Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sahîh-i Müslim · 13. Bölüm
285 hadis, 10 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
30 hadis14 dk okuma
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki) Bize Ebû Üsâme, Velîd yani İbni Kesîr'den naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Nâfi' rivayet etti. Ona da Abdulah b. Ömer (Radiyallahû anhûma) rivayet eylemiş ki, kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bir aşûra günü şöyle buyururken işitmiş : «Şüphesiz ki bu gün, câhiliyet devri halkının oruç tuttuğu bir gündür. Artık kim o gün oruç tutmak isterse tutsun, kim tutmamak isterse tutmasın.» Abdullah (Radiyallahû anh) o gün oruç tutmazmış, Ancak İtiyat edindiği oruca tesâadüf ederse tutarmış
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الْوَلِيدِ، - يَعْنِي ابْنَ كَثِيرٍ - حَدَّثَنِي نَافِعٌ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، - رضى الله عنهما - حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِي يَوْمِ عَاشُورَاءَ " إِنَّ هَذَا يَوْمٌ كَانَ يَصُومُهُ أَهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ فَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَصُومَهُ فَلْيَصُمْهُ وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَتْرُكَهُ فَلْيَتْرُكْهُ " . وَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ - رضى الله عنه - لاَ يَصُومُهُ إِلاَّ أَنْ يُوَافِقَ صِيَامَهُ .
Bana Muhammed b. Ahmed b. Ebî Halef rivayet etti (Dediki) Bize Ravh rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Mâlik Ubeydullah b. Ahnes rivayet eyledi. (Dediki) Bana Nâfi', Abdullah b. Ömer'dan naklen haber verdi. Abdullah: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında aşûra günü oruç tutmanın lafı ediîdi.» diyerek tamâmiyle Leys b. Sa'd hadîsi gibi rivayette bulunmuş
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ أَبِي خَلَفٍ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا أَبُو مَالِكٍ، عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ الأَخْنَسِ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، - رضى الله عنهما - قَالَ ذُكِرَ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم صَوْمُ يَوْمِ عَاشُورَاءَ . فَذَكَرَ مِثْلَ حَدِيثِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ سَوَاءً .
Bize Ahmed b. Osman en-Nevfelî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âsim rivayet etti. (Dediki) Bize Ömer b. Muhammed b. Zeyde El-Askalani rivayet etti. (Dediki): Bize Salim b. Abdillah rivayet etti. {Dediki): Bana Abdullah b. Ömer (Radiyallahû anhuma) rivayet eyledi. (Dediki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında aşûra gününün lâfı oldu da: — «O, öyle bir gündür ki, câhiliyet devri halkı onda oruç tutarlardı. Artık isteyen o gün oruç tutar, isteyen tutmaz.» buyurdular
وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ، زَيْدٍ الْعَسْقَلاَنِيُّ حَدَّثَنَا سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، - رضى الله عنهما - قَالَ ذُكِرَ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمُ عَاشُورَاءَ فَقَالَ " ذَاكَ يَوْمٌ كَانَ يَصُومُهُ أَهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ فَمَنْ شَاءَ صَامَهُ وَمَنْ شَاءَ تَرَكَهُ " .
Bize Ebû Bekir b. Eb! Şeybe ile Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki) Bize Ebû Muaviye, A'meş'den, o da Umara'dan, o da Abdurrahman b. Yezîd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Eş'as b. Kays, Abdullah'ın yanına girdi, Abdullah yemek yiyiyordu. Eş'as'a: — «Yâ Ebâ Muhammed, Yemeğe yaklaş.» dedi. Eş'as : — «Bu gün aşûra günü değil midir?» dedi. Abdullah: — «Sen aşûra gününün ne olduğunu bilir misin?» diye sordu. Eş'as : — «Neymiş o?» dedi. Abdullah: — «O, ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Ramazan orucu inmezden önce oruç tuttuğu bir gündür. Ramazan orucu inince bırakıldı.» cevâbını verdi. Ebû Kureyb: «Onu bıraktı.» dedi
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ جَمِيعًا عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عُمَارَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ دَخَلَ الأَشْعَثُ بْنُ قَيْسٍ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ وَهُوَ يَتَغَدَّى فَقَالَ يَا أَبَا مُحَمَّدٍ ادْنُ إِلَى الْغَدَاءِ . فَقَالَ أَوَلَيْسَ الْيَوْمُ يَوْمَ عَاشُورَاءَ قَالَ وَهَلْ تَدْرِي مَا يَوْمُ عَاشُورَاءَ قَالَ وَمَا هُوَ قَالَ إِنَّمَا هُوَ يَوْمٌ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَصُومُهُ قَبْلَ أَنْ يَنْزِلَ شَهْرُ رَمَضَانَ فَلَمَّا نَزَلَ شَهْرُ رَمَضَانَ تُرِكَ . وَقَالَ أَبُو كُرَيْبٍ تَرَكَهُ .
