Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sahîh-i Müslim · 35. Bölüm
57 hadis, 2 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
27 hadis13 dk okuma
Bize İbni Ebi Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyâıı, İsmail b. Müslim'den, o da Saîd b. Mesrûk'dan, o da Abâye'den, o da dedesi Rafri' den naklen rivayet etti. Sonra bu hadîsi bana Ömer b. Saîd b. Mesrûk babasından, o da Abâye b. Rifâa b. Râfî b. Hadîc'den, o da dedesinden naklen rivayet etti. Şöyle demiş : — Yâ Resûlallah! Biz yarın düşmanla karşılaşacağız. Halbuki yanımızda bıçak yok. Kamış kabuklarıyla keselim mi? dedik. Râvi hadisi kıssasıyla hikâye etmiştir: «O hayvanlardan biri elimizden kaçtı da. ona ok attık ve yere serdik demiş
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبَايَةَ، عَنْ جَدِّهِ، رَافِعٍ ثُمَّ حَدَّثَنِيهِ عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ، رِفَاعَةَ بْنِ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ عَنْ جَدِّهِ، قَالَ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا لاَقُو الْعَدُوِّ غَدًا وَلَيْسَ مَعَنَا مُدًى فَنُذَكِّي بِاللِّيطِ وَذَكَرَ الْحَدِيثَ بِقِصَّتِهِ وَقَالَ فَنَدَّ عَلَيْنَا بَعِيرٌ مِنْهَا فَرَمَيْنَاهُ بِالنَّبْلِ حَتَّى وَهَصْنَاهُ .
{…} Bana hu hadisi Kasım b. Zekeıiyya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin b. Ali, Zâide'deıı, o da Saîd b. Mesrûk'dan bu isnadla bu hadîsi sonuna kadar tamamiyle rivayet etti. Ve bu hadîste : «Yanımızda bıçak yok; kamışla keseiim mi?» dedi
وَحَدَّثَنِيهِ الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ الْحَدِيثَ إِلَى آخِرِهِ بِتَمَامِهِ وَقَالَ فِيهِ وَلَيْسَتْ مَعَنَا مُدًى أَفَنَذْبَحُ بِالْقَصَبِ
Bize Muhammed h. Velid b. Abdülhamîd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet vili. (Dediki): — Yâ Resûlallah: Biz yarın düşnianla karşılaşacağız. Halbukî yanımızda bıçak yoktur... demiş. Râvi hadisi hikâye etmiş, yalnız: «Cemâa. acele ederek onlarla çömlekleri kaynattılar. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz de emir vererek çömlekler döküldü» cümlesini anmamış; kıssanın diğer yerlerini söylemiştir
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ بْنِ عَبْدِ الْحَمِيدِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، أَنَّهُ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا لاَقُو الْعَدُوِّ غَدًا وَلَيْسَ مَعَنَا مُدًى وَسَاقَ الْحَدِيثَ وَلَمْ يَذْكُرْ فَعَجِلَ الْقَوْمُ فَأَغْلَوْا بِهَا الْقُدُورَ فَأَمَرَ بِهَا فَكُفِئَتْ وَذَكَرَ سَائِرَ الْقِصَّةِ .
Bana Abdü'I-Cebbâr b. Alâ: rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Bize Zührî. Ebû Ubeyd'den rivayet etti. Şöyle demiş: Bayramda Ali b. Ebî Tâüb ile birlikte bulundum. Hutbeden önce namazdan (işe) başladı ve : «Şüphesiz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç geceden sonra kurbanlarımızın etlerinden yemeyi bize yasak etti.» dedi
حَدَّثَنِي عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ، قَالَ شَهِدْتُ الْعِيدَ مَعَ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ فَبَدَأَ بِالصَّلاَةِ قَبْلَ الْخُطْبَةِ وَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَانَا أَنْ نَأْكُلَ مِنْ لُحُومِ نُسُكِنَا بَعْدَ ثَلاَثٍ .
Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan rivayet etti. (Demişki): Bana İbni Ezher'in azatlısı Ebû Ubeyd rivayet etti ki, kendisi bayramda Ömer b. Hattâb ile bulunmuş. (Dediki): Sonra Ali b. Ebî Tâlib'Ie birlikte bayram namazı kıldım. Bize namazı hutbeden önce kıldırdı. Sonra cemaata hutbe okuyarak: — Şüphesiz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç gecenin üstünde (kalan) kurban etlerinizi yemeyi size yasak etmiştir. O halde yemeyin! dedi
حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي أَبُو عُبَيْدٍ، مَوْلَى ابْنِ أَزْهَرَ أَنَّهُ شَهِدَ الْعِيدَ مَعَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ قَالَ ثُمَّ صَلَّيْتُ مَعَ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ - قَالَ - فَصَلَّى لَنَا قَبْلَ الْخُطْبَةِ ثُمَّ خَطَبَ النَّاسَ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ نَهَاكُمْ أَنْ تَأْكُلُوا لُحُومَ نُسُكِكُمْ فَوْقَ ثَلاَثِ لَيَالٍ فَلاَ تَأْكُلُوا .
{…} Bana Züheyr b. Harb de rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize İbııi Şihab'ın kardeşi oğlu rivayet etti. H. Bize Hasen EI-Hulvânî de rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd dâhi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zühri'deıı bu isiıâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Kurban etinin 3 günden sonra yasağı neshedildi 1971 ve 1972 nolu hadisleri de mutlaka oku ! İzah 1972 de
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَخِي ابْنِ شِهَابٍ، ح وَحَدَّثَنَا حَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، كُلُّهُمْ عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ .
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bana Muhammed h. Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'den, o da İbn-i Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki : «Hiç bir kimse üç günden yukarı kurbanının etinden yemesin!» buyurmuşlar
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " لاَ يَأْكُلْ أَحَدٌ مِنْ لَحْمِ أُضْحِيَّتِهِ فَوْقَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ " .
{…} Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Said, İbn-i Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhak (yâni îbn-i Osman) haber verdi. Her iki râvi Nâfi'den, o da İbn-i Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Leys'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ، بْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، - يَعْنِي ابْنَ عُثْمَانَ - كِلاَهُمَا عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ اللَّيْثِ .
Bize İbn-i Ebî Ömer ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (İbn-i Ebî Ömer bize rivayet etti tâbirini kullandı. Abd bize Abdürrezzak haber verdi, dedi.) (Demişki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Sâlim'den, o da İbn-i Ömer'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç geceden sonra kurban etlerinin yemesini yasak etmiş. Salim şöyle demiş: «Bundan dolayı İbn-i Ömer üç günün üzerinde kalan kurban etlerini yemezdi.» İbn-i Ebî Ömer: «Üç geceden sonra» dedi. Kurban etinin 3 günden sonra yasağı neshedildi 1971 ve 1972 nolu hadisleri de mutlaka oku ! Metinle ilgili İzah 1972 de Bu sayfadaki izahat isnad'a dairdir, isnad terimlerini bilmiyor iseniz okumayın! Birinci hadîsin senedi hakkında Kaadî İyâd şunları söylemiştir: «Bu hadîsin Süfyan'dan rivayetinde hadîs ulemasmca ref edip etmediği hususunda illet vardır. Çünkü Süfyan'ın ashabı hafızlar onu merfu' olarak rivayet etmemişlerdir. Onun için de Buhârî onu Süfyan'ın rivayetinden değil de, başkasının tarikinden rivayet etmiştir.» Dare Kutni de: «Bu hadîs Abdu'l-Cebbâr b. A'la’nın vehmettiği hadîslerdendir. Çünkü Alî b. Metînî ile Ahmed b. Hanbel, Ka'nebî, Ebû Hayseme, Ishâk ve başkaları onu îbn-i Uyeyne'den mevkuf olarak rivayet etmişlerdir. Ama hadîsin merfu şekli Zührî'den Süfyan'ın tarikinden başka bir tarikle sahihtir. Bu hadîsi Salih, Yûnus, Ma'mer, Zebîdî ve Mâlik Cüveyriye'nin rivayetinden ref etmişler. Onu hepsi Zührî'den merfu' olarak rivayette bulunmuşlardır.» diyor. Bunun üzerine Nevevî de : «Her halü kârda hadîsin metni sahihtir.» demiştir
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ حَدَّثَنَا وَقَالَ عَبْدٌ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ تُؤْكَلَ لُحُومُ الأَضَاحِي بَعْدَ ثَلاَثٍ . قَالَ سَالِمٌ فَكَانَ ابْنُ عُمَرَ لاَ يَأْكُلُ لُحُومَ الأَضَاحِيِّ فَوْقَ ثَلاَثٍ . وَقَالَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ بَعْدَ ثَلاَثٍ .
