Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sahîh-i Müslim · 37. Bölüm
184 hadis, 7 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
30 hadis10 dk okuma
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr, Ubeydullah'dan naklen haber verdi. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Uheydullah Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın) gümüşten bir yüzük edindi. Bu yüzük onun elinde idi. Sonra Ebû Bekr'in, ondan sonra Ömer'in, ondan sonra Osman'ın elinde bulundu. Nihayet ondan Eriz kuyusuna düştü. Nakşı: Muhammedürresulullah idi. İbni Numeyr: «Nihayet kuyuya düştü.» dedi. «Ondan» demedi
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ، نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ اتَّخَذَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ فَكَانَ فِي يَدِهِ ثُمَّ كَانَ فِي يَدِ أَبِي بَكْرٍ ثُمَّ كَانَ فِي يَدِ عُمَرَ ثُمَّ كَانَ فِي يَدِ عُثْمَانَ حَتَّى وَقَعَ مِنْهُ فِي بِئْرِ أَرِيسٍ نَقْشُهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ . قَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ حَتَّى وَقَعَ فِي بِئْرِ . وَلَمْ يَقُلْ مِنْهُ .
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Amr'un-Nâkıd, Muhammed b. Abbâd ve İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfz Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Eyyub b. Musa'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selleın) altın bir yüzük edindi. Sonra onu bıraktı. Bilâhare gümüşten bir yüzük edindi. Onun üzerine «MuhammedürResûlullah» cümlesini nakşettirdi. Ve : «Benim bu yüzüğümün nakşı üzerine kimse nakış yapmasın!» buyurdular. Onu giydiği vakit, taşını avucunun içine çevirirdi. Muaykîb'den Eriz kuyusna düşen yüzük odur
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادٍ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ مُوسَى، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ، عُمَرَ قَالَ اتَّخَذَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا مِنْ ذَهَبٍ ثُمَّ أَلْقَاهُ ثُمَّ اتَّخَذَ خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ وَنَقَشَ فِيهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ . وَقَالَ " لاَ يَنْقُشْ أَحَدٌ عَلَى نَقْشِ خَاتَمِي هَذَا " . وَكَانَ إِذَا لَبِسَهُ جَعَلَ فَصَّهُ مِمَّا يَلِي بَطْنَ كَفِّهِ وَهُوَ الَّذِي سَقَطَ مِنْ مُعَيْقِيبٍ فِي بِئْرِ أَرِيسٍ .
{…} Bize Yahya b. Yahya ile Halef b. Hişâm ve Ebû'r-Rabî' 'El-Atekî hep birden Hammad'dan rivayet ettiler. Yahya (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd, AbdûI'Aziz b. Sühayb'daıı, o da Enes b. Mâlik'den nakBen haber verdiki. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gümüşten bir yüzük edinmiş ve üzerine: «Muhammedürresûİullah» cümlesini nakşetmiş. Halkada : «Ben gümüşten bir yüzük edindim. Ve üzerine "Muhammedürresûluliah" cümlesini nakşettim. Artık hiç bir kimse bunun nakşı üzerine nakış yapmasın!» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَخَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، وَأَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، كُلُّهُمْ عَنْ حَمَّادٍ، - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، - عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّوسلم اتَّخَذَ خَاتَمًا مِنْ فِضَّةٍ وَنَقَشَ فِيهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ . وَقَالَ لِلنَّاسِ " إِنِّي اتَّخَذْتُ خَاتَمًا مِنْ فِضَّةٍ وَنَقَشْتُ فِيهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ . فَلاَ يَنْقُشْ أَحَدٌ عَلَى نَقْشِهِ " .
Bize Ahmed b. Hanbel ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (yâni İbnî Uleyye), Abdul-Aziz b. Suhayb'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu isnadla rivayet etti. Ama hadîste Muhammedürresûluliah cümlesini anmadı. DİKKAT İZAH’TAN SONRA DA HADİS VAR
وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنُونَ ابْنَ عُلَيَّةَ - عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا وَلَمْ يَذْكُرْ فِي الْحَدِيثِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ .
Bize Muhammed b. Miisennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbni Müsennâ (Dediki); Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Katâde'yi Enes b. Mâlik'den hadîs rivayet ederken dinledim. Enes (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Romalılara mektup yazmak istediği vakit ashab : — Onlar mühürsüz mektub okumazlar, dediler. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gümüşten bir yüzük edindi. Ben onun beyazını ResûIullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde hâlâ görüyor gibiyim nakşı «Muhammedürresûlullah» idi
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ لَمَّا أَرَادَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَكْتُبَ إِلَى الرُّومِ - قَالَ - قَالُوا إِنَّهُمْ لاَ يَقْرَءُونَ كِتَابًا إِلاَّ مَخْتُومًا . قَالَ فَاتَّخَذَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا مِنْ فِضَّةٍ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى بَيَاضِهِ فِي يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَقْشُهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ .
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebiyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Acemlere mektub yazmak istemişti. Kendisine : — Acemler üzerinde mührü olmayan mektubu kabul etmezler, dediler. Bunun üzerine gümüşten bir yüzük yaptırdı. Enes: «Onun elinde yüzüğün beyazını hala görür gibiyim.» demiş
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ أَرَادَ أَنْ يَكْتُبَ إِلَى الْعَجَمِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ الْعَجَمَ لاَ يَقْبَلُونَ إِلاَّ كِتَابًا عَلَيْهِ خَاتِمٌ . فَاصْطَنَعَ خَاتَمًا مِنْ فِضَّةٍ . قَالَ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى بَيَاضِهِ فِي يَدِهِ .
Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Biz Nuh b. Kays, kardeşi Hâlid b. Kays'dan, o da Katâde'den, o da Enes'de naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kisra ile Kayser'e ve Necâşi'ye mektub yazmak istemiş de (kendisine) : — Onlar mühürsüz mektub kabul etmezler, denilmiş. Bunun üzerin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gümüşten halka bir yüzük yaptırmış, üzerinde MuhammedürResûlullah» cümlesini nakşettirmiş
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا نُوحُ بْنُ قَيْسٍ، عَنْ أَخِيهِ، خَالِدِ بْنِ قَيْسٍ عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَرَادَ أَنْ يَكْتُبَ إِلَى كِسْرَى وَقَيْصَرَ وَالنَّجَاشِيِّ . فَقِيلَ إِنَّهُمْ لاَ يَقْبَلُونَ كِتَابًا إِلاَّ بِخَاتِمٍ . فَصَاغَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا حَلَقَةً فِضَّةً وَنَقَشَ فِيهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ .
Bana Ebû İmrân Muhammed b. Ca'fer b. Ziyâd rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim (yâni İbni Sa'd), İbni Şihab'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi ki: Enes, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde gümüş yüzüğü bir gün görmüş. Enes demişki: Bunun üzerine halk yüzükleri gümüşten yaptırarak onu takındılar. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzüğünü attı halk da yüzüklerini attılar
حَدَّثَنِي أَبُو عِمْرَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرِ بْنِ زِيَادٍ أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ، - يَعْنِي ابْنَ سَعْدٍ - عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ أَبْصَرَ فِي يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ يَوْمًا وَاحِدًا - قَالَ - فَصَنَعَ النَّاسُ الْخَوَاتِمَ مِنْ وَرِقٍ فَلَبِسُوهُ فَطَرَحَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَاتَمَهُ فَطَرَحَ النَّاسُ خَوَاتِمَهُمْ .