{…} Bize Züheyr b. Harb ile Osman b. Ebi Şeybe rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Cerîr, A'meş'den bu isnâdla rivayette bulundu. Ve yine Züheyr ile Osman: «Ramazan (orucu) inince onu terketti.» dediler
وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَعُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالاَ فَلَمَّا نَزَلَ رَمَضَانُ تَرَكَهُ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Vekİ' ile Yahya b. Saîd El-Kattân Süfyan'dan rivayet ettiler. H. Bana Muhammed b. Hatim dahi rivayet etti. Bu lafız onundur. (Dediki) Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki) Bize Süfyan rivayet etti. (Dediki) Bana Zübeyd-i Yâmi, Umaratü'tmü Umeyr'den o da Kays b. Seken'den naklen rivayet etti ki, Eş'as b. Kays aşûra günü Abdullah (ibni Mes'ud) in yanına girmiş. Abdullah yemek yiyiyormuş. Eş'as'a: — «Yâ Ebâ Muhammed, Yaklaş da yemek ye,» demiş. Eş'as: — «Ben oruçluyum.» mukâabelesinde bulunmuş. Abdullah: — «Biz vaktiyle bu orucu tutardık, sonra terk olundu.» demiş
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنِي زُبَيْدٌ الْيَامِيُّ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ سَكَنٍ، أَنَّ الأَشْعَثَ بْنَ قَيْسٍ، دَخَلَ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ يَوْمَ عَاشُورَاءَ وَهُوَ يَأْكُلُ فَقَالَ يَا أَبَا مُحَمَّدٍ ادْنُ فَكُلْ . قَالَ إِنِّي صَائِمٌ . قَالَ كُنَّا نَصُومُهُ ثُمَّ تُرِكَ .
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki) Bize İshâk b. Mahsur rivayet etti. (Dediki) Bize İsrail, Mansûr'dan, o da Ibrâhim'dan, o da Alkâme'den naklen rivayet eyledi. Alkâme şöyle demiş: Eş'as b. Kays, İbni Mes'ûd'un yanına girdi, îbni Mes'ûd Aşûra günü yemek yiyiyordu. Eş'as : — «Yâ Ebâ Abdirrahman, Şüphesiz ki bu gün aşûra günüdür.» dedi. İbni Mes'ûd: — «Filhakika Ramazan (Orucu) inmezden önce, bu günde oruç tutulurdu. Ramazan orucu inince bırakıldı. Eğer oruçlu değilsen yemek ye.» dedi
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ دَخَلَ الأَشْعَثُ بْنُ قَيْسٍ عَلَى ابْنِ مَسْعُودٍ وَهُوَ يَأْكُلُ يَوْمَ عَاشُورَاءَ فَقَالَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِنَّ الْيَوْمَ يَوْمُ عَاشُورَاءَ . فَقَالَ قَدْ كَانَ يُصَامُ قَبْلَ أَنْ يَنْزِلَ رَمَضَانُ فَلَمَّا نَزَلَ رَمَضَانُ تُرِكَ فَإِنْ كُنْتَ مُفْطِرًا فَاطْعَمْ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Ubeydullah b. Musa rivayet etti. (Dediki) Bize Şeybân, Eş'as b. Ebi Şa'sa'daıı, o da Ca'fer b. Ebî Sevr'den, o da Câbir b. Semûra (Radiyallahû anh)'dan naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aşûra günü oruç tutmanızı bize emreder, bizi buna teşvikde bulunur, o gün bizim hâlimizi teftiş eylerdi. Ramazan orucu farz kılınınca bir daha bize ne emir buyurdu ne de nehiy. O gün gelince bizi teftiş de etmez oldu.» İzah Bu rivayetlerde geçen «Romazan ayı inmezden Önce» ve «Ramazan farz kılındı.» gibi tâbirlerden murad: Ramazan orucudur. Bu rivayet aşûra orucu hakkında ki emirin vücûb ifâde ettiğine kâail olanlar aleyhine delildir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا شَيْبَانُ، عَنْ أَشْعَثَ، بْنِ أَبِي الشَّعْثَاءِ عَنْ جَعْفَرِ بْنِ أَبِي ثَوْرٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، - رضى الله عنه - قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُنَا بِصِيَامِ يَوْمِ عَاشُورَاءَ وَيَحُثُّنَا عَلَيْهِ وَيَتَعَاهَدُنَا عِنْدَهُ فَلَمَّا فُرِضَ رَمَضَانُ لَمْ يَأْمُرْنَا وَلَمْ يَنْهَنَا وَلَمْ يَتَعَاهَدْنَا عِنْدَهُ .