Bize İshâk b. İbrahim El-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh haber verdi. (Dediki): Bize Mâlik, Abdullah b. Ebî Bekr'den, o da Abdullah b. Vâkıd'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç geceden sonra kurban etlerini yemekten nehiy buyurdu. Abdullah b. Ebî Bekir (Demişki): Ben bunu Amra'ya andım da: Doğru söylemiş! Ben Âişe'yî şunu söylerken işittim, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında bayram günü çöl halkından haymenisinler seğirtip gittiler de ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Üç gece (et) biriktirin, sonra kalanı tasadduk edin!» buyurdu. Bundan bir müddet sonra ashab : — Yâ Resûlallah! İnsanlar su tulumlarını kurbanlarından yapıyor. Onların yağını eritiyorlar, dediler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ne o?» diye sordu. — Sen kurban etlerinin üç geceden sonra yenmesini yasak ettin, dediler. Bunun üzerine: «Ben size ancak şu seyîrtip giden zayıf bedevilerden dolayı men ettim. Artık yeyîn, biriktirin ve tasadduk edin!» buyurdular. İzah 1972 de
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ، أَبِي بَكْرٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ وَاقِدٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَكْلِ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثٍ . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعَمْرَةَ فَقَالَتْ صَدَقَ سَمِعْتُ عَائِشَةَ تَقُولُ دَفَّ أَهْلُ أَبْيَاتٍ مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ حِضْرَةَ الأَضْحَى زَمَنَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " ادَّخِرُوا ثَلاَثًا ثُمَّ تَصَدَّقُوا بِمَا بَقِيَ " . فَلَمَّا كَانَ بَعْدَ ذَلِكَ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ النَّاسَ يَتَّخِذُونَ الأَسْقِيَةَ مِنْ ضَحَايَاهُمْ وَيَحْمِلُونَ مِنْهَا الْوَدَكَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " وَمَا ذَاكَ " . قَالُوا نَهَيْتَ أَنْ تُؤْكَلَ لُحُومُ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثٍ . فَقَالَ " إِنَّمَا نَهَيْتُكُمْ مِنْ أَجْلِ الدَّافَّةِ الَّتِي دَفَّتْ فَكُلُوا وَادَّخِرُوا وَتَصَدَّقُوا " .
Bize Yahya b. Yahyâ rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebu'z-Zubeyr'den dinlediğim, onun da Câbir'den, onun da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç geceden sonra kurban etlerinin yenmesini yasak etmiş, biraz sonra: «Yeyin azıklanın ve biriktirin!» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ أَكْلِ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثٍ ثُمَّ قَالَ بَعْدُ " كُلُوا وَتَزَوَّدُوا وَادَّخِرُوا " .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Mushir rivayet etti. H. Bize Yahya b. Eyyûb da rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Uyeyne rivayet etti. Her iki râvi İbn-i Cüreyc'den, o da Ata'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etmişlerdir. H. Bana Muhammed b. Hatim dâhi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, İbnü Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Ata' şunu söyledi. Ben Câbir h. Abdillâh'ı şunu söylerken dinledim : — Biz Minâ'nın üç gecesinden fazla develerimizin etlerinden yemezdik. Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize ruhsat vererek: «Yeyin ve azıklanın!» buyurdular. Ben Atâ'a : «Câbir! Nihayet Medine'ye geldik mi?» diye sordu, dedim. — Evet, cevâbını verdi
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، كِلاَهُمَا عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنَا عَطَاءٌ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ، عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ كُنَّا لاَ نَأْكُلُ مِنْ لُحُومِ بُدْنِنَا فَوْقَ ثَلاَثِ مِنًى فَأَرْخَصَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " كُلُوا وَتَزَوَّدُوا " . قُلْتُ لِعَطَاءٍ قَالَ جَابِرٌ حَتَّى جِئْنَا الْمَدِينَةَ قَالَ نَعَمْ .
