Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sünen-i İbn Mâce · 6. Bölüm
202 hadis, 7 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
30 hadis12 dk okuma
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.j'den riyayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu; demiştir: «Bir ölüyü yıkayan kimse (yıkadıktan sonra) gusletsin.» Diğer tahric: Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir. Ebu Davud'un rivayetinde: " ... Ve ölüyü taşıyan kimse. sonra abdest alsın.'' ilavesi vardır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْمُخْتَارِ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ غَسَّلَ مَيِّتًا فَلْيَغْتَسِلْ " .
Sahih
Aişe (r.anha)'dan: şöyle demiştir: Bana şimdi beliren görüş, daha önce belirseydi Nebi {Sallallahu Aleyhi ve SelIem)'i(n cenazesini) hanımlarından başkası yıkamıyacaktı. Not: Sindi şöyle demiştir: Bu hadisi Ebu Davud da rivayet etmiştir. Bununla beraber Zevaid sahibi bunu zikrederek: İsnadı sahih. ricali sikadır. Çünkü ravi Muhammed bin İshak tedlisçi ise de Hakim ve başkasının rivayetinde bu hadisi an'ane ile değil. tahills ile rivayet etmiştir, demiştir. Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Beyhaki, İbn-i Hibban ve Hakim bunu uzun bir metin halinde Aişe (r.anha)'dan rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ خَالِدٍ الْوَهْبِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبَّادِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَوْ كُنْتُ اسْتَقْبَلْتُ مِنَ الأَمْرِ مَا اسْتَدْبَرْتُ مَا غَسَّلَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ غَيْرُ نِسَائِهِ .
Hasan
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Baki'den döndü, beni başımdaki ağrıdan hasta olarak buldu. Ben o esnada: Vay başım! diyordum. O: «Ya Aişe! Bil'akis ben vay başım demeliyim.» buyurdu. Sonra: *(Ya Aişe!) Eğer sen benden önce ölmüş olsan da senin başında durup seni yıkasam, seni kefenlesem ve senin cenaze namazını kıldırıp seni defnetsem, sana hiç bir şey zarar vermez.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Seneddeki niviler sikadır. Buhari bunu başka bir şekilde kısaca rivayet etmiştir. Diğer tahric: Ahmed ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ عُتْبَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ رَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنَ الْبَقِيعِ فَوَجَدَنِي وَأَنَا أَجِدُ صُدَاعًا فِي رَأْسِي وَأَنَا أَقُولُ وَارَأْسَاهُ فَقَالَ " بَلْ أَنَا يَا عَائِشَةُ وَارَأْسَاهُ " . ثُمَّ قَالَ " مَا ضَرَّكِ لَوْ مِتِّ قَبْلِي فَقُمْتُ عَلَيْكِ فَغَسَّلْتُكِ وَكَفَّنْتُكِ وَصَلَّيْتُ عَلَيْكِ وَدَفَنْتُكِ " .
Munkar
Büreyde (r.a.)'den: şöyle demiştir: (Vefat eden) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yıkamaya başlamak istedikleri zaman, dahilden seslenen birisi onlara: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gömleğini soymayınız! diye seslendi." Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır. Çünkü rav! Ebu Bürde zayıftır, adı Ömer bin Yezid et-Teymi'dir. EI-Hakim'in şüphesiz bu hadis zayıftır ve Ebu Bürde Yezid bin Abdillah'tır, sözü bir vehimdir. Nedenini el-Müzzi, el-Etraf'ta ve et-Tehzib'de zikretmiştir
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ الأَزْهَرِ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو بُرْدَةَ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ لَمَّا أَخَذُوا فِي غُسْلِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَادَاهُمْ مُنَادٍ مِنَ الدَّاخِلِ لاَ تَنْزِعُوا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَمِيصَهُ .
Sahih
Ali bin Ebi Talib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yıkadığı zaman ölüde aradığı (idrar ve gaitayı) onda aradı da aradığını bulamadı ve: Babam sana feda olsun. Sen çok temizsin. Diri iken temizdin, ölü iken de temizsin, dedi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih olup ricali de sikadır. Çünkü Yahya bin Hİzam'ı İbn-i Hibban sİkalar arasında zikretmiş, Safvan bin İsa'yı da Müslim hüccet saymıştır. Kalan raviler de meşhur ravilerdir
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ خِذَامٍ، حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، قَالَ لَمَّا غَسَّلَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ذَهَبَ يَلْتَمِسُ مِنْهُ مَا يَلْتَمِسُ مِنَ الْمَيِّتِ فَلَمْ يَجِدْهُ . فَقَالَ بِأَبِي الطَّيِّبُ طِبْتَ حَيًّا وَطِبْتَ مَيِّتًا .
Daif
Ali (bin Ebi Talib) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Öldüğün zaman beni ğars adlı kuyumdan yedi kırba suyla yıkayınız.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu isnad zayıftır. Çünkü İbn-i Hibban: Ravi Abbad bin Yakub açık rafizi idi. Bununla beraber meşhur ravilerden münker hadisleri rivayet ederdi. Bu sebeple terkedilmeyi haketmiş, demiştir. İbn-i Tahir de: 0, rafizilerin aşırılarındandır. Terkedilmeye müsthaktır. Çünkü münker hadisleri meşhur hadisler arasında zikreder. Buhari ondan tek bir hadis rivayet etmiş ise de muasırı olan imamlar onun bu rivayetine karşı çıkmışlardır. Hadis hafızlarından bir cemaat, ondan rivayeti terketmişlerdir, demiştir. Zehebi de: Buhari ondan yaptığı rivayeti başkasından olan bir rivayetle birlikte almıştır, demiştir. Abbad'ın şeyhi (Hüseyin bin Zeyd)'in sikalığı ihtilaflıdır
حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ يَعْقُوبَ، حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ زَيْدِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا أَنَا مُتُّ فَاغْسِلْنِي بِسَبْعِ قِرَبٍ مِنْ بِئْرِي بِئْرِ غَرْسٍ " .
Sahih
Aişe (r.anha)’dan rivayet’e şöyşe demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Yemen yapımı beyaz üç parça bez içinde kefenlendi. Bunlar içinde gömlek ve sarık yoktu. Aişe (r.anha)'ya: Diyorlar ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hibere (çizgili hırka) içinde kefenlenmiş, denildi. Bunun üzerine Aişe (r.anha): Hibere hırkasını getirdiler de onu kefen yapmadılar, dedi. Diğer tahric: Kütüb-i Sitte sahipleri ve Ahmed bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كُفِّنَ فِي ثَلاَثَةِ أَثْوَابٍ بِيضٍ يَمَانِيَةٍ لَيْسَ فِيهَا قَمِيصٌ وَلاَ عِمَامَةٌ فَقِيلَ لِعَائِشَةَ إِنَّهُمْ كَانُوا يَزْعُمُونَ أَنَّهُ قَدْ كَانَ كُفِّنَ فِي حِبَرَةٍ . فَقَالَتْ عَائِشَةُ قَدْ جَاءُوا بِبُرْدِ حِبَرَةٍ فَلَمْ يُكَفِّنُوهُ .
Hasan Sahih
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sehuliyye (denilen) üç parça beyaz ve ince bez içinde kefenlenmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin aslı Buhari ve Müslim'de Aişe (r.anha) ve İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet olunmuş olarak vardır. İbn-i Ömer {r.a.)'ın hadisinin senedi hasendir. Çünkü ravilerinden Süleyman bin Musa ve Hafs bin Ğaylan, hıfz, zapt ve itkan ehlinin derecesinden aşağıdır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَلَفٍ الْعَسْقَلاَنِيُّ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ هَذَا مَا سَمِعْتُ مِنْ أَبِي مُعَيْدٍ، حَفْصِ بْنِ غَيْلاَنَ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُوسَى، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ كُفِّنَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي ثَلاَثِ رِيَاطٍ بِيضٍ سَحُولِيَّةٍ .