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki) Bana Yunus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Humeyd b. Abdirrahman haber verdi ki, Kendisi Muâviyetü'bnÜ Ebî Safyan'ın Medine'de yani Medine'ye bir gelişinde hutbe okurken dinlemiş. Muâviye, Medine'lilere aşûra gününde hutbe îrad ederek: «Ulemânız nerede ey Medineliler? Ben bu gün için Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: — «Bu gün aşura günüdür. Allah, bu günün orucunu size farz kılmamıştır. Ama ben oruçluyum. İmdi sizden kim oruç tutmak isterse tutsun, kim tutmak istemezse o da tutmasın.»
حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي حُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ سَمِعَ مُعَاوِيَةَ بْنَ أَبِي سُفْيَانَ، خَطِيبًا بِالْمَدِينَةِ - يَعْنِي فِي قَدْمَةٍ قَدِمَهَا - خَطَبَهُمْ يَوْمَ عَاشُورَاءَ فَقَالَ أَيْنَ عُلَمَاؤُكُمْ يَا أَهْلَ الْمَدِينَةِ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ لِهَذَا الْيَوْمِ " هَذَا يَوْمُ عَاشُورَاءَ وَلَمْ يَكْتُبِ اللَّهُ عَلَيْكُمْ صِيَامَهُ وَأَنَا صَائِمٌ فَمَنْ أَحَبَّ مِنْكُمْ أَنْ يَصُومَ فَلْيَصُمْ وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يُفْطِرَ فَلْيُفْطِرْ " .
{…} Bana Ebu't-Tâhir rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. Vehb rivayet etti, (Dediki: Bana Mâlik b. Enes, İbni Şihab'dan bu isnadla bu hadîsin mislini haber verdi)
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنِ ابْنِ، شِهَابٍ فِي هَذَا الإِسْنَادِ بِمِثْلِهِ .
{…} Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki) Bize Sufyan b Uyeyne, Zührî'den bu isnadla rivayette bulundu. Muâviye, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i böyle bir günde : «Ben, oruçluyum. İmdi kim oruç tutmak İsterse tutsun,» buyururken işitmiş. Râvi, Mâlik ile Yûnus rivayetlerinin geri kalan kısımlarını zikretmemiş
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِي مِثْلِ هَذَا الْيَوْمِ " إِنِّي صَائِمٌ فَمَنْ شَاءَ أَنْ يَصُومَ فَلْيَصُمْ " . وَلَمْ يَذْكُرْ بَاقِيَ حَدِيثِ مَالِكٍ وَيُونُسَ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize Hüşeym, Ebû Bişr'dan, o da Saîd b. Cübeyr'den o da İbni Abbâs (Radiyallahû ahhûma)'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye geldi de, Yahudileri aşûra günü oruç tutarken buldu. Kendilerine bunun sebebi sorulduğunda: «Bu gün Allah'ın, Musa ile Beni İsrail'i Fir'avuna karşı muzaffer kıldığı gündür. İşte biz onu ta'zim için oruç tutuyoruz.» dediler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biz, Hz. Musa'ya sizden daha evlâyız.» buyurdu ve o gün oruç tutulmasını emreyledi
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ، عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - قَالَ قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ فَوَجَدَ الْيَهُودَ يَصُومُونَ يَوْمَ عَاشُورَاءَ فَسُئِلُوا عَنْ ذَلِكَ فَقَالُوا هَذَا الْيَوْمُ الَّذِي أَظْهَرَ اللَّهُ فِيهِ مُوسَى وَبَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَى فِرْعَوْنَ فَنَحْنُ نَصُومُهُ تَعْظِيمًا لَهُ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " نَحْنُ أَوْلَى بِمُوسَى مِنْكُمْ " . فَأَمَرَ بِصَوْمِهِ .
{…} Bize, bu hadîsi İbni Beşşâr ile Ebû Bekir b. Nâfi' hep birden Muhammed b. Cafer'den, o da Şu'be'den, o da Ebû Bişr'dari bu isnâdla rivayet ettiler. Yalnız burada râvi: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Yahudilere bunun sebebini sordu.» demiş
وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ بَشَّارٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ جَمِيعًا عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ فَسَأَلَهُمْ عَنْ ذَلِكَ، .