Bana Muhammed h. Abdillah b. Numeyr rivayet etti, (Dediki): Bize Ravh rivayet etti, (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ziyâd haber verdi. Ona da İbni Şihâb haber vermiş. Ona da Enes b. Mâlik haber vermişki: Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde gümüşten yüzüğü bir gün görmüş. Bundan sonra halk yüzükleri gümüşten yapıp takınmaya başlamışlar. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzüğünü atmış, halk da yüzüklerini atmışlar
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي زِيَادٌ، أَنَّ ابْنَ شِهَابٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، رَأَى فِي يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ يَوْمًا وَاحِدًا ثُمَّ إِنَّ النَّاسَ اضْطَرَبُوا الْخَوَاتِمَ مِنْ وَرِقٍ فَلَبِسُوهَا فَطَرَحَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَاتَمَهُ فَطَرَحَ النَّاسُ خَوَاتِمَهُمْ .
{…} Bize Ukbe b. Mükram El-Ammî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âsim, İbni Cüreyc'deıı bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti
حَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ الْعَمِّيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ .
Bize Yahya b. Eyyûb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb EI-Mısrİ rivayet etti, (Dediki): Bana Yûnus b. Yezîd, İbnİ Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}'in yüzüğü gümüşten, taşı da Habeş boncuğundandi
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ الْمِصْرِيُّ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ خَاتِمُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ وَرِقٍ وَكَانَ فَصُّهُ حَبَشِيًّا .
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile Abbâd b. Musa da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Talha b. Yahya (bu zat evvelâ ensâri, sonra zürekîdir), Yûnus'dan, o da İbni Şihab'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} sağ eline gümüş bir yüzük takmış. Yüzükte Habeşistan'dan bir taş varmış. Yüzüğün taşını avuç tarafına çevirirmiş
وَحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَبَّادُ بْنُ مُوسَى، قَالاَ حَدَّثَنَا طَلْحَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَهُوَ الأَنْصَارِيُّ ثُمَّ الزُّرَقِيُّ - عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَبِسَ خَاتَمَ فِضَّةٍ فِي يَمِينِهِ فِيهِ فَصٌّ حَبَشِيٌّ كَانَ يَجْعَلُ فَصَّهُ مِمَّا يَلِي كَفَّهُ .
{…} Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bana İsmail b. Ebî Üveyz rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman b. Bilâl, Yûnus b. Yezid'den bu isnadla Talha b. Yahya'nın hadîsi gibi rivayette bulundu
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنِي إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ، حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ، بِلاَلٍ عَنْ يُونُسَ بْنِ يَزِيدَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . مِثْلَ حَدِيثِ طَلْحَةَ بْنِ يَحْيَى .
Bana Ebû Bekr b. Hallâd El-Bâhilî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahnıan b. Mehdî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Seleme, Sabit'ten, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}'in yüzüğü şunda idi, demiş ve sol elinin küçük parmağına işaret etmiştir
وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ، بْنُ سَلَمَةَ عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ خَاتِمُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي هَذِهِ . وَأَشَارَ إِلَى الْخِنْصَرِ مِنْ يَدِهِ الْيُسْرَى .