Daif
ibn-i Abbas (r.a.)'dan: şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (şu) üç parçada kefenlenmiştir: İçinde vefat ettiği gömlek ve Necran yapımı hülle. Not: Nevevi: Bu hadis zayıftır. Delil sayılması sahih değildir, Çünkü ravisi Yezid bin Ebi Ziyad'm zayıflığı hususunda ittifak vardır. Bilhassa onun bu rivayeti sika zatların rivayetine muhaliftir, demiştir. Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud, Ahmed ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ مِقْسَمٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كُفِّنَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي ثَلاَثَةِ أَثْوَابٍ قَمِيصُهُ الَّذِي قُبِضَ فِيهِ وَحُلَّةٌ نَجْرَانِيَّةٌ .
Sahih
İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Elbiselerinizin en hayırlısı beyaz olanıdır. Bunun için ölülerinizi beyaz elbise içinde kefenleyiniz ve beyaz elbise giyiniz.»
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ الْمَكِّيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُثْمَانَ بْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " خَيْرُ ثِيَابِكُمُ الْبَيَاضُ فَكَفِّنُوا فِيهَا مَوْتَاكُمْ وَالْبَسُوهَا " .
Daif
Ubade bin es-Samit (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şüyle buyurdu, demiştir: «Kefenin hayırlısı hülledir.» Diğer tahric: Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir. Tirmizi ise bunu Ebu Umame (r.a.)'den rivayet etmiştir
حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَنْبَأَنَا هِشَامُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ حَاتِمِ بْنِ أَبِي نَصْرٍ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ نُسَىٍّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " خَيْرُ الْكَفَنِ الْحُلَّةُ " .
Sahih
Ebu Katade (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Siz'den birisi (ölen) din kardeşinin teçhiz ve tekvini işini üzerine aldığı zaman onun tekvinini güzelce yapsın.» Bu hadisi Tirmizi de rivayet etmiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ حَسَّانٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا وَلِيَ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ فَلْيُحْسِنْ كَفَنَهُ " .
Daif
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oğlu vefat edince Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabilere: «Ben ona (oğluma) bakmadıkça onu kefenlerinin içine dahil etmeyiniz» buyurdu. (Yıkama işi bitip kefenlerine sarılacağı zaman) Efendimiz onun yanına geldi ve üzerine eğilip durdu ve ağladı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır. İbn-i Hibban: Seneddeki ravi Ebu Şeybe Enes (r.a.)'ın hadisinden olmıyan şeyleri ondan rivayet etmiştir. Ebu Şeybe'den rivayet etmek helal değildir, demiştir. Buharl de: 0, acaip sahabidir, demiştir. Ebu Hatim de: Onun hadisleri zayıftır, münkerdir, ondan acaip şeyler rivayet edilmiş, demiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ سَمُرَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَسَنِ، حَدَّثَنَا أَبُو شَيْبَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ لَمَّا قُبِضَ إِبْرَاهِيمُ ابْنُ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ لَهُمُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ تُدْرِجُوهُ فِي أَكْفَانِهِ حَتَّى أَنْظُرَ إِلَيْهِ " . فَأَتَاهُ فَانْكَبَّ عَلَيْهِ وَبَكَى .
