Âyet yükleniyor…
Âyet yükleniyor…
11. Sûre · 54. Âyet
Arapça metni, tecvidi, mealleri ve tefsiri
إِن نَّقُولُ إِلَّا ٱعْتَرَٮٰكَ بَعْضُ ءَالِهَتِنَا بِسُوٓءٍۗ قَالَ إِنِّىٓ أُشْهِدُ ٱللَّهَ وَٱشْهَدُوٓاْ أَنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ﴿٥٤﴾
Aynı âyetin farklı meallerini karşılaştırarak anlamı daha iyi kavrayabilirsin.
Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O'na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır" dedi.
Biz "Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış!" demekten başka bir söz söylemeyiz! (Hud) dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım."
"Ancak şu kadarını diyebiliriz ki; "tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış". O da dedi ki; "Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki ben, Allah'a koştuğunuz ortaklardan uzağım."
Kısa tefsir
"Bizi ilahlara ibadet etmekten nehyetmen sebebiyle biz ancak, bazı ilahlarımızın sana delilik isabet ettirdiğini söyleriz", dediler. Hûd -aleyhisselam- ise onlara şöyle cevap verdi: "Ben, Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin Allah'tan gayrı ibadet edip kendilerini Allah'a ortak koştuğunuz ilahlarınızdan uzağım. Siz ve bana delilik isabet ettirdiklerini iddia ettiğiniz ilahlarınız bana tuzak kurun. Sonra da bana mühlet de vermeyin.''
el-Muhtasar fî Tefsîri’l-Kur’ân · Tefsir Araştırmaları Merkezi