Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sünen-i İbn Mâce · 11. Bölüm
47 hadis, 2 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
17 hadis6 dk okuma
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Yapılan yemin ancak yemin ettirenin niyeti üzerinedir..» (Seni yemin ettiren ne niyetle yemin ettiriyorsa yeminin odur.) MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّمَا الْيَمِينُ عَلَى نِيَّةِ الْمُسْتَحْلِفِ " .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Senin yeminin arkadaşının seni tasdik ettiği niyet üzerinedir.» (Seni yemin ettiren ne niyetle yemin ettiriyorsa yeminin odur.) EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇ,İN TIKLA
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " يَمِينُكَ عَلَى مَا يُصَدِّقُكَ بِهِ صَاحِبُكَ " .
Sahih
Abdullah bin Ömer (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) adak adamayı men etti ve: «Bununla ancak cimri'den (birşey) çıkarılmak istenir.» buyurdu. BUHARİ HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ النَّذْرِ وَقَالَ " إِنَّمَا يُسْتَخْرَجُ بِهِ مِنَ اللَّئِيمِ " .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Şüphesiz adak adamak Adem oğluna takdir edilmiş olandan başka bir şey getirmez. Lakin kendisi için takdir edilmiş olan ona güç gelir. (adak adar) ve nezir sebebi ile cimriden bir şey çıkarılmak istenir. Böylece nezir'den önce ona kolay olmayan şey (nezirle) kolaylaştırılır. Halbuki Allah Teala: İnfak et ben sana infak ederim. buyurmuştur.» MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ النَّذْرَ لاَ يَأْتِي ابْنَ آدَمَ بِشَىْءٍ إِلاَّ مَا قُدِّرَ لَهُ وَلَكِنْ يَغْلِبُهُ الْقَدَرُ مَا قُدِّرَ لَهُ فَيُسْتَخْرَجُ بِهِ مِنَ الْبَخِيلِ فَيَتَيَسَّرُ عَلَيْهِ مَا لَمْ يَكُنْ يَتَيَسَّرُ عَلَيْهِ مِنْ قَبْلِ ذَلِكَ وَقَدْ قَالَ اللَّهُ أَنْفِقْ أُنْفِقْ عَلَيْكَ " .
Sahih
İmran bin Husayn (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Allah'a isyan etmek hakkında nezir yoktur ve Adem oğlunun malik olmadığı bir şeyi nezretmesi yoktur.» Diğer tahric: Müslim ve Nesai AÇIKLAMA LİNKLERİ 2125 ve 2126 da
حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ عَمِّهِ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ الْحُصَيْنِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ نَذْرَ فِي مَعْصِيَةٍ وَلاَ نَذْرَ فِيمَا لاَ يَمْلِكُ ابْنُ آدَمَ " .
Sahih
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Allah'a isyan etmeyi (gerektiren kötü bir iş için) mezretmek yoktur. Bunun keffareti bir yemin keffaretidir..» EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ الْمِصْرِيُّ أَبُو طَاهِرٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَنْبَأَنَا يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لاَ نَذْرَ فِي مَعْصِيَةٍ وَكَفَّارَتُهُ كَفَّارَةُ يَمِينٍ " .
Sahih
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Kim Allah'a itaat etmeyi nezrederse Ona itaat etsin (nezrini yapsın) ve kim Allah'a isyan etmeyi nezrederse sakın Ona isyan etmesin (nezrini yapmasın) .» EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ طَلْحَةَ بْنِ عَبْدِ الْمَلِكِ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ نَذَرَ أَنْ يُطِيعَ اللَّهَ فَلْيُطِعْهُ وَمَنْ نَذَرَ أَنْ يَعْصِيَ اللَّهَ فَلاَ يَعْصِهِ " .
Daif
Ukbe bin Amir el-Cüheni (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Kim bir adak adayıpta onu tayin etmişse o adağın keffareti bir yemin keffaretidir.» Diğer tahric: Müslim, Tirmizi. Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 2128’de
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ رَافِعٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ الْجُهَنِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ نَذَرَ نَذْرًا وَلَمْ يُسَمِّهِ فَكَفَّارَتُهُ كَفَّارَةُ يَمِينٍ " .