Bana Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile Ebû Kureyb hep birden İbni İdris'ten rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kureyb'indir. (Dedilerki); Bize İbni İdris rivayet etti. (Dediki): Asım b. Küleyb'i, Ebû Bürde'den, o da Alî'den naklen rivayet ederken dinledim. Ali, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kasdederek : Benî yüzüğümü şuna takmaktan yahut ondan sonra gelene takmaktan men etti. —Âsim bu ikinin hangisini dediğini bilememiştir.— Beni Kass ipeklisi giymekten ve eğer yastıkları üzerine oturmaktan da men etti, demişiir. Demişki, Kass ipeklisi çizgili bir takım kumaşlardır. Bunlar Mısır'dan ve Şam'dan getirilir. Onlarda şuna benzer şeyler vardır. Eğer yastıklarına gelince, bu kadınların kocaları için semer üstüne koydukları ergovanî kadifeler gibi bir şeydir
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ جَمِيعًا عَنِ ابْنِ إِدْرِيسَ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي كُرَيْبٍ - حَدَّثَنَا ابْنُ إِدْرِيسَ، قَالَ سَمِعْتُ عَاصِمَ بْنَ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ نَهَانِي - يَعْنِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم - أَنْ أَجْعَلَ خَاتَمِي فِي هَذِهِ أَوِ الَّتِي تَلِيهَا - لَمْ يَدْرِ عَاصِمٌ فِي أَىِّ الثِّنْتَيْنِ - وَنَهَانِي عَنْ لُبْسِ الْقَسِّيِّ وَعَنْ جُلُوسٍ عَلَى الْمَيَاثِرِ . قَالَ فَأَمَّا الْقَسِّيُّ فَثِيَابٌ مُضَلَّعَةٌ يُؤْتَى بِهَا مِنْ مِصْرَ وَالشَّامِ فِيهَا شِبْهُ كَذَا وَأَمَّا الْمَيَاثِرُ فَشَىْءٌ كَانَتْ تَجْعَلُهُ النِّسَاءُ لِبُعُولَتِهِنَّ عَلَى الرَّحْلِ كَالْقَطَائِفِ الأُرْجُوَانِ .
{…} Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Asım b. Kureyb'den, o da Ebû Musa'nın bîr oğlundan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ali'yi dinledim... Ve râvi bu hadîsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki gibi anlatmıştır
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ، عَنِ ابْنٍ لأَبِي، مُوسَى قَالَ سَمِعْتُ عَلِيًّا، . فَذَكَرَ هَذَا الْحَدِيثَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِنَحْوِهِ .
{m-2} Bize İbni Müsennâ ile İbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Âsim b. Kureyb'den rivayet etti. (Demişki): Ebû Bürde'yi dinledim. Dediki; Alî b. Ebî Tâlib'i dinledim, şunu söyledi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kasdederek: Nehyetti yahut beni nehyetti... dedi. Ve râvi yukarki hadîs gibi rivayette bulunmuştur
وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا بُرْدَةَ، قَالَ سَمِعْتُ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ، قَالَ نَهَى أَوْ نَهَانِي يَعْنِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ نَحْوَهُ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'l Ahvâs, Âsim b. Kureyb'den, o da Ebû Bürde'den naklen haber verdi. (Demişki): Alî şunu söyledi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni şu ve şu parmağıma yüzük takmaktan menetti. Ve orta parmağı ile ondan sonra gelene işaret etmiştir
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، قَالَ قَالَ عَلِيٌّ نَهَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَتَخَتَّمَ فِي إِصْبَعِي هَذِهِ أَوْ هَذِهِ . قَالَ فَأَوْمَأَ إِلَى الْوُسْطَى وَالَّتِي تَلِيهَا .
Bana Seleme b. Şebib rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Makil, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbîr'den naklen rivayet etti. Câbir şöyie demiş. Beraber gaza ettiğimiz bir gazvede Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim : «Takunyaları çoğaltın! Çünkü bir kimse takunya giydiği müddetçe binek gitmekte daimdir.»
حَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِي غَزْوَةٍ غَزَوْنَاهَا " اسْتَكْثِرُوا مِنَ النِّعَالِ فَإِنَّ الرَّجُلَ لاَ يَزَالُ رَاكِبًا مَا انْتَعَلَ " .