Daif
Bilal bin Yahya (r.a)'aen; şöyle demiştir: Huzeyfe (bin el Yeman) (r.a.), bir cenazesi olduğu zaman şöyle derdi: Ölümünü kimseye ilan etmeyiniz. Bunun nai olmasından cidden korkarım. Ben şu iki kulağımla Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den işittim. Nai'den nehiy etti." Diğer tahric: Tirmizi, cenaiz 3/304 (986, "hasen sahih") ve Ahmed
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ بِلاَلِ بْنِ يَحْيَى، قَالَ كَانَ حُذَيْفَةُ إِذَا مَاتَ لَهُ الْمَيِّتُ قَالَ لاَ تُؤْذِنُوا بِهِ أَحَدًا إِنِّي أَخَافُ أَنْ يَكُونَ نَعْيًا إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِأُذُنَىَّ هَاتَيْنِ يَنْهَى عَنِ النَّعْىِ .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Cenazeyi sür'atle naklediniz. Eğer ölü iyi bir kimse ise Önünde hayır vardır, onu bir an önce o hayra ulaştırmış olursunuz. Eğer cenaze iyi bir kişi değilse bu bir şer'dir, (Bir an önce) omuzlarınızdan indirmiş olursunuz.» Diğer tahric: Ahmed, Kütüb-i Sitte sahipleri ve Beyhaki bu hadisi rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَهِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَسْرِعُوا بِالْجِنَازَةِ فَإِنْ تَكُنْ صَالِحَةً فَخَيْرٌ تُقَدِّمُونَهَا إِلَيْهِ وَإِنْ تَكُنْ غَيْرَ ذَلِكَ فَشَرٌّ تَضَعُونَهُ عَنْ رِقَابِكُمْ " .
Daif
Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den: şöyle demiştir: Cenazeyi takip eden kimse, na'şın bütün taraflarını (sırayla) tutarak taşısın. Çünkü böyle yapmak sünnettendir. Sonra dilerse (tekrar taşımakla) nafile yapsın. Dilerse taşımayı bıraksın. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Senedin ravileri sika zatlardır. Lakin hadis mevkuf olup merfu' hükmündedir. Keza sened munkati'dır. çünkü ravi Ebu Ubeyde'nin babasından hadis işitmediğini Ebu Hatim, Ebu Zur'a ve başkaları söylemiştir
حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ نِسْطَاسٍ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْعُودٍ مَنِ اتَّبَعَ جِنَازَةً فَلْيَحْمِلْ بِجِوَانِبِ السَّرِيرِ كُلِّهَا فَإِنَّهُ مِنَ السُّنَّةِ ثُمَّ إِنْ شَاءَ فَلْيَتَطَوَّعْ وَإِنْ شَاءَ فَلْيَدَعْ .
Munkar
Ebu Musa (el-Eşari) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabilerin bir cenazeyi hızlı olarak götürdüklerini görmüş ve: «Gidişiniz vakarlı olsun.» buyurmuştur. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi Leys, İbn-i Selim'dir ki, zayıftır. Yahya bin Kattan, İbn-i Main ve İbn-i Mehdi onu terketmişler. Zayıf olmakla beraber bu hadis, Buhari ve Müslim'deki «Cenazeyi sür'atle naklediniz.'' hadisine muhaliftir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدِ بْنِ عَقِيلٍ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ ثَابِتٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ رَأَى جِنَازَةً يُسْرِعُونَ بِهَا قَالَ " لِتَكُنْ عَلَيْكُمُ السَّكِينَةُ " .
Daif
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mevlası Sevban (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bazı kimselerin binek hayvanlarına binerek bir cenazeye katıldıklarını gördü ve (onlara) : «Sizler binici olduğunuz halde Allah'ın meleklerinin ayakları üzerinde yürümelerinden haya etmiyor musunuz?» buyurdu." Diğer tahric: Tirmizi de bunu rivayet etmiştir
حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ عُبَيْدٍ الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ بْنُ الْوَلِيدِ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ أَبِي مَرْيَمَ، عَنْ رَاشِدِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ ثَوْبَانَ، مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ رَأَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَاسًا رُكْبَانًا عَلَى دَوَابِّهِمْ فِي جِنَازَةٍ فَقَالَ " أَلاَ تَسْتَحْيُونَ أَنَّ مَلاَئِكَةَ اللَّهِ يَمْشُونَ عَلَى أَقْدَامِهِمْ وَأَنْتُمْ رُكْبَانٌ " .
