Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sahîh-i Müslim · 36. Bölüm
251 hadis, 9 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
30 hadis9 dk okuma
Bana yine Ebû Bekr b. îshâk rivayet etti. (Dediki): Bize Affân b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Eban El-Attâr rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Kesir rivayet etti. (Dediki): Bana Abdullah b. Ebî Katâde. babasından naklen rivayet etti ki, Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kuru hurma ile koruk hurma karışımı içkiden, kuru üzümle kuru hurma karışımından ve koruk hurma ile olgun hurma karışımı içkiden men etmiş ve : «Her birinden yalnız başına nebiz yeptni» buyurmuşlardır
وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا أَبَانٌ الْعَطَّارُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ خَلِيطِ التَّمْرِ وَالْبُسْرِ وَعَنْ خَلِيطِ الزَّبِيبِ وَالتَّمْرِ وَعَنْ خَلِيطِ الزَّهْوِ وَالرُّطَبِ وَقَالَ " انْتَبِذُوا كُلَّ وَاحِدٍ عَلَى حِدَتِهِ " .
{…} Bana Ebû Seleme b. Abdirrahman dahi Ebû Katâde'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. İzah 1991 de
وَحَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ هَذَا الْحَدِيثِ .
{M-2} Bize Züheyr b. Harb ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'in dir. (Dedilerki): Bize Veki', İkrime b. Ammar'dan, o da Ebû Kesîr El-Hanefî'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kuru üzümle kuru hurmayı ve koruk hurma ile kuru hurmayı yasak etti de : «Bunların her birinden yalnız başına nebiz yaptlır.» buyurdular
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ عِكْرِمَةَ، بْنِ عَمَّارٍ عَنْ أَبِي كَثِيرٍ الْحَنَفِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الزَّبِيبِ وَالتَّمْرِ وَالْبُسْرِ وَالتَّمْرِ وَقَالَ " يُنْبَذُ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا عَلَى حِدَتِهِ " .
{…} Bu hadîsi bana yine Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Haşim b. Kasım rivayet etti. (Dediki): Bize İkrime b. Ammâr rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Abdirrahman b. Üzeyne —ki hu zât Ebû Kesir El-Guberî'dir— rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Hureyre rivayet etti. (Dediki): ResûIullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular...» Râvi yukarki hadîsin mislini rivayet etmiştir. İzah 1991 de
وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أُذَيْنَةَ، - وَهُوَ أَبُو كَثِيرٍ الْغُبَرِيُّ - حَدَّثَنِي أَبُو هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Mushir, Şeyb'ânî'den, o da Habîb'den, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da İbn-i Abbâs'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kuru hurma ile kuru üzümün bir araya karıştırılmasını ve koruk hurma ile kuru hurmanın bir araya karıştırılmasını yasak etti. Ve Curaş ahâlisine mektup yazarak onları kuru hurma ile kuru üzümü karıştırmaktan men etti
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ حَبِيبٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُخْلَطَ التَّمْرُ وَالزَّبِيبُ جَمِيعًا وَأَنْ يُخْلَطَ الْبُسْرُ وَالتَّمْرُ جَمِيعًا وَكَتَبَ إِلَى أَهْلِ جُرَشَ يَنْهَاهُمْ عَنْ خَلِيطِ التَّمْرِ وَالزَّبِيبِ .
{…} Bana bu hadîsi Vehb b. Bakiyye de rivayet etti. (Dediki): Bize Halid (yâni Tahhan) Şeybânî'den bu isnadla kuru hurma ile kuru üzüm hakkında haber verdi. Ama koruk hurma ile kuru hurmayı anmadı. İzah 1991 de
وَحَدَّثَنِيهِ وَهْبُ بْنُ بَقِيَّةَ، أَخْبَرَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي الطَّحَّانَ - عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ فِي التَّمْرِ وَالزَّبِيبِ وَلَمْ يَذْكُرِ الْبُسْرَ وَالتَّمْرَ .
Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Musa b. Ukbe, Nâfi'den, o da İbn-i Ömer'den naklen haber verdi ki, şöyle diyormuş: Gerçekten koruk hurma ile olgun hurmanın beraberce ve kuru hurma ile kuru üzümün beraberce nebiz yapılması yasak edildi
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي مُوسَى، بْنُ عُقْبَةَ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ قَدْ نُهِيَ أَنْ يُنْبَذَ الْبُسْرُ وَالرُّطَبُ جَمِيعًا وَالتَّمْرُ وَالزَّبِيبُ جَمِيعًا .
Bana Ebû Bekr b. İshak dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc rivayet etti. (Dediki); Bana Musa b. Ukbe, Nâfi'den, o da İbn-i Ömer'den, naklen haber verdi ki, şöyle demiş : Gerçekten koruk hurma ile olgun hurmanın beraberce ve kuru hurma ile kuru üzümün beraberce nebiz yapılması yasak edildi
وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي مُوسَى بْنُ، عُقْبَةَ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ قَالَ قَدْ نُهِيَ أَنْ يُنْبَذَ الْبُسْرُ وَالرُّطَبُ جَمِيعًا وَالتَّمْرُ وَالزَّبِيبُ جَمِيعًا .
Bana Amr'un-Nakıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Enes b. Mâlik'den nakîen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), dubbs' ve müzeffet'de nebiz yapılmasını yasak etmiş. İzah 2000 de
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْمُزَفَّتِ أَنْ يُنْبَذَ فِيهِ .
(Bana Amr'un-Nakıd da rivâyet etti. ki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivâyet etti ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) cîübbs' ve müzellelde nebiz yapılmasını yasak etmiş. ki: Ona Ebû Seleme de haber vermiş ki, Ebû Hüreyre'yi şunu söylerken işitmiş: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ile müzeffefte nebîz yapmayın!» buyurdular. Sonra Ebû Hüreyre: «Hantemlerden de sakının!» demiş
وَحَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْمُزَفَّتِ أَنْ يُنْتَبَذَ فِيهِ .
{…} Dediki: Ona Ebû Seleme de haber vermiş ki, Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Dübbâ' ile müzeffet'de nebîz yapmayın!» buyurdular. Sonra Ebû Hureyre: «Hantemlerden de sakının!» demiş
قَالَ وَأَخْبَرَهُ أَبُو سَلَمَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تَنْتَبِذُوا فِي الدُّبَّاءِ وَلاَ فِي الْمُزَفَّتِ " . ثُمَّ يَقُولُ أَبُو هُرَيْرَةَ وَاجْتَنِبُوا الْحَنَاتِمَ .
(Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivâyet etti. ki): Bize Nuh b. Kays haber verdi. ki): Bize İbn-i Avn, Muhammed'den, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivâyet etti ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Abdul-Kays heyetine: dübbâ', hanîem, nekîr ve mukayyer'den men ediyorum. Hantem ağzı kesilmiş küptür. Lâkin tulumundan iç ve ağzını bağla!» buyurmuşlar
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي، هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنِ الْمُزَفَّتِ وَالْحَنْتَمِ وَالنَّقِيرِ . قَالَ قِيلَ لأَبِي هُرَيْرَةَ مَا الْحَنْتَمُ قَالَ الْجِرَارُ الْخُضْرُ .
Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Nuh b. Kays haber verdi. (Dediki): Bize İbn-i Avn, Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abdul-Kays heyetine : «Sizi dubbâ', hantem, nekîr ve mukayyer'den men ediyorum. Hantem ağzı kesilmiş küptür. Lâkin tulumundan iç ve ağzını bağla!» buyurmuşlar. İzah 2000 de
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، أَخْبَرَنَا نُوحُ بْنُ قَيْسٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لِوَفْدِ عَبْدِ الْقَيْسِ " أَنْهَاكُمْ عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالنَّقِيرِ وَالْمُقَيَّرِ - وَالْحَنْتَمُ الْمَزَادَةُ الْمَجْبُوبَةُ - وَلَكِنِ اشْرَبْ فِي سِقَائِكَ وَأَوْكِهِ " .