Bize Abdurrahman b. Scllâm El-Cümahi rivayet etti. Bize Rabî b. Müslim Mııhammed'den (yâni İbni Ziyad'dan), o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bîriniz ayakkabı giydiği vakit sağdan başlasın! Çıkardığı vakit de soldan başlasın. Onları ya ikisini birden giysin yahu? ikisini birden çıkarsınl» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَلاَّمٍ الْجُمَحِيُّ، حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، - يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ - عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا انْتَعَلَ أَحَدُكُمْ فَلْيَبْدَأْ بِالْيُمْنَى وَإِذَا خَلَعَ فَلْيَبْدَأْ بِالشِّمَالِ وَلْيُنْعِلْهُمَا جَمِيعًا أَوْ لِيَخْلَعْهُمَا جَمِيعًا " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebûz-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bîriniz tek bir ayakkabı içinde yürümesin. Onları ya ikisini birden giysin yahut ikisini birden çıkarsın!» buyurmuşlar. İzah 2098 de
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَمْشِ أَحَدُكُمْ فِي نَعْلٍ وَاحِدَةٍ لِيُنْعِلْهُمَا جَمِيعًا أَوْ لِيَخْلَعْهُمَا جَمِيعًا " .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Lâfz Ebû Kureyb'indir.) (Dedilerki): Bize İbni İdris, A'meş'den, o da Ebû Rezîn'den naklen rivayet etti. Ebû Rezîn şöyle demiş: Ebu Hureyre bizim yanımıza çıktı da, eliyle alnına vurarak şunları söyledi Beri bakın! Siz kendiniz hidayete erip, benim sapmam için, benim Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerine yalan söylediğimi konuşuyorsunuz. Dikkat edin, ben şehâdet ederim ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitmişimdir : «Birinizin potîn bağı kopfuğu vakit onu islâh etmedikçe ötekinin içinde yürümesin!»
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ - وَاللَّفْظُ لأَبِي كُرَيْبٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ إِدْرِيسَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي رَزِينٍ، قَالَ خَرَجَ إِلَيْنَا أَبُو هُرَيْرَةَ فَضَرَبَ بِيَدِهِ عَلَى جَبْهَتِهِ فَقَالَ أَلاَ إِنَّكُمْ تَحَدَّثُونَ أَنِّي أَكْذِبُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِتَهْتَدُوا وَأَضِلَّ أَلاَ وَإِنِّي أَشْهَدُ لَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا انْقَطَعَ شِسْعُ أَحَدِكُمْ فَلاَ يَمْشِ فِي الأُخْرَى حَتَّى يُصْلِحَهَا " .
{…} Bana bu hadîsi Alî b. Hucr Es-Sa'dî de rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, Ebû Rezîn ile Ebû Salih'den, onlar da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu mânâda haber verdi
وَحَدَّثَنِيهِ عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، أَخْبَرَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي رَزِينٍ، وَأَبِي، صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْمَعْنَى .
Bize Kuteybe b. Said IMâlik b. Enes'den —Ona okunanlar meyanında—, o da Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki, Resnlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kişinin sol eliyle yemek yemesini yahut bir tek ayakkabı içinde yürümesini, bir elbiseye sırılsıklam sarılmasını ve avret mahallini açarak bir elbiseye bürüııdüğü halde ayaklarını dikip oturmasını yasak etmiştir
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، - فِيمَا قُرِئَ عَلَيْهِ - عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَأْكُلَ الرَّجُلَ بِشِمَالِهِ أَوْ يَمْشِيَ فِي نَعْلٍ وَاحِدَةٍ وَأَنْ يَشْتَمِلَ الصَّمَّاءَ وَأَنْ يَحْتَبِيَ فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ كَاشِفًا عَنْ فَرْجِهِ .
Bize Ahmed b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'z-Zübeyr, Câbir'den rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki); Bize Ebû Hayseme, Ebû'z-Zübeyr'dcn, o da Câbir'den naiklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyfv ve Seliem) buyurdular ki: — Yahut Resûlullah (Sallallahu Aleyfv ve Seliem)'i jşöyle buyururken işittim : «Birinizin potin bağı koparsa —yâhut bir kimsenin ayakkabı bağı koparsa—, o bağı ıslah etmedikçe bir ayakkabı içinde yürümesin! Bir tek mest içinde de yürümesin! Sol eliyle yemesin! Bir elbiseye büründügü halde ayaklarını dikerek oturmasın! Ve bir elbiseye sırılsıklam sarılmasin.» İZAH’TAN SONRA DA HADİS VAR
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا انْقَطَعَ شِسْعُ أَحَدِكُمْ - أَوْ مَنِ انْقَطَعَ شِسْعُ نَعْلِهِ - فَلاَ يَمْشِ فِي نَعْلٍ وَاحِدَةٍ حَتَّى يُصْلِحَ شِسْعَهُ وَلاَ يَمْشِ فِي خُفٍّ وَاحِدٍ وَلاَ يَأْكُلْ بِشِمَالِهِ وَلاَ يَحْتَبِي بِالثَّوْبِ الْوَاحِدِ وَلاَ يَلْتَحِفِ الصَّمَّاءَ " .
