جَحْشٍ وَكَانَ تَزَوَّجَهَا بِالْمَدِينَةِ، فَدَعَا النَّاسَ لِلطَّعَامِ بَعْدَ ارْتِفَاعِ النَّهَارِ، فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَجَلَسَ مَعَهُ رِجَالٌ بَعْدَ مَا قَامَ الْقَوْمُ، حَتَّى قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَمَشَى وَمَشَيْتُ مَعَهُ، حَتَّى بَلَغَ باب حُجْرَةِ عَائِشَةَ، ثُمَّ ظَنَّ أَنَّهُمْ خَرَجُوا فَرَجَعْتُ مَعَهُ، فَإِذَا هُمْ جُلُوسٌ مَكَانَهُمْ، فَرَجَعَ وَرَجَعْتُ مَعَهُ الثَّانِيَةَ، حَتَّى بَلَغَ باب حُجْرَةِ عَائِشَةَ فَرَجَعَ وَرَجَعْتُ مَعَهُ، فَإِذَا هُمْ قَامُوا، فَضَرَبَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ سِتْرًا، وَأُنْزِلَ الْحِجَابُ.