Bana İbni Ömer rivayet etti. (Dediki) Bize Süfyân Eyyub'dan o da Abdullah b. Said b. Cübeyr'den oda babasından, o da İbni Abbâs (Radiyallahû anhûma) 'dan naklen rivayet etti ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye gelmiş de Yahudileri aşûra günü oruç tutarlarken bulmuş Bunun üzerine onlara: — «Oruç tuttuğunuz bu gün nedir? diye sormuş. Yahudiler : — «Bu çok büyük bir gündür. Bu günde Allah, Musa ile kavmini kurtardı da Fir'avun ile kavmini (suda) gark etti. Musa da buna şükür için oruç tuttu. İşte biz de bu günün orucunu tutuyoruz.» demişler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Öyle ise biz Musa'ya sizden daha yakın ve daha evlâyız.» buyurmuş, ondan sonra o gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hem kendisi oruç tutmuş hem de tutulmasını emir buyurmuştur
وَحَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدِمَ الْمَدِينَةَ فَوَجَدَ الْيَهُودَ صِيَامًا يَوْمَ عَاشُورَاءَ فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَا هَذَا الْيَوْمُ الَّذِي تَصُومُونَهُ " . فَقَالُوا هَذَا يَوْمٌ عَظِيمٌ أَنْجَى اللَّهُ فِيهِ مُوسَى وَقَوْمَهُ وَغَرَّقَ فِرْعَوْنَ وَقَوْمَهُ فَصَامَهُ مُوسَى شُكْرًا فَنَحْنُ نَصُومُهُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَنَحْنُ أَحَقُّ وَأَوْلَى بِمُوسَى مِنْكُمْ " . فَصَامَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَمَرَ بِصِيَامِهِ .
{…} Bize İshak b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) Bize Abdurrazzâk haber verdi. (Dediki) Bize Ma'msr, Eyyûb'dan bu isnadla rivayette bulundu. Şu kadar var kî o : «Said b. Cübeyr'in oğlundan» demiş, adını söylememiştir
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ أَيُّوبَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ عَنِ ابْنِ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، لَمْ يُسَمِّهِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile ibnü Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Üsâme, Ebû Umeys'den, o da Kays b. Müslim'den, o da Tarık b. Şihab'dan, o da Ebû Musa (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet eyledi. Ebû Musa şöyle demiş: «Aşûra günü, yahudilerin ta'zim ve bayram ettikleri bir gün idi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dahi: «Siz o gün oruç tutun» buyurdular
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ أَبِي عُمَيْسٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي مُوسَى، - رضى الله عنه - قَالَ كَانَ يَوْمُ عَاشُورَاءَ يَوْمًا تُعَظِّمُهُ الْيَهُودُ وَتَتَّخِذُهُ عِيدًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صُومُوهُ أَنْتُمْ " .
Bize bu hadisi Ahmed b. Münzir de rivayet ettij (Dediki) Bize Hammâd b. Üsâme rivüyet etti. (Dediki) Bana Kays haber verdi, ve bu isnâdın mislini rivayet etti. O: «Ebû Üsamc dedi ki: Bana da Sadahatü'bnü Ebî imran Kays b. Müslim'den o da Tarık b. Şihâb'dan, o da Ebû Musa (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti. Ebû Musa şâyle demiş: Hayberliler Aşûra günü oruç tutar, o günü bayram ittihâz ederler, o gün kadınlarına ziynetlerini ve güzel elbiselerini giydirirlerdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): O gür sîz de oruç tutun, buyurdular.» ifadesini ziyade etti. izah: Eu hadîsi Buhari «Kitâbu's-Savm» ile «ityânü'l - Yahid» de, Nesaî «Kitabu's-Savm» da tahric etmişlerdir. Sara: Güzel elbise, demektir. Bazıları «güzel kılık kıyafet» mânasına geldiğini söylemişlerse de, Aynî burada onu bu mânâya almanın çirkin bir hatâ olduuğnu söylemiştir. Zira hadîsde Yahudi1er'in Sarayı kadınlarına giydirdikleri bildirilmektedir. Hadîsin bazı rivayetlerinde Yahudiler'in Aşûra günü bayram yaptıkları, bu rivayette ise hem oruç tuttukları hem de bayram yaptıkları bildiriliyor. Gerçi bayram günü oruç tutmak memnu ise de bu bizim şeriatımıza göredir. Onların şeriatına göre bayram günü oruç tutmak caiz olabilir. Bir de Yahudiler'in bayram yapmasından o günü hakikaten bayram olması icab etmez