Bize îshak b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyya b. Adiyy, Ubeydullah b. Amir'den, o da Zeyd b. Ebî Uleyse'den, o da Atâ b. Ebî Rebah'dan, o da Cabir b. Abdillah'dan naklen baber verdi. Câbir şöyle demiş : — Biz kuban etlerini üç geceden fazla tutmazdık. Derken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize onlardan azıklanmamızı ve yememizi emir buyurdu. (Üç geceden fazla duran etleri demek istiyor)
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ عَدِيٍّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَبِي أُنَيْسَةَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا لاَ نُمْسِكُ لُحُومَ الأَضَاحِيِّ فَوْقَ ثَلاَثٍ فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ نَتَزَوَّدَ مِنْهَا وَنَأْكُلَ مِنْهَا . يَعْنِي فَوْقَ ثَلاَثٍ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında biz onlarla Medine'ye giderken azıklanıyorduk
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كُنَّا نَتَزَوَّدُهَا إِلَى الْمَدِينَةِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-A'lâ, Cüreyrî'den, o da Ebû Nadradan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-A'Iâ rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd Katâde'den, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ey Medineliler! Kurban etlerini üç geceden fazla yemeyin!» buyurdular. (İbn-i Müsennâ üç gece yerine üç gün, dedi.) Bunun üzerine ashab çoluk-çocuk, uşak ve hizmetçileri bulunduğundan Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şikâyet ettiler. O da: «Yeyin, yedirin, saklayın yahut biriktirin!» buyurdular. İbn-i Müsennâ: Abdu'I-A'lâ şekketmiştir, dedi. İzah 1976 da
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي، نَضْرَةَ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَا أَهْلَ الْمَدِينَةِ لاَ تَأْكُلُوا لُحُومَ الأَضَاحِيِّ فَوْقَ ثَلاَثٍ " . وَقَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ . فَشَكَوْا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ لَهُمْ عِيَالاً وَحَشَمًا وَخَدَمًا فَقَالَ " كُلُوا وَأَطْعِمُوا وَاحْبِسُوا أَوِ ادَّخِرُوا " . قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى شَكَّ عَبْدُ الأَعْلَى .
Bize İshâk b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âsim, Yezid b. Ebî Ubeyd'den, o da Seleme b. Ekvâ'dan naklen haber verdi ki, Resûlullah: Sallallahu aleyhi ve sellem: «Sizden kim kurban keserse sakın üç geceden sonra evinde ondan bir şey sabahlamasın!» buyurmuşlar. Ertesi sene gelince ashâb : — Yâ Resûlallah! Yine geçen sene yaptığımız gibi mi yapacağız, demişler. Bunun üzerine Efendimiz : «Hayır! O öyle bir seneydi ki, insanlar onda sıkıntı içindeydi. Ben de (kurban etlerinin) onların arasında s«y'ı olmasını istemiştim.» buyurmuşlar. İzah 1976 da
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ، بْنِ الأَكْوَعِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ ضَحَّى مِنْكُمْ فَلاَ يُصْبِحَنَّ فِي بَيْتِهِ بَعْدَ ثَالِثَةٍ شَيْئًا " . فَلَمَّا كَانَ فِي الْعَامِ الْمُقْبِلِ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ نَفْعَلُ كَمَا فَعَلْنَا عَامَ أَوَّلَ فَقَالَ " لاَ إِنَّ ذَاكَ عَامٌ كَانَ النَّاسُ فِيهِ بِجَهْدٍ فَأَرَدْتُ أَنْ يَفْشُوَ فِيهِمْ " .
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'n b. îsa rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye b. Sâlih Ebû'z-Zahiriyye'den, o da Cübeyr b. Nüfeyr'den, o da Sevban'dan naklen rivayet etti. Sevbân şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Kurbanını kesti. Sonra: «Yâ Sevban! Bunun etini ıslâh et!» buyurdu. Artık Medine'ye gelinceye kadar kendisine ondan yedirmeye devam ettim
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا مَعْنُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ أَبِي، الزَّاهِرِيَّةِ عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، عَنْ ثَوْبَانَ، قَالَ ذَبَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ضَحِيَّتَهُ ثُمَّ قَالَ " يَا ثَوْبَانُ أَصْلِحْ لَحْمَ هَذِهِ " . فَلَمْ أَزَلْ أُطْعِمُهُ مِنْهَا حَتَّى قَدِمَ الْمَدِينَةَ .
