Hadisler yükleniyor…
Hadisler yükleniyor…
Sahîh-i Buhârî · 77. Bölüm
184 hadis, 7 sayfada. Arapça asılları ve Türkçe tercümeleriyle.
4 hadis4 dk okuma
Eyyub'dan rivayete göre İkrime'nin huzurunda üç kişinin en şerlisi söz konusu edilince şÖyle dedi: "İbn Abbas dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kusem'i Ön tarafına, el-Fadl'ı da arkasına bindirmiş olduğu halde geldi. -Yahut Kusem'i arkasına, el-Fadl'ı da Ön tarafına bindirmiş olduğu halde geldi.- Şimdi sÖyleyin, bunların hangisi şer yahut bunların hangisi hayırdır, dersiniz?" Fethu'l-Bari Açıklaması: İbnu'l-Arabi dedi ki: Kişinin bineğinin ön tarafına binme hakkına daha çok sahip olması, bunun bir şeref oluşundan dolayıdır. Şeref ise mülk sahibinin bir hakkıdır. Ayrıca Ön tarafta oturan kimse bineğinin dilediği tarafa, dilediği şekilde hızlı ya da yavaş yürümesini, uzun ya da kısa adımlarla yol almasını sağlar. Oysa bineğe sahip olmayanın bu iinkanı yoktur
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، ذُكِرَ الأَشَرُّ الثَّلاَثَةُ عِنْدَ عِكْرِمَةَ فَقَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ أَتَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ حَمَلَ قُثَمَ بَيْنَ يَدَيْهِ، وَالْفَضْلَ خَلْفَهُ، أَوْ قُثَمَ خَلْفَهُ، وَالْفَضْلَ بَيْنَ يَدَيْهِ، فَأَيُّهُمْ شَرٌّ أَوْ أَيُّهُمْ خَيْرٌ.
Muaz İbn Cebel r.a.'dan, dedi ki: "Ben bir seferinde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in terkisine binmiş idim. Benimle onun arasında semerin arka tarafındaki ağacından başka bir şey yoktu. Allah Rasulü: Ey Muaz, diye seslendi. Ben: Buyur ey Allah'ın Rasulü, emrine hazırım, dedim. Sonra bir süre yoluna devam etti. Arkasından: Ey Muaz, buyurdu. Ben: Buyur ey Allah'ın Rasulü, emrini bekliyorum, dedim. Daha sonra yine bir süre yol aldı. Arkasından: Ey Muaz, buyurdu. Ben: Buyur, ey Allah'ın Rasulü, emrini bekliyorum, dedim. O: Allah'ın kulları üzerindeki hakkının ne olduğunu biliyor musun, dedi. Ben: Allah ve Rasulü daha iyi bilir dedim. O şöyle buyurdu: Allah'ın kulları üzerindeki hakkı, ona hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet etmeleridir. Bir süre daha yol gitti. Sonra: Ey Muaz İbn Cebel, dedi. Ben: Buyur ey AIlah'ın Rasulü, emirlerini bekliyorum, dedi. O: Peki, eğer bu işi yaptıkları takdirde kulların Allah üzerindeki hakkının ne olduğunu biliyor musun, dedi. Ben: Allah ve Rasulü en iyi bilendir, dedim. O: (O taktirde) kulların Allah üzerindeki hakkı onlara azap etmemesidir, buyurdu
حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَيْنَا أَنَا رَدِيفُ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم لَيْسَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ إِلاَّ أَخِرَةُ الرَّحْلِ فَقَالَ " يَا مُعَاذُ ". قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ. ثُمَّ سَارَ سَاعَةً ثُمَّ قَالَ " يَا مُعَاذُ ". قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ. ثُمَّ سَارَ سَاعَةً ثُمَّ قَالَ " يَا مُعَاذُ ". قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ. قَالَ " هَلْ تَدْرِي مَا حَقُّ اللَّهِ عَلَى عِبَادِهِ ". قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ. قَالَ " حَقُّ اللَّهِ عَلَى عِبَادِهِ أَنْ يَعْبُدُوهُ وَلاَ يُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا ". ثُمَّ سَارَ سَاعَةً ثُمَّ قَالَ " يَا مُعَاذُ بْنَ جَبَلٍ ". قُلْتُ لَبَّيْكَ رَسُولَ اللَّهِ وَسَعْدَيْكَ. فَقَالَ " هَلْ تَدْرِي مَا حَقُّ الْعِبَادِ عَلَى اللَّهِ إِذَا فَعَلُوهُ ". قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ. قَالَ " حَقُّ الْعِبَادِ عَلَى اللَّهِ أَنْ لاَ يُعَذِّبَهُمْ ".