وَحَدَّثَنَاهُ أَحْمَدُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الْعُمَيْسِ، أَخْبَرَنِي قَيْسٌ، فَذَكَرَ بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ وَزَادَ قَالَ أَبُو أُسَامَةَ فَحَدَّثَنِي صَدَقَةُ بْنُ أَبِي عِمْرَانَ عَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ عَنْ أَبِي مُوسَى - رضى الله عنه - قَالَ كَانَ أَهْلُ خَيْبَرَ يَصُومُونَ يَوْمَ عَاشُورَاءَ يَتَّخِذُونَهُ عِيدًا وَيُلْبِسُونَ نِسَاءَهُمْ فِيهِ حُلِيَّهُمْ وَشَارَتَهُمْ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَصُومُوهُ أَنْتُمْ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd hep birden Süfyan'dan rivüyet ettiler. Ebû Bekir (Dediki) Bize İbni Uyeyne Ubeydullah b. Ebi Yezid'den rivayet etti. O da İbni Abbas'dan dinlemiş İbn Abbâs (Radiyallahû anhûma)'ya aşûra günü oruç tutmanın hükmü sorulmuşda: — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu günden başka sair günler üzerine faziletini dileyerek oruç tuttuğu bir gün ve bu aydan yani ramazandan başka faziletini dileyerek oruç tuttuğu bir ay bilmiyorum.» demiş
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، جَمِيعًا عَنْ سُفْيَانَ، - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي يَزِيدَ، سَمِعَ ابْنَ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - وَسُئِلَ عَنْ صِيَامِ، يَوْمِ عَاشُورَاءَ . فَقَالَ مَا عَلِمْتُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَامَ يَوْمًا يَطْلُبُ فَضْلَهُ عَلَى الأَيَّامِ إِلاَّ هَذَا الْيَوْمَ وَلاَ شَهْرًا إِلاَّ هَذَا الشَّهْرَ يَعْنِي رَمَضَانَ .
{…} Bana Muhammed b. Rafi rivayet etti. (Dediki) Bize Abdurrazzâk rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Cüneyc haber verdi. (Dediki): Bana Ubeydullah b, Ebî Yezîd bu isnâdda bu hadisin mislini haber verdi
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ، اللَّهِ بْنُ أَبِي يَزِيدَ فِي هَذَا الإِسْنَادِ بِمِثْلِهِ .
Bize Ebû Bekir bi Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Veki' b. Verrâh, Hâvib b. Ömer'den Hakem b. A'rac'dan naklen rivayet etti. Hâkim şöyle demiş: îbni Abbâs (Radiyallahû anhûma)'nın yanına vardım, kendisi zemzemin yanında cübbesini başının altına koyarak uzanmıştı, ona dedim ki: — «Bana aşûra orucundan haber ver.» İbııi Abbâs (Radiyallahû anh) — «Muharremin hilâlini gördün mü günleri saymaya başla ve 9. günü oruçlu olarak sabahla.» dedi. — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj Aşûra orucunu böyle mi tulardı? dedim, İbni Abbâs (Radiyallahû anh) . — «Evet.» cevabını verdi
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعُ بْنُ الْجَرَّاحِ، عَنْ حَاجِبِ بْنِ عُمَرَ، عَنِ الْحَكَمِ بْنِ الأَعْرَجِ، قَالَ انْتَهَيْتُ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - وَهُوَ مُتَوَسِّدٌ رِدَاءَهُ فِي زَمْزَمَ فَقُلْتُ لَهُ أَخْبِرْنِي عَنْ صَوْمِ عَاشُورَاءَ . فَقَالَ إِذَا رَأَيْتَ هِلاَلَ الْمُحَرَّمِ فَاعْدُدْ وَأَصْبِحْ يَوْمَ التَّاسِعِ صَائِمًا . قُلْتُ هَكَذَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَصُومُهُ قَالَ نَعَمْ .
{…} Bana Muhaınmed b. Hatim rivayet etti. (Dediki) Bize Yahya b Saîd El-Kattân, Muâviyetü'bnü Amr'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Hakem b. A'rac rivayet etti. (Dediki) İbni Abbâs (Radiyallahû anhûma) 'ya Aşûra orucunu sordum, kendisi zemzemin yanında cübbesini başının altına koyarak uzanmıştı...» Ve hadisi Hâcib b. Ömer hadîsi gibi rivayet etti
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ عَمْرٍو، حَدَّثَنِي الْحَكَمُ بْنُ الأَعْرَجِ، قَالَ سَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - وَهُوَ مُتَوَسِّدٌ رِدَاءَهُ عِنْدَ زَمْزَمَ عَنْ صَوْمِ عَاشُورَاءَ . بِمِثْلِ حَدِيثِ حَاجِبِ بْنِ عُمَرَ .