Bize Kuteybe rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize İbni Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyfv ve Seliem) sırılsıklam sarılmayı, bir elbise içinde dizlerini dikip oturmayı ve kişi sırüstü uzanmış olduğu halde bacağının birini diğerinin üzerine koymasını yasak etmişler
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ اشْتِمَالِ الصَّمَّاءِ وَالاِحْتِبَاءِ فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ وَأَنْ يَرْفَعَ الرَّجُلُ إِحْدَى رِجْلَيْهِ عَلَى الأُخْرَى وَهُوَ مُسْتَلْقٍ عَلَى ظَهْرِهِ .
Bize İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. Hatim de rivayet ettiler. (İshâk ahberanâ tâbirini kullandı.) İbni Hatim ise bize Muhammed b. Bekr rivayet etti, dedi. (Demişki): Bize İbnü Cüreyc haber verdi, (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillah'ı Nebi (Sallallahu Aleyfv ve Seliem)'den rivayet ederken dinlemiş. Efendimiz : «Bir ayakkabı içinde yürüme! Bir örtü içinde dizlerini dikip oturma! Sol elinle yeme! Sırılsıklam sarılma! Uzanıp yattığın vakit ayaklarını birbirinin üzerine koyma!» buyurmuşlar
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ، حَاتِمٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ، اللَّهِ يُحَدِّثُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَمْشِ فِي نَعْلٍ وَاحِدٍ وَلاَ تَحْتَبِ فِي إِزَارٍ وَاحِدٍ وَلاَ تَأْكُلْ بِشِمَالِكَ وَلاَ تَشْتَمِلِ الصَّمَّاءَ وَلاَ تَضَعْ إِحْدَى رِجْلَيْكَ عَلَى الأُخْرَى إِذَا اسْتَلْقَيْتَ " .
Bana İshâk b. Mansûr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bana Ubeydullah (yâni İbni Ebî'I-Ahnes) Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câiıir b. Abdillah'dan naklen rivayet etfi ki: Nebi (Sallallahu Aleyfv ve Seliem): «Biriniz sırt üstü uzanıp ayak ayak üstüne atmasın!» buyurmuşlar
وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ، - يَعْنِي ابْنَ الأَخْنَسِ - عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَسْتَلْقِيَنَّ أَحَدُكُمْ ثُمَّ يَضَعُ إِحْدَى رِجْلَيْهِ عَلَى الأُخْرَى " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e İbni Şihab'dan dinlediğim, onun da Abbâd h. Temim'den, onun da amcasından naklen rivayet etliği şu hadîsi okudum. Abbâd'ın amcası Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ı mescidde sırtüstü yatarak bir ayağını diğerinin üzerine koyduğunu görmüş
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، عَنْ عَمِّهِ، أَنَّهُ رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُسْتَلْقِيًا فِي الْمَسْجِدِ وَاضِعًا إِحْدَى رِجْلَيْهِ عَلَى الأُخْرَى .
Bize Yahya b. Yahya ile Ebu Bekr b. Ebî Şeybe, İbni Numeyr, Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrahim hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. H. Bana Ebû't-Tâhir ile Harınele de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den, bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَابْنُ نُمَيْرٍ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ كُلُّهُمْ عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، كُلُّهُمْ عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ .