5 paragraf2 dk okuma
Diyanet İlmihali'nde de yer aldığı üzere kader, Allah'ın ezelden ebede kadar olacak şeylerin zamanını, yerini, niteliğini ve niceliğini ezelî ilmiyle bilip takdir etmesidir. Kaza ise bu takdir edilen şeylerin, zamanı gelince Allah tarafından ilim ve iradesine uygun olarak yaratılması, meydana getirilmesidir. Bazı Eş'arî âlimler bu iki terimi farklı sırayla tanımlamıştır; ancak anlatılan hakikat aynıdır.
Allah'ın ilmi bir şeyi zorlamaz; O, insanların kendi iradeleriyle ne yapacaklarını ezelî ilmiyle bildiği için öyle takdir etmiştir. Bu yüzden kader, insanın iradesini ortadan kaldırmaz. Evrendeki her şey Allah'ın dilemesi ve yaratmasıyla olur; bu kuşatıcı iradeye “irade-i külliyye” denir. Allah'ın insana verdiği ve onunla iki şeyden birini tercih ettiği sınırlı iradeye ise “irade-i cüz'iyye” (cüz'î irade) denir.
Ehl-i Sünnet, bu konuda iki uç görüş arasında orta yolu benimser: İnsanın hiçbir iradesi olmadığını, rüzgârın önündeki yaprak gibi olduğunu ileri süren Cebriyye'nin görüşünü de, insanın kendi fiillerini bizzat yarattığını söyleyen Mu'tezile'nin görüşünü de kabul etmez. Ehl-i Sünnet'e göre fiillerin yaratıcısı Allah'tır; insan ise bu fiilleri iradesiyle tercih eder ve “kesb” eder (kazanır). Sorumluluk bu tercih ve kesbe bağlıdır.
Kesbin mahiyetini Mâtürîdî âlimler, kulun cüz'î iradesini ve kendisine verilen gücü bir fiile yöneltmesi olarak açıklar; bu tercih hakiki bir tercihtir ve Allah, kulun yönelişine göre o fiili yaratır. Eş'arî âlimler ise Allah'ın fiili, kulda yarattığı güç (kudret-i hâdise) ile birlikte yarattığını; kulun bu fiile sahip olup ona yönelmesinin kesb olduğunu söyler. Her iki ekol de insanın sorumlu olduğunu ve Allah'ın kuluna zulmetmeyeceğini aynı açıklıkla savunur.
Kadere iman, insanı tembelliğe değil, sebeplere sarılıp sonucu Allah'a bırakmaya (tevekkül) yöneltir. İnsan işlediği günahlar için kaderi bahane edemez. Allah hayrı da şerri de yaratır; ancak hayra razıdır, şerre razı değildir. Başa gelen musibetlerde sabretmek, nimetlerde şükretmek ve Allah'ın takdirine rıza göstermek, kadere imanın kişinin hayatındaki güzel meyveleridir.
Kavramlar
Arapça aslı, adı ve kısa açıklaması. “Kendini sına” ile önce hatırlamayı dene.
- 1
الْقَدَر
Kader
Allah'ın olacak her şeyi ezelde ilmiyle bilip takdir etmesidir.
- 2
الْقَضَاء
Kaza
Takdir edilen şeylerin vakti gelince Allah tarafından yaratılarak gerçekleşmesidir.
- 3
الْإِرَادَةُ الْكُلِّيَّة
İrade-i külliyye
Allah'ın her şeyi kuşatan sonsuz iradesidir. O'nun dilemediği hiçbir şey olmaz.
- 4
الْإِرَادَةُ الْجُزْئِيَّة
İrade-i cüz'iyye
Allah'ın insana verdiği, onunla iyi ve kötüden birini tercih ettiği sınırlı iradedir. İnsanın sorumluluğunun dayanağıdır.
- 5
الْكَسْب
Kesb
İnsanın iradesini bir fiile yöneltip onu kazanmasıdır. Fiili yaratan Allah, kazanan ve sorumlu olan kuldur.
- 6
التَّوَكُّل
Tevekkül
Gerekli bütün sebeplere başvurduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak ve O'na güvenmektir.
Kur’an’dan
Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.
Hâlbuki sizi de, yapmakta olduğunuz şeyleri de Allah yaratmıştır.
Allah hiç kimseye gücünün yetmediği bir şeyi yüklemez. Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, kötülük de kendi aleyhinedir.