Bize Hasen b. Aliy El-Hulvâni rivayet etti. (Dediki) Bize Îbni Ebî Meryem rivayet etti. (Dediki) Bize Yahya b. Eyyub rivayet eyledi (Dediki) Bana İsmail b. Ümmeyye rivayet etti ki Ebû Gatafan b. Tarif El-Mürri'yi şöyle derken işitmiş: Ben, Abdullah b. Abbâs (Radiyallahû anhûma)'yi şunları söylerken dinledim : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aşûra günü oruç tuttuğu ve tu tutmasını emir buyurduğu zaman eshab — Yâ Resûlullan, şüphesiz ki bu gün Yahudilerle Hristiyanların ta'-zim ettikleri bir gündür, dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Gelecek seneye inşaattan 9. gön oruç tutarız,» buyurdular, İbni Abbâs: — «Fakat gelecek sene gelmeden Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat etti.» dedi
وَحَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنِي إِسْمَاعِيلُ بْنُ أُمَيَّةَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا غَطَفَانَ بْنَ طَرِيفٍ الْمُرِّيَّ، يَقُولُ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ، بْنَ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - يَقُولُ حِينَ صَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ عَاشُورَاءَ وَأَمَرَ بِصِيَامِهِ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهُ يَوْمٌ تُعَظِّمُهُ الْيَهُودُ وَالنَّصَارَى . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَإِذَا كَانَ الْعَامُ الْمُقْبِلُ - إِنْ شَاءَ اللَّهُ - صُمْنَا الْيَوْمَ التَّاسِعَ " . قَالَ فَلَمْ يَأْتِ الْعَامُ الْمُقْبِلُ حَتَّى تُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Veki', İbni Ebî Zi'b'den, o da Kaasim b. Abbâs'dan o da Abdullah b. Umeyr'den, o da Muhtemelen Abdullah b. Abbâs (Radiyallahû anhûma)'dan demiş olmak üzere rivayet etti. İbni Abbâs (Radiyallahû anh) şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Eğer gelecek seneye kadar yaşarsan mutlaka 9. gün oruç tutarım.» buyurdular. Ebû Bekir'in rivayetinde : «Yani Aşûra gününde, dedi.» ibaresi de vardır
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَيْرٍ، - لَعَلَّهُ قَالَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَئِنْ بَقِيتُ إِلَى قَابِلٍ لأَصُومَنَّ التَّاسِعَ " . وَفِي رِوَايَةِ أَبِي بَكْرٍ قَالَ يَعْنِي يَوْمَ عَاشُورَاءَ .
Bize Kutaybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki) Bize Hatim yâni İbni İsmail, Yezîd b. Ebî Ubeyd'den, o da Selemetü'bnü Ekvâ' (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti ki Seleme şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aşûra günü Eslem kabilesinden bir adam göndererek halk arasında şunu ilân etmesini emir buyurdu: — «Kim oruçtu değilse oruç tutsun, yemek yemiş olan da orucunu geceye kadar tamamlasın.»
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي، عُبَيْدٍ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، - رضى الله عنه - أَنَّهُ قَالَ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً مِنْ أَسْلَمَ يَوْمَ عَاشُورَاءَ فَأَمَرَهُ أَنْ يُؤَذِّنَ فِي النَّاسِ " مَنْ كَانَ لَمْ يَصُمْ فَلْيَصُمْ وَمَنْ كَانَ أَكَلَ فَلْيُتِمَّ صِيَامَهُ إِلَى اللَّيْلِ " .