Bize Said b. Amr El-Eş'asî rivayet etti. (Dediki): Bize Abser haber verdi. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir rivayet etti. H. Bana Bişr b. Hâlid dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni, Ibn-i Ca'fer) Şu'be'den naklen haber verdi. Bu râvilerin hepsi A'meş'den, o da İbrahim Et-Teymî'den, o da Haris b. Süveyd'den, o da Ali'den naklen rivayet etmişlerdir. Ali şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dubbâ' ile müzeffet de nebiz yapılmasını yasak etti. Bu Cerir'in hadîsidir. Abser ile Şu'be'nin hadîslerinde ise: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dubbâ' ile müzeffet’den nehiy buyurdu.» ifadesi vardır. İzah 2000 de
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَمْرٍو الأَشْعَثِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْثَرٌ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، ح وَحَدَّثَنِي بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ - عَنْ شُعْبَةَ، كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنِ الْحَارِثِ بْنِ سُوَيْدٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُنْتَبَذَ فِي الدُّبَّاءِ وَالْمُزَفَّتِ . هَذَا حَدِيثُ جَرِيرٍ . وَفِي حَدِيثِ عَبْثَرٍ وَشُعْبَةَ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْمُزَفَّتِ .
Bize Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim ikisi birden Cerir'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Cerir Mansûr'dan, o da İbrahim'den naklen rivayet etti. İbrahim şöyle demiş. Esved'e: Sen Ümmü'l-Mü'minin'e hangi kab içinde nebiz yapmanın mekruh olacağını sordun mu? Dedim. — Evet! dedim ki: Ey Mu'minlerin Annesi! Bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in hangi kabın içinde nebiz yapmaktan nehiy buyurduğunu haber ver! — Biz ehî-i beyti dubba' ile müzeffet de nebiz yapmaktan men etti, dedi. İbrahim demiş ki : Esved'e, Hantem'Ie Cerri anmadı mı? diye sordum. — Ben sana ancak işittiğimi söylüyorum. İşitmediğim şeyi de sana söyüyeyim mi? dedi
وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، كِلاَهُمَا عَنْ جَرِيرٍ، قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ قُلْتُ لِلأَسْوَدِ هَلْ سَأَلْتَ أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ عَمَّا يُكْرَهُ أَنْ يُنْتَبَذَ فِيهِ قَالَ نَعَمْ . قُلْتُ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَخْبِرِينِي عَمَّا نَهَى عَنْهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُنْتَبَذَ فِيهِ . قَالَتْ نَهَانَا أَهْلَ الْبَيْتِ أَنْ نَنْتَبِذَ فِي الدُّبَّاءِ وَالْمُزَفَّتِ . قَالَ قُلْتُ لَهُ أَمَا ذَكَرَتِ الْحَنْتَمَ وَالْجَرَّ قَالَ إِنَّمَا أُحَدِّثُكَ بِمَا سَمِعْتُ أَأُحَدِّثُكَ مَا لَمْ أَسْمَعْ
Bize Saîd b. Amr El-Eşasîde rivayet etti. (Dediki): Bize Abser, Ameş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen haber verdi ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dubbâ' ile müzeffet'den nehiy buyurmuş
وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَمْرٍو الأَشْعَثِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْثَرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْمُزَفَّتِ .
{…} Bana Muhammed b. Hatim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (Bu zât Kattandır) rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân ile Şu'be rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Mansûr ile Süleyman ve Hammâd, İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'dcıı, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، وَشُعْبَةُ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، وَسُلَيْمَانُ، وَحَمَّادٌ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bize Şeyban b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Kaasım (yâni İbn-i Fadl) rivayet etti. (Dediki): Bize Sümame b. Hazn EI-kuşeyrî rivayet etti. (Dediki): Aişe'ye rastladım da, ona mebizi sordum. O da bana rivayet etti kî, Abdu'l-Kays hey'eti Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek kendisine nebizin hükmünü sormuşlar da onlara dubbâ', nekîr, müzeffet ve hantem de nebiz yapmaktan nehiy buyurmuş
حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ، - يَعْنِي ابْنَ الْفَضْلِ - حَدَّثَنَا ثُمَامَةُ بْنُ، حَزْنٍ الْقُشَيْرِيُّ قَالَ لَقِيتُ عَائِشَةَ فَسَأَلْتُهَا عَنِ النَّبِيذِ، فَحَدَّثَتْنِي أَنَّ وَفْدَ عَبْدِ الْقَيْسِ قَدِمُوا عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلُوا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنِ النَّبِيذِ فَنَهَاهُمْ أَنْ يَنْتَبِذُوا فِي الدُّبَّاءِ وَالنَّقِيرِ وَالْمُزَفَّتِ وَالْحَنْتَمِ .
Bize Ya'kub b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Uleyye rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. Süveyd, Muâze'den, o da Aişe'den, naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dubbâ', hantem, nekîr ve müzeffet'den nehiy buyurdu
وَحَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ سُوَيْدٍ، عَنْ مُعَاذَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالنَّقِيرِ وَالْمُزَفَّتِ .
{…} Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim dalıi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül Vehhab Es-Sekafî haber verdi. (Dediki): Bize İshâk b. Süveyd bu isnadla rivayette bulundu. Yalnız o, müzeffet'in yerine mukayyer'i koydu. İzah 2000 de
وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ، سُوَيْدٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ إِلاَّ أَنَّهُ جَعَلَ مَكَانَ الْمُزَفَّتِ الْمُقَيَّرِ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abbâd b, Abbâd, Ebû Cemre'den, o da İbn-i Abbâs'dan naklen haber verdi. H. Bize Hanef b. Hişâm da rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Ebû Cemre'den rivayet etti. (Demişki): İbn-i Abbâs'ı şunu söylerken işittim. Abdul Kays hey'eti Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına geldi de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: «Sizi dübbâ', hantem, nekîr ve mukayyer'den nehy ediyorum!» buyurdular. Hammad'ın hadîsinde mukayyer'in yerine müzeffet'i koymuştur
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبَّادُ بْنُ عَبَّادٍ، عَنْ أَبِي جَمْرَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، ح وَحَدَّثَنَا خَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَبِي جَمْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ، يَقُولُ قَدِمَ وَفْدُ عَبْدِ الْقَيْسِ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَنْهَاكُمْ عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالنَّقِيرِ وَالْمُقَيَّرِ " . وَفِي حَدِيثِ حَمَّادٍ جَعَلَ - مَكَانَ الْمُقَيَّرِ - الْمُزَفَّتِ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir, Şeybânî'den, o da Habîb'den, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da İbn-i Abbâs'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dubbâ' ile hantem, müzeffet ve nekîr'den nehiy buyurdular
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ حَبِيبٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالْمُزَفَّتِ وَالنَّقِيرِ .
Bize yine Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, Habib b. Ebî Amra'dan, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da İbn-i Abbâs'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dubbâ' ile hantem, müzeffet ve nekîr'den, bir de koruk hurma ile olgunlaşmaya başlamış hurmayı karıştırmaktan nehiy buyurdular
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي عَمْرَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالْمُزَفَّتِ وَالنَّقِيرِ وَأَنْ يُخْلَطَ الْبَلَحُ بِالزَّهْوِ .
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman b. Mehdî Şu'be'den, o da Yahya El-Behrânî'den naklen rivayet etti. (Demişki): Ben İbn-i Abbâs'dan işittim. H. Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Yahya b. Ebî Ömer'den, o da İbn-i Abbas'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dubbâ', nekîr ve müzeffet'den nelıîy buyurdu. İzah 2000 de
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ يَحْيَى الْبَهْرَانِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي، عُمَرَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الدُّبَّاءِ وَالنَّقِيرِ وَالْمُزَفَّتِ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Zürey', Teymî'den nakien haber verdi. H. Bize Yahya b. Eyyûb da rivayet etîi. (Dediki): Bize İbn-i Uleyye rivayet etti. (Dediki):. Bize Süleyman Et-Teymî Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) küplerde nebîz yapılmasını yasak etmiş
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنِ التَّيْمِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ، أَيُّوبَ حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ التَّيْمِيُّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْجَرِّ أَنْ يُنْبَذَ فِيهِ .
