Âyet yükleniyor…
Âyet yükleniyor…
40. Sûre · 34. Âyet
Arapça metni, tecvidi, mealleri ve tefsiri
وَلَقَدْ جَآءَكُمْ يُوسُفُ مِن قَبْلُ بِٱلْبَيِّنَـٰتِ فَمَا زِلْتُمْ فِى شَكٍّ مِّمَّا جَآءَكُم بِهِۦۖ حَتَّىٰٓ إِذَا هَلَكَ قُلْتُمْ لَن يَبْعَثَ ٱللَّهُ مِنۢ بَعْدِهِۦ رَسُوۚلاً كَذَٲلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ مُّرْتَابٌ﴿٣٤﴾
Aynı âyetin farklı meallerini karşılaştırarak anlamı daha iyi kavrayabilirsin.
"And olsun ki, Yusuf da, daha önce, size belgelerle gelmişti. Size getirdiği şeylerden şüphelenip durmuştunuz. Sonunda Yusuf ölünce, Allah onun ardından hiçbir peygamber göndermeyecek demiştiniz. Allah, aşırı şüpheciyi işte böylece saptırır."
Andolsun ki, (Musa'dan) önce Yusuf da size açık deliller getirmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince "Allah ondan sonra peygamber göndermez" dediniz. İşte Allah o aşırı giden şüphecileri böyle saptırır.
Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdiği hakikatte şüphe edip durmuştunuz. Nihayet vefat ettiğinde de "Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez" dediniz. İşte aşırı şüpheci olanları Allah böyle şaşırtır.
Kısa tefsir
Ant olsun Musa'dan önce de Yusuf size Allah'ın birliğine dair apaçık deliller ile gelmişti. Hâlâ onun getirdiklerini yalanlamakta ve şüphe duymaktasınız. (Yusuf) öldüğünde, şüpheniz ve kuşkularınız arttı. Şöyle dediniz: "Allah ondan sonra bir resul göndermeyecek." Sizin bu haktan sapmanız gibi, Yüce Allah sınırlarını aşan ve vahdaniyetinde/birliğinde şüphe duyan herkesi saptırır.
el-Muhtasar fî Tefsîri’l-Kur’ân · Tefsir Araştırmaları Merkezi