Bana Ebû Bekir b. Nâfi' El-Abdî rivayet etti. (Dediki) Bize Bişr b. Mufaddal b. Lâhik rivayet etti. (Dediki) Bize Hâlid b. Zekvân, Rubeyyi' binti Muavviz b. Afra'dan naklen rivayet etti. Rubeyyi' şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aşûra sabahı Medine'nin etrafındaki Ensar köylerine: «Kim oruçlu olarak sabahladıysa orucunu tamamlasın. Oruçsuz olarak sabahlayan da o günün bakiyesini tamamlasın.» diye haber gönderdi. Bundan sonra artık biz bu orucu tutmağa ve küçük çocuklarımıza da Allah'ın izniyle tutturmaya başladık. Mescide gider çocuklarımıza yünden yapma oyuncaklar verirdik. Onlardan biri yiyecek için ağlarsa iftar zamanı oluncaya kadar bu oyuncağı kendilerine verirdik
وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ بْنِ لاَحِقٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ، بْنُ ذَكْوَانَ عَنِ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ مُعَوِّذِ بْنِ عَفْرَاءَ، قَالَتْ أَرْسَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَدَاةَ عَاشُورَاءَ إِلَى قُرَى الأَنْصَارِ الَّتِي حَوْلَ الْمَدِينَةِ " مَنْ كَانَ أَصْبَحَ صَائِمًا فَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ وَمَنْ كَانَ أَصْبَحَ مُفْطِرًا فَلْيُتِمَّ بَقِيَّةَ يَوْمِهِ " . فَكُنَّا بَعْدَ ذَلِكَ نَصُومُهُ وَنُصَوِّمُ صِبْيَانَنَا الصِّغَارَ مِنْهُمْ إِنْ شَاءَ اللَّهُ وَنَذْهَبُ إِلَى الْمَسْجِدِ فَنَجْعَلُ لَهُمُ اللُّعْبَةَ مِنَ الْعِهْنِ فَإِذَا بَكَى أَحَدُهُمْ عَلَى الطَّعَامِ أَعْطَيْنَاهَا إِيَّاهُ عِنْدَ الإِفْطَارِ .
Bize, bu hadisi Yahya b. Yahya dahi rivayet etti. (Dediki) Bize Ebû Ma'şer EI-Attâr, Tâlib b. Zakvân'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Rubeyyi' binti Muavviz'e aşûra orucunu sordum, şu cevabı verdi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ensâr köylerine elçilerini gönderdi...» Râvi hadîsi Bişr hadisi gibi rivayet etmiş, şu kadar var ki : «Biz onlara yünden oyuncak yapar da, onları beraberimizde götürürdük. Yiyecek istediler mi oyuncağı kendilerine verirdik. Oyuncak onları avutur, bu suretle oruçlarını tamamlarlardı.» demiştir
وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو مَعْشَرٍ الْعَطَّارُ، عَنْ خَالِدِ بْنِ ذَكْوَانَ، قَالَ سَأَلْتُ الرُّبَيِّعَ بِنْتَ مُعَوِّذٍ عَنْ صَوْمِ، عَاشُورَاءَ قَالَتْ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رُسُلَهُ فِي قُرَى الأَنْصَارِ . فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ بِشْرٍ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَنَصْنَعُ لَهُمُ اللُّعْبَةَ مِنَ الْعِهْنِ فَنَذْهَبُ بِهِ مَعَنَا فَإِذَا سَأَلُونَا الطَّعَامَ أَعْطَيْنَاهُمُ اللُّعْبَةَ تُلْهِيهِمْ حَتَّى يُتِمُّوا صَوْمَهُمْ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Malik'e, İbaî Şihab'dan dinlediğim, onun da İbni Ezher'in azatlısı Ebû Ubeyd'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: «Ebu Ubeyd Demişki: Ömeru'bnül Hattâb (Radiyallahû anh) ile beraber bayramda bulundum. Ömer gelerek bayram namazını kıldırdı. Sonra namazdan çıkıp cemaâata hutbe okudu ve : Kurbanlarınızdan yediğiniz iki gündür. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu iki günde oruç tutmaktan nehiy buyurmuştur, dedi.» İzah Bu hadisi Müslim «Kitâbul-Edâhi» de dahi tahric ettiği gibi Buhâri «Kitâbu«'s-Savm» ve -Kitâbu'l-Edâhi» de. Ebû Dâvud, Tirmizî, Nesaî ve îbni Mâce «Kitâbu's-Savm» da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Hadîsin bir rivayetinde Hz. Ebû Ubeyd'in Ömer (Radiyâllahû anh) ile beraber bulunduğu namazın Kurban bayramı namazı olduğu bildirilmiştir. Hz. Ömer'in iki günü vasıflarıyla bildirmesi, o günlerde niçin oruç tutulmadığına işaret içindir. Yâni Ramazan bayramında iftar vâcib olur, Kurban bayramında ise Kurban eti yenir ve yedirilir. O gün, Allah'ın kullarına ziyafet günü olduğu için oruç tutmak menedilmiştir. Bayram günlerinde oruç tutmak bütün ulemâya göre memnudur. Yalnız Hanefiiler'e göre bir kimse Ramazan