Âyet yükleniyor…
Âyet yükleniyor…
17. Sûre · 16. Âyet
Arapça metni, tecvidi, mealleri ve tefsiri
وَإِذَآ أَرَدْنَآ أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُواْ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا ٱلْقَوْلُ فَدَمَّرْنَـٰهَا تَدْمِيرًا﴿١٦﴾
Aynı âyetin farklı meallerini karşılaştırarak anlamı daha iyi kavrayabilirsin.
Bir şehri yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklarına yola gelmelerini emrederiz, ama onlar yoldan çıkarlar. Artık o şehir yok olmayı hakeder. Biz de onu yerle bir ederiz.
Bir ülkeyi helak etmek istediğimizde, o ülkenin zenginlik sebebiyle şımarmış elebaşılarına (iyilikleri) emrederiz; buna rağmen onlar orada kötülük işlerler. Böylece o ülke, helake müstahak olur; biz de orayı darmadağın ederiz.
Biz bir ülkeyi yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklılarına emrederiz, onlar itaat etmeyip orada kötülük işlerler. Böylece, o ülke helaka müstahak olur, biz de onu yerle bir ederiz.
Kısa tefsir
Biz bir memleketi, yapmış olduğu zulümlerinden dolayı helak etmek istediğimiz zaman nimetin azdırdığı kimselere Allah'a itaat etmelerini emrederiz. Onlar ise emrimizi yerine getirmezler. Bilakis isyan eder ve itaat etmekten uzak olurlar. Bundan dolayı onlar kendilerini tamamen yok edecek azabın üzerlerine gelmesini hak etmiş olurlar. Böylece biz onları köklerinden yerle bir eden azapla yok ederiz.
el-Muhtasar fî Tefsîri’l-Kur’ân · Tefsir Araştırmaları Merkezi