Enes İbn Malik r.a.'dan, dedi ki: "Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Hayber'den geri döndük. Ebu Talha yol alırken ben onun arkasına binmiş idim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımlarından birisi de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in arkasına binmiş idi. Bu sırada deve (leri) tökezledi. Ben: Aman kadına dikkat edin, dedim ve bineğin üzerinden indim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: O sizin annenizdir, buyurdu. Ben hemen devenin semerini iyice bağladım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de bindi. Medine'ye yaklaşınca -yahut Medine'yi görünce-: "Ayibune, taibune, abidune li Rabbina hamidune: Bizler tevbe edenler, abidler, Rabbimize hamd edenler olarak dönüyoruz, buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: Bu hadis, Cihad bölümünün son taraflarında bir başka yolla Yahya İbn Ebi İshak'tan geçmiş bulunmaktadır. Orada bunu yapanın Ebu Talha olduğu, "Kadına dikkat edin" diyenin Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem olduğu belirtilmektedir. Oradaki lafız ile hadis şöyledir: "O (Enes) Ebu Talha ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile ve devesi üzerinde terkisine bindirmiş olduğu Safiye ile birlikte döndüler. Yolun bir yerinde binek tökezledi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve kadın yere düştü. Ebu Talha -zannederim, devesinden indi, dedi- dedi ki: Ey Allah'ın Nebii, sana bir şeyoldu mu? Allah Rasulü: Hayır. Ama kadına dikkat et, dedi. Ebu Talha elbisesini kendi yüzünün üzerine örttü ve Safiye'nin bulunduğu yere doğru gitti, üzerindeki elbisesini Safiye'nin üzerine bıraktı. Sonra kadın ayağa kalktı, her ikisi için develerinin eğerini sıkıca bağladı ve ikisi de develerine bindiler." Hadiste bir erkeğin yabancı bir kadının bineğinden düşmesi ya da düşme sınırına gelmesi halinde yetişip onun için korkulan tehlikeden kurtulması için kadına yardımcı olmasında bir sakınca olmadığı anlaşılmaktadır
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ صَبَّاحٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَقْبَلْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ خَيْبَرَ، وَإِنِّي لَرَدِيفُ أَبِي طَلْحَةَ وَهْوَ يَسِيرُ وَبَعْضُ نِسَاءِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَدِيفُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذْ عَثَرَتِ النَّاقَةُ فَقُلْتُ الْمَرْأَةَ. فَنَزَلْتُ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّهَا أُمُّكُمْ ". فَشَدَدْتُ الرَّحْلَ وَرَكِبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا دَنَا أَوْ رَأَى الْمَدِينَةَ قَالَ " آيِبُونَ تَائِبُونَ، عَابِدُونَ لِرَبِّنَا، حَامِدُونَ ".
Abbad İbn Temım'in amcasından rivayetine göre amcası "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Mescidde ayaklarından birisini diğerinin üzerine koymuş olduğu halde sırt üstü yatarken görmüştür." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Sırt üstü yatmak ve ayaklarından birisini diğerinin üzerine koymak." Bu başlığın Giyim bölümünde yer alması şöyle açıklanır: Böyle bir şey yapanın, üstünün açılmayacağından emin olunamaz. Özellikle sırt üstü yatmak uyumayı da getirir. Uyuyan bir kimse ise üstünü başını koruyamaz. Sanki bununla böyle bir işi yapan kimsenin üstünün başının açılmaması için kendisini koruması gerektiğine işaret etmek istemiş gibidir. İleride yüce Allah'ın izniyle İsti'zan (izin istemek) bölümünde buna dair yeterli açıklamalar (6287.hadiste) gelecektir
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، عَنْ عَمِّهِ، أَنَّهُ أَبْصَرَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَضْطَجِعُ فِي الْمَسْجِدِ، رَافِعًا إِحْدَى رِجْلَيْهِ عَلَى الأُخْرَى.