bayramı günü oruç tutmayı nezir etse bu nezir sahihdir, o gün oruç tutmaz başka bir günü onu kaza eder. Bu kavil İmam Mâlik ile Evzâî'den de rivayet olunmuştur. Hanefiiler'e göre bayram günü oruçtan nehiy buyrulması asıl orucun meşruiyetine münâfi değildir. Ekseri fukahaya göre nehyin fesâd icab etmediğini «El-Mahsûl» sahibi nakletmiştir. Râzi bu hususta uzun beyanâtda bulunmuştur. Buharî'nin rivayet ettiği Ziyâd b. Cübeyr hadisi de Hanefiiler'in kavlini te'yid eder. Mezkûr hadîsde: «Bir adam İbni Ömer'e gelerek: —Birisi pazartesi günü oruç tutacağım, diye nezretse de, o gün bayram'a tesadüf etse hüküm nedir ? diye sordu. İbni Ömer: — Allah nezri İfa etmeyi emir buyurmuştur, ama Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bu günde oruç tutmayı yasak etti, diyerek fetva hususunda bir şey söylemedi.» denilmektedir. Ulemadan İbni Abdilmelik: «Eğer o adamın orucu alettayin menedilmiş olsaydı îbni Ömer tevakkuf etmezdi.» demiştir. îmam Şafiî, İmam Züfer ve îmam Ahmed b. Hanbel'e göre bayram günlerinde oruç tutmak ve o günlerde oruç tutmayı nezir etmek sahih değildir. Bu kavil tmam A'zam ile İmam A'zam'dan bir rivayete göre Kurban bayramı günü oruç tutmayı nezir etmek sahih değildir, fakat bir kimse: «Yarın oruç tutacağım» diye nezretse de, ertesi günü Kurban Bayramı olsa nezri sahihdir. Hadis-i şerif, bayram namazının hutbeden Önce kılınacağına da delildir
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ مَوْلَى ابْنِ أَزْهَرَ أَنَّهُ قَالَ: شَهِدْتُ الْعِيدَ مَعَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ فَجَاءَ فَصَلَّى ثُمَّ انْصَرَفَ فَخَطَبَ النَّاسَ فَقَالَ إِنَّ هَذَيْنِ يَوْمَانِ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ صِيَامِهِمَا يَوْمُ فِطْرِكُمْ مِنْ صِيَامِكُمْ وَالْآخَرُ يَوْمٌ تَأْكُلُونَ فِيهِ مِنْ نُسُكِكُمْ
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Malik'e Muhammed b. Yahya b. Habban'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan onun da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki gün (yani) kurban bayramı günleri oruç tutmaktan nehiy buyurmuşlar.» İzah 1140 ta
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ صِيَامِ يَوْمَيْنِ يَوْمِ الأَضْحَى وَيَوْمِ الْفِطْرِ .
Bize Kutaybetü'bnû Saîd rivayet etti. (Dediki) Bize Cerîr, Abdülmelik yâni ibnl Umeyr'den, o da Kazea'dan, o da Ebû Saîd (Radiyallahû anh)'den naklen rivayet eyledi. Kazea Demişki: Ben, Ebû Saîd'den bir hadîs dinledim de hoşuma gitti. Kendisine : — «Bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den sen mî işittin?» diye sordum, Ebu Saîd : — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işitmediğim bir şeyi mi söyleceğim ? Ben, onu : — İki günde oruç tutmak caiz değildir: Kurban bayramı günü ile Ramazan bayramı günlerinde, buyururken işittim.» dedi
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، - وَهُوَ ابْنُ عُمَيْرٍ - عَنْ قَزَعَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، - رضى الله عنه - قَالَ سَمِعْتُ مِنْهُ، حَدِيثًا فَأَعْجَبَنِي فَقُلْتُ لَهُ آنْتَ سَمِعْتَ هَذَا، مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَأَقُولُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا لَمْ أَسْمَعْ قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ " لاَ يَصْلُحُ الصِّيَامُ فِي يَوْمَيْنِ يَوْمِ الأَضْحَى وَيَوْمِ الْفِطْرِ مِنْ رَمَضَانَ " .
Bize Ebû Kâmil El-Cahderî rivayet etti. (Dediki) Bize Abdulazîz b. Muhtar rivayet etti. (Dediki) Bize Amr b. Yahya babasımdan, o da Ebû Saîd-i Hudrî (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki günde (yâni) ramazan ve kurban bayramı günlerinde oruç tutmaktan nehiy buyurmuş. İzah 1140 ta
وَحَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْمُخْتَارِ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ يَحْيَى، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ صِيَامِ يَوْمَيْنِ يَوْمِ الْفِطْرِ وَيَوْمِ النَّحْرِ .