Âyet yükleniyor…
Âyet yükleniyor…
21. Sûre · 3. Âyet
Arapça metni, tecvidi, mealleri ve tefsiri
لَاهِيَةً قُلُوبُهُمْۗ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّجْوَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ هَلْ هَـٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْۖ أَفَتَأْتُونَ ٱلسِّحْرَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ﴿٣﴾
Aynı âyetin farklı meallerini karşılaştırarak anlamı daha iyi kavrayabilirsin.
Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtarı mutlaka, gönülleri gaflet içinde eğlenerek dinlerler. Zulmedenler, gizli toplantılarında: "Bu zat, sizin gibi bir insandan başka bir şey midir? Siz, göz göre göre sihre mi uyarsınız?" diye konuşurlar.
Kalpleri hep eğlencede(gaflette), hem o zalimler şu gizli fısıltıyı yaptılar: Bu (Muhammed), sizin gibi bir beşer olmaktan başka nedir ki! Siz şimdi gözünüz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?
Kalbleri hep eğlencede (gaflette), hem o zalimler aralarında şu gizli fısıltıyı yaptılar: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artık göz göre göre sihre mi gidip uyarsınız?"
Kısa tefsir
Kalpleri ondan gafil bir şekilde dinlediler. Zalimler ayetleri inkâr ettiklerini gizleyip kendi aralarında fısıldaşarak şöyle dediler: Bu resul olduğunu iddia eden sizin gibi beşer değil midir? Size karşı üstün bir özelliği yoktur. Getirdiği ancak bir sihirdir. Sizin gibi bir beşer olduğunu anladığınız halde ona tabi mi olacaksınız? Şüphesiz ki onun getirdiği sihirden başka bir şey değildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri’l-Kur’ân · Tefsir Araştırmaları Merkezi