Sahih
El-Muğire bin Şu'be (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdu ki: «Binici cenazenin arkasında gider. Yaya, cenazenin dilediği tarafında yürür.» Diğer tahric: Tirmizi, Ahmed, Ebu Davud, Nesai, İbn-i Hibbaıı, Hakim ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ جُبَيْرِ بْنِ حَيَّةَ، حَدَّثَنِي زِيَادُ بْنُ جُبَيْرِ بْنِ حَيَّةَ، سَمِعَ الْمُغِيرَةَ بْنَ شُعْبَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " الرَّاكِبُ خَلْفَ الْجِنَازَةِ وَالْمَاشِي مِنْهَا حَيْثُ شَاءَ " .
Sahih
Salim babası (Abdullah bin Ömer) (r.a.)'dan; şöyle demiştir ; Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i; Ebu Bekir ve Ömer (r.a.)'i cenazenin önünde yaya olarak yürürlerken gördüm. Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, Darekutni, İbn-i Hibban, Beyhaki ve Hakim de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1483’te
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَهِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَسَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ يَمْشُونَ أَمَامَ الْجِنَازَةِ .
Sahih
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebu Bekir, Ömer ve Osman (r.anhum) cenazenin önünde yaya yürürlerdi. Diğer tahric: Tirmizi de rivayet etmiştir. AÇIKLAMA (1482 ve 1483): Bu hadisler, yayaların cenazenin önünde gitmelerinin müstehablığına delalet ederler. İbn-i Ömer, Hasan bin Ali , Ebu Katade, Ebu Hüreyre, İbn-i Zübeyr, Kasım bin Muhammed, Salim, İbn-i Ebi Leyı a, Z ühri, Şafii, Malik ve Ahmed (r.anhum) böyle hükmetmişlerdir. Delilleri bu hadislerdir. Bir de: Cenazeye katılan şefaatçıdır. Şefaatçı kendisine şefaat edeceği kimsenin önünde gider, demişlerdir. Ebu Hanife, arkadaşları, Evzai ve İshak, yayaların, cenazenin arkasında gitmelerinin efdal olduğunu söylemişlerdir. Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir; Cenazenin arkasında yürüyenin, cenazenin önünde yürüyene üstünlüğü, farz namazın nafileye üstünlüğü gibidir.' Bu alimler, bu babta rivayet edilen hadisleri, cenazenin önünde yürümenin caizliğini açıklamak ve halka kolaylık göstermek manasına yorumlamışlardır. Tahavi'nin rivayet ettiğine göre Ali (r.a.) cenazenin arkasında yürüdü. Kendisine Ebu Bekir (r.a.) ve Ömer (r.a.)'in cenazenin önünde yürüdükleri söylenmiş, bunun üzerine şöyle cevap vermiştir: Onlar, cenazenin arkasında yürümenin, önünde yürümekten efdal olduğunu bilirler. Bu üstünlük cemaatla kılınan namazın tek başına kılınan namaza üstünlüğü gibidir. Lakin bunlar, halka kolaylık gösterirler
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْحَمَّالُ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ الْبُرْسَانِيُّ، أَنْبَأَنَا يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ الأَيْلِيُّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَبُو بَكْرٍ وَ عُمَرُ وَعُثْمَانُ يَمْشُونَ أَمَامَ الْجِنَازَةِ .
Daif
Abdullah hin Mes'ud (r.a.j'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Cenaze, metbu (uyulan)dur. Tabi (uyan) değildir. Cenazenin önünde gidenler cenazeye katılmış olmazlar.» Not: Sindi şöyle demiştir: Tirmizi ve başkaları bu hadisi ravi Ebu Macide'nin halinden dolayı zayıf saymışlardır. Ebu Davud'un bazı nushalarında bu hadIsin aynı sebeple zayıf gösterildiği kaydedilmiştir. Tirmizi: Ben Muhammed bin İsmail'den bu Ebu Macide'yi zayıf saydığını işittim. Muhammed'de el-Humeydi'nin şöyle dediğini söylemiştir: İbn-i Uyeyne bu Ebu Macide'nin kim olduğunu Yahya'ya sormuş? Yahya da: Bir kuştur. Uçtu da bize hadis rivayet etti, diye cevap vermiş, diye bilgi vermiştir
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي مَاجِدَةَ الْحَنَفِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الْجِنَازَةُ مَتْبُوعَةٌ وَلَيْسَتْ بِتَابِعَةٍ لَيْسَ مِنْهَا مَنْ تَقَدَّمَهَا " .
