Âyet yükleniyor…
Âyet yükleniyor…
32. Sûre · 20. Âyet
Arapça metni, tecvidi, mealleri ve tefsiri
وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُواْ فَمَأْوَٮٰهُمُ ٱلنَّارُۖ كُلَّمَآ أَرَادُوٓاْ أَن يَخْرُجُواْ مِنْهَآ أُعِيدُواْ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ﴿٢٠﴾
Aynı âyetin farklı meallerini karşılaştırarak anlamı daha iyi kavrayabilirsin.
Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın" denir.
Yoldan çıkanlar ise, onların varacakları yer ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine: Yalandır deyip durduğunuz cehennem azabını tadın! denir.
Ama fâsıklık etmiş olanların barınakları ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine: "Haydi tadın o ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını!" denir.
Kısa tefsir
Küfre girerek ve günah işleyerek Allah'a itaatsizlik edenlere gelince, kıyamette onların kalması için hazırlanan yer cehennemdir ve orada ebedî kalacaklardır. Oradan her çıkmak istediklerinde tekrar geri döndürülürler. Azarlamak için onlara şöyle denilir: "Dünyada resullerinizin sizi kendisi ile korkuttuğu zaman yalanladığınız cehennemin azabını haydi tadın.
el-Muhtasar fî Tefsîri’l-Kur’ân · Tefsir Araştırmaları Merkezi