{…} Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İbn-i Râfi' de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Zeyd b. Hubab rivayet etti. H, Bize İshâk b. İbrahim EI-Hanzeli dahi rivayet etti. (Dedikî): Bize Abdurrahman b. Mehdi haber verdi. Her iki râvi Muâviye b. Sâlih'den bu isnad ile rivayette bulunmuşlardır
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، رَافِعٍ قَالاَ حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، كِلاَهُمَا عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ .
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe, Amr'un-Nâkid ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Yahya: Bize haber verdi tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti, dediler.) Süfyân Ziihri'den, o da Saîd'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunmuştur. H. Bana Muhanımed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (Abd Bize haber verdi tâbirini kullandı. İbn-i Râfi' ise : Bize Abdürrezzâk rivayet etti, dedi.) Abdürrezzâk: Bize Ma'mer, Zührî'den, o da İbn-i Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi, demiştir. Ebû Hureyre şunu söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Fera' ve Atire yoktur.» buyurdular. İbn-i Râfi' kendi rivayetinde: «Fera': İlk yavrudur. Arablar hayvanlarının doğurduğu ilk yavruyu keserlerdi.» ibaresini ziyade etmiştir
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَعَمْرٌو النَّاقِدُ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ فَرَعَ وَلاَ عَتِيرَةَ " . زَادَ ابْنُ رَافِعٍ فِي رِوَايَتِهِ وَالْفَرَعُ أَوَّلُ النِّتَاجِ كَانَ يُنْتَجُ لَهُمْ فَيَذْبَحُونَهُ .
Bize Efeû Bekir b. Ebi Şeybe ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Fudayl rivayet etti. (Ebû Bekr: Ebû Sinan'dan dedi. İbn-i Müsennâ ise: Dırar b. Mürra'dan dedi.) O da Muharib'den, o da îbn-i Büreyde'den, o da babasından naklen rivayet etmiş. H. Bize Muhammed b. Abdiliah b. Numeyr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Mubammed b. Fudayl rivayet etti. (Dediki); Bize Dırar b. Mürre Ebû Sinan, Muharib b. Disar'dan, o da Abdullah b. Büreyde'den, o da babasından naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben sîzi kabirleri ziyaretten nehiy ettim. Artık onları ziyaret edin. Sîzi üç günden fazla kurban etinden nehyettîm. Artık dilediğiniz kadarını elinizde tulün. Sizi tulumdan başka kabtan şerbet içmekten nehy ettim. Artık bütün kaplardan için. Ama müskir içmeyin!» buyurdular
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ عَنْ أَبِي سِنَانٍ، وَقَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى، عَنْ ضِرَارِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مُحَارِبٍ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، حَدَّثَنَا ضِرَارُ بْنُ مُرَّةَ، أَبُو سِنَانٍ عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِثَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " نَهَيْتُكُمْ عَنْ زِيَارَةِ الْقُبُورِ فَزُورُوهَا وَنَهَيْتُكُمْ عَنْ لُحُومِ الأَضَاحِيِّ فَوْقَ ثَلاَثٍ فَأَمْسِكُوا مَا بَدَا لَكُمْ وَنَهَيْتُكُمْ عَنِ النَّبِيذِ إِلاَّ فِي سِقَاءٍ فَاشْرَبُوا فِي الأَسْقِيَةِ كُلِّهَا وَلاَ تَشْرَبُوا مُسْكِرًا " .
{…} Bana Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhâk b. Mahled, Süfyân'dan. o da Alkame b. Mersed'den, o da İbn-i Büreyde'den, o da babasından milden rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben sizi nehy etmiştim...:; buyurmuşlar. Ravi hadîsi Ebû Sinan hadîsi mânâsında rivayet etmiştir
وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ مَخْلَدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، بْنِ مَرْثَدٍ عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " كُنْتُ نَهَيْتُكُمْ " . فَذَكَرَ بِمَعْنَى حَدِيثِ أَبِي سِنَانٍ .