Very Daif
İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kim bir adak adayıp da onu belirtmezse, o adağın keffareti bir yemin keffaretidir. Kim gücünün yetmediği bir adak adarsa bunun keffareti de bir yemin keffaretidir. Kim gücü dahilinde bir adak adarsa onu yerine getirsin.» Diğer tahric: Ebu Davud
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ مُحَمَّدٍ الصَّنْعَانِيُّ، حَدَّثَنَا خَارِجَةُ بْنُ مُصْعَبٍ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ كُرَيْبٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَنْ نَذَرَ نَذْرًا وَلَمْ يُسَمِّهِ فَكَفَّارَتُهُ كَفَّارَةُ يَمِينٍ وَمَنْ نَذَرَ نَذْرًا لَمْ يُطِقْهُ فَكَفَّارَتُهُ كَفَّارَةُ يَمِينٍ وَمَنْ نَذَرَ نَذْرًا أَطَاقَهُ فَلْيَفِ بِهِ " .
Sahih
Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben cahiliyet döneminde iken bir adak adadım ve müslüman olduktan sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum. Nezrimi yerine getirmemi emretti
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، قَالَ نَذَرْتُ نَذْرًا فِي الْجَاهِلِيَّةِ فَسَأَلْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعْدَ مَا أَسْلَمْتُ فَأَمَرَنِي أَنْ أُوفِيَ بِنَذْرِي .
Sahih
İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir erkek Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek: Ya Resulallah, ben buvane de deve kesmeyi adadım, dedi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o'na: «Cehiliyyet devri işinden bir şey senin kalbinde var (mı)? » buyurdu. Hayır, dedi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nezrini yerine getir.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ben derim ki, bu hadisi Ebu Davud kendi süneninde Abdullah bin Ömer'in hadisi olarak rivayet etmiştir. İbn-i Abbas'ın hadisinin senedindeki raviler de sika zatlardır. Lakin onun senedinde el-Mes'udi bulunur. Bu ravinin adı Abdullah bih Mes'ud'dur. Ömrünün son zamanlarında rivayetleri karıştırmıştır. İbn-i Hibban: onun rivayetleri karışmış, birbirinden ayırd edilemiyor, bırakılmaya müstahaktır, demiştir. AÇIKLAMA 2131’de
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِسْحَاقَ الْجَوْهَرِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ، أَنْبَأَنَا الْمَسْعُودِيُّ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَجُلاً، جَاءَ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي نَذَرْتُ أَنْ أَنْحَرَ بِبُوَانَةَ فَقَالَ " فِي نَفْسِكَ شَىْءٌ مِنْ أَمْرِ الْجَاهِلِيَّةِ " . قَالَ لاَ . قَالَ " أَوْفِ بِنَذْرِكَ " .
Sahih
Meymune bint-i Kerdem el-Yesariyye (r.amha)'dan rivayet edildiğine göre: (Bir yolculukte) kendisi babasının terkiyesinde iken babası Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yetişti ve: Ben buvane'de (kurban) kesmeyi nezrettim, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Orada put varmı ?» buyurdu. Babam: ''Hayır'' dedi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nezrini yerine getir.» buyurdu. Bu Hadis'in misli Meymune bint-i Kerdem'den de merfu' olarak rivayet edildiğine dair başka bir senedle İbn-i Maceh'e ulaşmıştır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun ilk isnadı sahihtir. Meymune bint-i Kerdem'in sahabiliği ihtilaflıdır. İbn-i Hibban ve Zehebi, el-Kaşif ve Tabakat'ta onun sahabiliğini isbatlamışlardır. İlk rivayetin ifade tarzı da onun Peygamber (s.a.v.)'i gördüğünü teyid eder. İmam Ahmed, kendi Müsnedinde bu rivayeti şu ifade ile almıştır: ''Meymune bint-i Kerdem'den (rivayet edilmiştir, kendisi de) babası Kerdem'den rivayet (ettiğin)e göre babası Kerdem, ResuluIlah (s.a.v.)'e sormuş ... '' İmam Ahmed böylece bunu Meymune'nin babasına isnad edilen hadislerden eylemiştir. İkinci yolla yapılan isnad munkatidir. Çünkü Yezid bin Miksem, Meymune (r.a.)'den işitmemiştir. Hadisin aslı Buhari ile Müslim'de ve diğer kitabIarda Ömer bin el-Hattab (r.a.)'ın hadisi olarak bulunur. Diğer tahric. Benzeini Ahmed Müsnedinde 14200 no tahric etmiş
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الطَّائِفِيِّ، عَنْ مَيْمُونَةَ بِنْتِ كَرْدَمٍ الْيَسَارِيَّةِ، أَنَّ أَبَاهَا، لَقِيَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهِيَ رَدِيفَةٌ لَهُ فَقَالَ إِنِّي نَذَرْتُ أَنْ أَنْحَرَ بِبُوَانَةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " هَلْ بِهَا وَثَنٌ " . قَالَ لاَ . قَالَ " أَوْفِ بِنَذْرِكَ " . حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ دُكَيْنٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ مِقْسَمٍ، عَنْ مَيْمُونَةَ بِنْتِ كَرْدَمٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِنَحْوِهِ .
Sahih
İbn-i Abbas (r.a.)'den; şöyle demiştir: Sa'd bin Ubade (r.a.), bir adak adayıp da yerine getiremeden ölen annesinin zimmetinde olan bu adağın hükmünü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o'na: «Sen annen yerine o adağı kaza et.» buyurdu
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ سَعْدَ بْنَ عُبَادَةَ، اسْتَفْتَى رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي نَذْرٍ كَانَ عَلَى أُمِّهِ تُوُفِّيَتْ وَلَمْ تَقْضِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " اقْضِهِ عَنْهَا " .
Sahih
Cabir bin Abdillah (r.a.)'den rivayet'e göre: Bir kadın Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resulallah! Annem vefat etti ve üzerinde oruç adağı vardı. Bu adağını yerine getirmeden vefat etti, dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O'nun yerine velisi oruç tutsun.» buyurdu. Not: Bunun senedinde bulunan İbn-i Lahia'nın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، . أَنَّ امْرَأَةً، أَتَتْ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَتْ إِنَّ أُمِّي تُوُفِّيَتْ وَعَلَيْهَا نَذْرُ صِيَامٍ فَتُوُفِّيَتْ قَبْلَ أَنْ تَقْضِيَهُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لِيَصُمْ عَنْهَا الْوَلِيُّ " .
Daif
Ukbe bin Amir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kız kardeşi (Ümmü Habibe) Ka'beyi ziyaret etmek üzere) baş açık ve yalın ayak yürüyerek gitmeyi nezretmiş ve Ukbe bu durumu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlatmıştır. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ukbe ye: «Kızkardeşine emret binsin, başını örtsün ve üç gün oruç tutsun.» EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ زَحْرٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الرُّعَيْنِيِّ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مَالِكٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عُقْبَةَ بْنَ عَامِرٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ أُخْتَهُ نَذَرَتْ أَنْ تَمْشِيَ حَافِيَةً غَيْرَ مُخْتَمِرَةٍ وَأَنَّهُ ذَكَرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ " مُرْهَا فَلْتَرْكَبْ وَلْتَخْتَمِرْ وَلْتَصُمْ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ " .
Sahih
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaşlı bir erkeğin iki oğlunun arasında yürüdüğünü gördü ve: «Nedir bu'nun hali?.» diye sordu. Yaşlının iki oğlu: Bir Nezr'dir Ya Resulullah! dediler. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey İhtiyar bin. Çünkü şüphesiz Allah senden ve senin nezrinden müstağnidir.» buyurdu. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH İÇİN : 3295 – 3296 – 3297 – 3298 – 3299 –
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ أَبِي عَمْرٍو، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ رَأَى النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ شَيْخًا يَمْشِي بَيْنَ ابْنَيْهِ فَقَالَ " مَا شَأْنُ هَذَا " . قَالَ ابْنَاهُ نَذْرٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " ارْكَبْ أَيُّهَا الشَّيْخُ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنْكَ وَعَنْ نَذْرِكَ " .
Sahih
İbn-i Abbas (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir kere) Mekke'de güneşte ayakta duran bir adamın yanından geçti: «Bu nedir ?» buyurdu. Sahabiler --Bu adam oruç tutmayı, akşama kadar gölgelenmemeyi, konuşmamayı ve sürekli ayakta durnayı nezretmiştir. dediler. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Adam konuşsun, gölgelensin, otursun ve orucunu tamamlasın.» buyurdu. Bu hadis İbn-i Mace'ye ikinci bir sened lede ulaştı. Allah daha iyi bilir. Diğer tahric: Bu hadisi Buhari ve Ebu Davud da rivayet ettiler
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْفَرْوِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِرَجُلٍ بِمَكَّةَ وَهُوَ قَائِمٌ فِي الشَّمْسِ فَقَالَ " مَا هَذَا " . قَالُوا نَذَرَ أَنْ يَصُومَ وَلاَ يَسْتَظِلَّ إِلَى اللَّيْلِ وَلاَ يَتَكَلَّمَ وَلاَ يَزَالَ قَائِمًا . قَالَ " لِيَتَكَلَّمْ وَلْيَسْتَظِلَّ وَلْيَجْلِسْ وَلْيُتِمَّ صِيَامَهُ " . حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ شَنَبَةَ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا الْعَلاَءُ بْنُ عَبْدِ الْجَبَّارِ، عَنْ وُهَيْبٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَحْوَهُ وَاللَّهُ أَعْلَمُ .