Mawdu
İmran bin el-Husayn ve Ebu Herze (r.a.)'dan; şöyle demişlerdir: Biz, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde bir cenazeyi teşyie çıktık. Efendimiz ridalarını atıp gömlekle yürüyen bazı kimseleri gördü. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (onlara) : «Sizler cahiliyyet devrinin fiilini mi tutuyorsunuz? Yoksa cahiliyyet devrinin işinin benzerini yapmakla onlara benzemeye mi çalışıyorsunuz? Şu suretinizden başka bir surette (kabristandan) dönmeniz için aleyhinizde beddua etmeyi cidden arzuladım.» buyurdu. Bunun üzerine adamlar ridalarını aldılar ve bir daha böyle yapmadılar. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu sened zayıftır. Ravi Nüfey' bin el-Haris Ebu Davud el-A'ma'yı terkedenler bir değildir. Yahya bin Main ve başkaları onun hadis uydurduğunu söylemişlerdir. Diğer ravi Ali bin el-Hazevver'in de hadisleri mekruhtur. Buhari: Onun hadisi münkerdir. Yanında acaip şeyler vardır, demiştir
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحَزَوَّرِ، عَنْ نُفَيْعٍ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ الْحُصَيْنِ، وَأَبِي، بَرْزَةَ قَالاَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي جِنَازَةٍ فَرَأَى قَوْمًا قَدْ طَرَحُوا أَرْدِيَتَهُمْ يَمْشُونَ فِي قُمُصٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَبِفِعْلِ الْجَاهِلِيَّةِ تَأْخُذُونَ - أَوْ بِصُنْعِ الْجَاهِلِيَّةِ تَشَبَّهُونَ - لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ أَدْعُوَ عَلَيْكُمْ دَعْوَةً تَرْجِعُونَ فِي غَيْرِ صُوَرِكُمْ " . قَالَ فَأَخَذُوا أَرْدِيَتَهُمْ وَلَمْ يَعُودُوا لِذَلِكَ .
Daif
Ali bin Ebi Talib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Cenaze hazırlandığı zaman onu te'hir etmeyiniz.» Diğer tahric: Tirmizi, Hakim ve İbn-i Hibban da bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْجُهَنِيُّ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ عُمَرَ بْنِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لاَ تُؤَخِّرُوا الْجِنَازَةَ إِذَا حَضَرَتْ " .