Bize İbıı-î Ebî Ömer El-Mekkî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyâıı, Abdurrahman b. Humeyd b. Abdirrahman b. Avf'dan rivayet etti, o da Saîd b. Müseyyeb'i Ümmü Seleme'den naklen rivayet ederken dinlemîşki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Malûm on gün girdi de biriniz kurban kesmek istedi mi artık (kendi) saçından ve cildinden hiç bir şeye dokunmasın!» buyurmuşlar. Süfyân'a: «Bâzıları bu hadîsi merfu' rivayet etmiyor.» dediler. — Lâkin onu ben merfu* olarak rivayet ediyorum, cevâbını verdi
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ الْمَكِّيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، بْنِ عَوْفٍ سَمِعَ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، يُحَدِّثُ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا دَخَلَتِ الْعَشْرُ وَأَرَادَ أَحَدُكُمْ أَنْ يُضَحِّيَ فَلاَ يَمَسَّ مِنْ شَعَرِهِ وَبَشَرِهِ شَيْئًا " . قِيلَ لِسُفْيَانَ فَإِنَّ بَعْضَهُمْ لاَ يَرْفَعُهُ قَالَ لَكِنِّي أَرْفَعُهُ .
{…} Bana Hasen b. Aliy El-Hulvâm rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Amr rivayet etti, (Dediki): Bize Amr b. Müslim b. Ammâr EI-Leysî rivayet etti. (Dediki): Kurban Bayramının önceğizinde hamamda idik. Orada bâzı kimseler kasık kıllarını temizlediler de hamam sahiplerinden biri: «Saîd b. Müseyyeb bunu mekruh görüyor; yahut yasak ediyor, dedi. Az sonra ben Saîd h. Müseyyeb'e rastlayarak bunu kendisine andım. Saîd : — Be kardeşim oğlu! Bu unutulmuş ve terkedilmiş bir hadîstir. Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : buyurdular. Râvi, Muâz'ın Muhammed b. Amr'dan naklettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuştur
حَدَّثَنِي الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مُسْلِمِ بْنِ عَمَّارٍ اللَّيْثِيُّ، قَالَ كُنَّا فِي الْحَمَّامِ قُبَيْلَ الأَضْحَى فَاطَّلَى فِيهِ نَاسٌ فَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْحَمَّامِ إِنَّ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ يَكْرَهُ هَذَا أَوْ يَنْهَى عَنْهُ فَلَقِيتُ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ يَا ابْنَ أَخِي هَذَا حَدِيثٌ قَدْ نُسِيَ وَتُرِكَ حَدَّثَتْنِي أُمُّ سَلَمَةَ زَوْجُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمَعْنَى حَدِيثِ مُعَاذٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو .
{…} Bana Harmele b. Yahya ile İbn-i Vehb'in kardeşi Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Hayve haber verdi. (Dediki): Bana Hâlid b. Yezid, Saîd b. Ebi Hilâl'den, o da Ömer b. Müslim El-Cündeî'den naklen haber verdi, ona da İbn-i Müseyyeb haber vermiş. Ona da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme haber vermiş. Ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yukarkilerin hadîsi mânâsında anmış
وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَخِي ابْنِ وَهْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي حَيْوَةُ، أَخْبَرَنِي خَالِدُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي هِلاَلٍ، عَنْ عُمَرَ، بْنِ مُسْلِمٍ الْجُنْدَعِيِّ أَنَّ ابْنَ الْمُسَيَّبِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أُمَّ سَلَمَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ . وَذَكَرَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بِمَعْنَى حَدِيثِهِمْ .