Bize Yahya b. Eyyûb rivâyeL etti. (Dediki): Bize İbn-i Uleyye rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Ebî Arûbe Katâde'den, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen haber verdiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dubbâ', hantem, nekîr ve müzeffet'den nehiy buyurmuş
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالنَّقِيرِ وَالْمُزَفَّتِ .
{…} Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişam rivayet etti. (Dediki); Bana babam, Katâde'den bu isnadla rivayet etti ki, NebiyyuIlah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nebiz yapılmasından nehiy buyurmuş. Râvi yukarki hadîsin mislini söylemiştir
وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يُنْتَبَذَ . فَذَكَرَ مِثْلَهُ .
Bize Nasr b. Ali El-Cehdami dahi rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bana El-Müsennâ (yâni İbn-i Saîd) Ebû'I-MütevekkîI'den, o da Ebû Saîd'den, naklen rivayet etti. Ebû Saîd şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hantem'le, dübbâ' ve nekîrden içmeyi yasak etti. İzah 2000 de
وَحَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا الْمُثَنَّى، - يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ - عَنْ أَبِي الْمُتَوَكِّلِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الشُّرْبِ فِي الْحَنْتَمَةِ وَالدُّبَّاءِ وَالنَّقِيرِ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Süreye b. Yûnus rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Mervan b. Muaviye, Mansur b. Hayyan'daıı, o da Saîd b. Cübeyr'den naklen rivayet etti. (şöyle demiş): İbn-i Ömer'le İbn-i Abbâs'a şehadet ederim ki, bunlar Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dubbâ'. hantem, müzeffet ve nekîr'den nehiy buyurduğuna şahit olmuşlardır
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَسُرَيْجُ بْنُ يُونُسَ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ مَنْصُورِ بْنِ حَيَّانَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ أَشْهَدُ عَلَى ابْنِ عُمَرَ وَابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّهُمَا شَهِدَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالْمُزَفَّتِ وَالنَّقِيرِ .
Bize Şeyban b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir (yâni İbn-i Hazim) rivayet etti. Dediki): Bize Ya'la b. Hakim, Saîd b. Cübeyr'den rivayet etti. Saîd şöyle demiş: İbni Ömer'e küp nebizini sordum da : — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) küp nebizini haram kıldı, dedi. Bunun üzerine İbn-i Abbâs'a geldim. Ve İbn-i Ömer'in ne dediğini işitmiyor musun? dedim. — Ne diyor? dedi. — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in küp nebizini haram kıldığını söyledi, dedim. O da : — İbn-i Ömer doğru söylemiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) küp nebizini haram kıldı, dedi. Ben : — Bu küp nebizi nedir? dîye sordum. — Çamurdan yapılan her şeydir, cevabını verdi
حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، - يَعْنِي ابْنَ حَازِمٍ - حَدَّثَنَا يَعْلَى بْنُ حَكِيمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ سَأَلْتُ ابْنَ عُمَرَ عَنْ نَبِيذِ الْجَرِّ، فَقَالَ حَرَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَبِيذَ الْجَرِّ . فَأَتَيْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ فَقُلْتُ أَلاَ تَسْمَعُ مَا يَقُولُ ابْنُ عُمَرَ قَالَ وَمَا يَقُولُ قُلْتُ قَالَ حَرَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَبِيذَ الْجَرِّ . فَقَالَ صَدَقَ ابْنُ عُمَرَ حَرَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَبِيذَ الْجَرِّ . فَقُلْتُ وَأَىُّ شَىْءٍ نَبِيذُ الْجَرِّ فَقَالَ كُلُّ شَىْءٍ يُصْنَعُ مِنَ الْمَدَرِ .