Hasan
Ebu Bürde (r.a.)'den, şöyle demiştir: Ebu Musa el-Eş'ari (r.a.) vefat edeceği zaman: Cenazenin arkasında micmer (ateş) götürmeyiniz, diye vasiyet etti. Oradakiler kendisine: Sen bu hususta bir şey işitmiş misin diye sordular. Dedi ki: Evet, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemi'den (işittim.) Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir. Bunun senedi hasendir. Çünkü Abdullah bin Huseyn (Ebu Hariz) ihtihiflıdır. Ebu Zur'a: Sikadır, demiş, İbn-i Hibban onu sikalar arasında zikretmiş; Ebu Hatim: Hadisi hasendir, münker değildir. Yazılır, demiştir. Ahmed de: Hadisi münkerdir, demiş; Nesai de: Zayıftır, demiştir. İbn•i Adiyy de: Onun rivayet ettiği hadislerin mutabisi yoktur, demiştir. Onun hakkındaki İbn-i Main'in sözü değişiktir. Bir defa: Sikadır, demiş; bir başka defa: Zayıftır. demiştir. Bu hadisin bir şahidi vardır ki, o da Malik'in el-Muvatta'da ve Ebu Davud'un kendi süneninde rivayet ettikleri Ebu Hureyre (r.a.)'in hadisidir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الصَّنْعَانِيُّ، أَنْبَأَنَا مُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى الْفُضَيْلِ بْنِ مَيْسَرَةَ عَنْ أَبِي حَرِيزٍ، أَنَّ أَبَا بُرْدَةَ، حَدَّثَهُ قَالَ أَوْصَى أَبُو مُوسَى الأَشْعَرِيُّ حِينَ حَضَرَهُ الْمَوْتُ فَقَالَ لاَ تُتْبِعُونِي بِمِجْمَرٍ . قَالُوا لَهُ أَوَ سَمِعْتَ فِيهِ شَيْئًا قَالَ نَعَمْ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi w Sellem) şuyle buyurdu, demiştir : «Üzerinde müslümanlardan yüz kişinin namaz kıldığı cenaze, mağfiret olunur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: TirmizI ve Nesal de bunun misli Aişe (r.amha)'den gelmiştir Bu hadisin isnadı sahih olup ricali Buhari ve Müslim'in ricalidir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، أَنْبَأَنَا شَيْبَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَنْ صَلَّى عَلَيْهِ مِائَةٌ مِنَ الْمُسْلِمِينَ غُفِرَ لَهُ " .
Sahih
Abdullah bin Abbas'ın mevlası Kureyb (r.a.)'den; şöyle demiştir: Abdullah bin Abbas (r.a.)'ın bir oğlu öldü. Sonra Abdullah (r.a.) bana: Ya. Kureyb! Kalk da bak, oğlum (un cenazesi) için kimse toplanmış mı? dedi. Ben de (baktım ve) Evet, dedim. Bunun üzerine: Vah sana! Toplananları kaç kişi sanıyorsun? Kırk (kişi var) mı? diye sordu. Ben: Hayır, onlar daha fazladır, dedim. Bunun üzerine dedi ki: O halde oğlumun cenazesini çıkarın. Ben şehadet ederim ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işittim: «Allah Teala bir mu'mine şefaat eden kırk kişilik mu'min cemaatin şefaatini behemehal kabul buyurur.» Diğer tahric: Müsiim, Ebu Davud, Ahmed ve Beyhaki de Kureyb (r.a.)'in hadisini benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ سُلَيْمٍ، حَدَّثَنِي حُمَيْدُ بْنُ زِيَادٍ الْخَرَّاطُ، عَنْ كُرَيْبٍ، مَوْلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ قَالَ هَلَكَ ابْنٌ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ فَقَالَ لِي يَا كُرَيْبُ قُمْ فَانْظُرْ هَلِ اجْتَمَعَ لاِبْنِي أَحَدٌ فَقُلْتُ نَعَمْ . فَقَالَ وَيْحَكَ كَمْ تَرَاهُمْ؟ أَرْبَعِينَ؟ قُلْتُ: لاَ. بَلْ هُمْ أَكْثَرُ . قَالَ: فَاخْرُجُوا بِابْنِي فَأَشْهَدُ لَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " مَا مِنْ أَرْبَعِينَ مِنْ مُؤْمِنٍ يَشْفَعُونَ لِمُؤْمِنٍ إِلاَّ شَفَّعَهُمُ اللَّهُ " .
Daif
Mersed bin Abdillah el-Vezeni (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Malik bin Hubeyre eş-Şami (r.a.)'a—Bu zat sahabi idi. — bir cenaze getirildiği zaman cenazeyle gelenleri az gördüğünde onları üç saffa ayırırdı. Sonra cenaze namazını kıldırırdı. Ve şöyle derdi: Şüphesiz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: «Müslümanlar üç saf halinde dizilip bir cenaze üzerinde namaz kıldığında onların dizilişi, behemahal (ölünün mağfiretini veya Cennetlik olmasını) vacib (= sabit) kılar.» Diğer tahric: Ahmed, Tirmizi, Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ مَرْثَدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْيَزَنِيِّ، عَنْ مَالِكِ بْنِ هُبَيْرَةَ الشَّامِيِّ، - وَكَانَتْ لَهُ صُحْبَةٌ - قَالَ كَانَ إِذَا أُتِيَ بِجِنَازَةٍ فَتَقَالَّ مَنْ تَبِعَهَا جَزَّأَهُمْ ثَلاَثَةَ صُفُوفٍ ثُمَّ صَلَّى عَلَيْهَا وَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَا صَفَّ صُفُوفٌ ثَلاَثَةٌ مِنَ الْمُسْلِمِينَ عَلَى مَيِّتٍ إِلاَّ أَوْجَبَ " .
Sahih
Enes bin Malik (r.a.)'den: şöyle demistir: (Bir defa) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ile bazı sahabiler)in yanından bir cenaze geçirildi. (Orada bulunan sahabiler tarafından) cenaze hayır ile anıldı. Efendimiz: «Vacib oldu.» buyurdu. Sonra başka bir cenaze oradan geçirildi. Orada bulunan sahabiler tarafından o cenaze şer ile anıldı. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de (yine): «Vacib oldu.» buyurdu. Bunun üzerine Ömer bin el-Hattab (r.a.) tarafından: Ya Resulallah! O (ilk) cenaze için: "Vacib oldu." buyurdun. Bu (son) cenaze için de: "Vacib oldu.' buyurdun. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kavmin şahitliği veya gereği (vacib ve sabit oldu) Mu'minleı yeryüzünde Allah'ın şahitleridir.» buyurdu.» Benzerini Buhari ve Müslim rivayet etmiştir
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ مُرَّ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِجِنَازَةٍ فَأُثْنِيَ عَلَيْهَا خَيْرًا فَقَالَ " وَجَبَتْ " . ثُمَّ مُرَّ عَلَيْهِ بِجِنَازَةٍ فَأُثْنِيَ عَلَيْهَا شَرًّا فَقَالَ " وَجَبَتْ " . فَقِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قُلْتَ لِهَذِهِ وَجَبَتْ وَلِهَذِهِ وَجَبَتْ فَقَالَ " شَهَادَةُ الْقَوْمِ وَالْمُؤْمِنُونَ شُهُودُ اللَّهِ فِي الأَرْضِ " .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir: (Bir defa) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ile bazı sahabilerHn yanından bir cenaze geçirildi. (Orada bulunan sahabiler tarafından) cenaze hayır hasletlerinden sayılan bir iyilik ile anıldı. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Vacib (= Sabit) oldu» buyurdu. Sonra Onun yanından başka bir cenaze geçirdiler. (Oradaki sahabiler tarafından) bu cenaze şer fiillerden sayılan bir kötülükle anıldı. Efendimiz: «Vacib (= sabit) oldu. Şüphesiz sizler yeryüzünde Allah'ın şahitlerisiniz» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Nesai: في مناقب الخير ve: مناقب الشر. kelimeleri hariç bu hadisi rivayet etmiştir. Hadisin aslı Buhari ve Müslim'de Enes (r.a.)'den rivayet olunmuştur. Tirmizi ve Nesai'nin rivayet ettikleri Ömer (r.a.)'in hadisine de muvafıktır. İbn-i Mace'nin senedi sahih olup ricali de Buhari ve Müslim'in ricalidir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ مُرَّ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِجِنَازَةٍ - فَأُثْنِيَ عَلَيْهَا خَيْرًا فِي مَنَاقِبِ الْخَيْرِ فَقَالَ " وَجَبَتْ " . ثُمَّ مَرُّوا عَلَيْهِ بِأُخْرَى فَأُثْنِيَ عَلَيْهَا شَرًّا فِي مَنَاقِبِ الشَّرِّ فَقَالَ " وَجَبَتْ إِنَّكُمْ شُهَدَاءُ اللَّهِ فِي الأَرْضِ " .