Bize Züheyr b. Harb ile Süreye b. Yûnus ikisi birden Mervân'dan rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Size Mervân b. Muâviye El-Fezârî rivayet etti, (Dediki): Bize Mansûr b. Hayyan rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû't-Tufeyl, Âmir b. Vasile rivayet etti. (Dediki): Alî b. Ebî Tâlib'in yanında idim. Ona bir adam gelerek : — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sana ne sır veriyordu? dedi. Bunun üzerine Ali kızdı ve : — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) halkın yazdığı bir şeyi sır veriyordu. Yalnız o bana dört sö'z söylemiştir, dedi. (Adam) : — Ne onlar ya Emîre'l-mu'minin? diye sordu. Ali: — Babasına lanet edene Allah Iânet etsin! Allah'tan başkası için hayvan kesene Allah lanet etsin! Bid'atçı barındırana Allah lanet etsin! Ve yeryüzünün alâmetlerini değiştirene Allah Iânet etsin! buyurdular, dedi
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَسُرَيْجُ بْنُ يُونُسَ، كِلاَهُمَا عَنْ مَرْوَانَ، قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ الْفَزَارِيُّ، حَدَّثَنَا مَنْصُورُ بْنُ حَيَّانَ، حَدَّثَنَا أَبُو الطُّفَيْلِ، عَامِرُ بْنُ وَاثِلَةَ قَالَ كُنْتُ عِنْدَ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ فَأَتَاهُ رَجُلٌ فَقَالَ مَا كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُسِرُّ إِلَيْكَ قَالَ فَغَضِبَ وَقَالَ مَا كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُسِرُّ إِلَىَّ شَيْئًا يَكْتُمُهُ النَّاسَ غَيْرَ أَنَّهُ قَدْ حَدَّثَنِي بِكَلِمَاتٍ أَرْبَعٍ . قَالَ فَقَالَ مَا هُنَّ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ قَالَ قَالَ " لَعَنَ اللَّهُ مَنْ لَعَنَ وَالِدَهُ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ ذَبَحَ لِغَيْرِ اللَّهِ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ آوَى مُحْدِثًا وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ غَيَّرَ مَنَارَ الأَرْضِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hâlid El-Ahmar Süleyman b. Hayyan, Mansûr b. Hayyan'dan, o d; Ebû't-Tufeyl'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : — Ali b. Ebî Tâlib'e: Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sır olarak sana bildirdiği bir şey haber ver! dedik. Ali : — O bana insanlardan gizlediği hiç bir şeyi sır olarak söylemedi. Lâkin ben onu: «Allah'tan başkası namına hayvan kesene Allah lanet etsin! Bid'atçi barındırana Allah lanet etsin! Annesine babasına lanet edene Allah lanet etsin! Ve alâmeti değiştirene Allah lanet etsîn!» buyururken işittim, dedi
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، سُلَيْمَانُ بْنُ حَيَّانَ عَنْ مَنْصُورِ، بْنِ حَيَّانَ عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ، قَالَ قُلْنَا لِعَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ أَخْبِرْنَا بِشَىْءٍ، أَسَرَّهُ إِلَيْكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ مَا أَسَرَّ إِلَىَّ شَيْئًا كَتَمَهُ النَّاسَ وَلَكِنِّي سَمِعْتُهُ يَقُولُ " لَعَنَ اللَّهُ مَنْ ذَبَحَ لِغَيْرِ اللَّهِ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ آوَى مُحْدِثًا وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ لَعَنَ وَالِدَيْهِ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ غَيَّرَ الْمَنَارَ " .
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbn-i Müsennâ'nındır, dedilerki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki); Bize Şu'be rivayet etti, (Dediki): Kasım b. Ebî Bezze'yi, Ebû't-Tufeyl'den naklen rivayet ederken dinledim. Şöyle demiş: — Ali'ye soruldu: Size Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hususî bir şey söyledi mi? denildi. Ali: — Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bütün insanlara ta'mim etmediği bir şey tahsis etmedi. Yalnız şu kılıcımın kılıfında bulunan müstesna, dedi ve içinde : «Allah'tan başkası namına hayvan kesene Allah lanet etsin! Yerin alâmetlerini çalana Allah lanet etsin! Babasına lânet edene Allah lanet etsin! Bidatçı barındırana Allah lanet etsin!» cümleleri yazılı bir sahife çıkardı
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ الْقَاسِمَ بْنَ أَبِي بَزَّةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ، قَالَ سُئِلَ عَلِيٌّ أَخَصَّكُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِشَىْءٍ فَقَالَ مَا خَصَّنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِشَىْءٍ لَمْ يَعُمَّ بِهِ النَّاسَ كَافَّةً إِلاَّ مَا كَانَ فِي قِرَابِ سَيْفِي هَذَا - قَالَ - فَأَخْرَجَ صَحِيفَةً مَكْتُوبٌ فِيهَا " لَعَنَ اللَّهُ مَنْ ذَبَحَ لِغَيْرِ اللَّهِ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ سَرَقَ مَنَارَ الأَرْضِ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ لَعَنَ وَالِدَهُ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ آوَى مُحْدِثًا " .