Âyet yükleniyor…
Âyet yükleniyor…
21. Sûre · 40. Âyet
Arapça metni, tecvidi, mealleri ve tefsiri
بَلْ تَأْتِيهِم بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ﴿٤٠﴾
Aynı âyetin farklı meallerini karşılaştırarak anlamı daha iyi kavrayabilirsin.
Belki aniden gelecek de onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çeviremezler; kendileri de ertelenmez.
Bilakis kendilerine o (kıyamet) öyle ani gelir ki, onları şaşırtır. Artık, ne reddedebilirler onu, ne de kendilerine mühlet verilir.
Doğrusu bu azap onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacaktır. Artık ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir.
Kısa tefsir
Kendisi ile azap edileceklerini bildikleri ateş ansızın gelecektir. Kendilerinden bu azabı def etmeye güç yetiremezler. Tövbe edene kadar onlar (azaba uğramaktan) ertelenmezler. Tövbe etseler rahmete nail olurlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri’l-Kur’ân · Tefsir Araştırmaları Merkezi